E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- TRT 6/Memo Şahin
- İsrail: Ağır darbe vurduk, Hamas: Zafere yürüyoruz
- TV 6/Cennet Bilek
- Nazım Hikmet için son karar!
- Bahoz Erdal, Türk devletinin yeni askeri planını açıklıyor
- Öcalan: Devlet kendi Kürdünü yaratıyor
- Sünniler Kürtlere rest çekti
- Serok Apo'dan Serokomar Abdullah'a /Nazım ALPMAN
- Van Gölü’nün kıyısında bir gün/OKTAY CANDEMİR
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
Türk ordusunun dün gece Güney Kürdistan’ın Haftanin, Zap, Çemço, Avaşin ve Xakurke alanlarını yoğun bir biçimde top ateşine tuttuğu bildirildi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi, Türk ordusunun kapsamlı top atışlarıyla Kürt halkına karşı topyekun savaş sürecini başlattığını ifade etti.
Konsey açıklamasında dün gece saat 23’ten 02’ye kadar sınır hattı boyunca Türk ordusuna bağlı birliklerin Haftanın, Zap, Çemço, Avaşin ve Xakurke alanlarını yoğun bir şekilde top ateşine tuttuğunu duyurdu. Bu saldırıda gerilla birliklerinde herhangi bir kaybın yaşanmadığını duyuran Konsey, sivil halkın ise saldırı sonucunda zarara uğradığını ifade etti.
Siirt Hakkari bölgesinde sıkıyönetim ilan edilmesini ve son dönemde seferberlik kabununda yapılan değişiklikleri değerlendiren Konsey, Türkiye Genelkurmayının 1924 yılından sonra Kürdistan’da gerçekleştirilen tedip-tenkil hareketlerine benzer yeni bir katliam projesini uygulamaya koyduğunu bildirdi.
Sıkıyönetim uygulamasının amacının 22 Temmuz seçimlerinde Kürt halkının siyasi iradesinin meclise yansımasını engelleme amacını da taşıdığının vurgulandığı açıklamada sınıra yapılan askeri yığınakla Güney Kürdistan’daki siyasi güçlerin baskı altına alınmasının ve Kerkük referandumunun ertelenmesinin hedeflendiği belirtildi.
Türk Genelkurmayının dün gece yarısı yaptığı açıklamayı da değerlendiren KCK Yürütme Konseyi şunları belirtti: “Güney Kürdistan’a top atışlarının yapıldığı saatte bu açıklamanın yapılması da tesadüfi değildir. Bir taraftan Kürdistan’ın bir bölümünde sıkıyönetim ilan edilip Güney Kürdistan’a askeri saldırı planına start verilirken, diğer taraftan ise önceden yapılan çalışmalarla ırkçı-şoven-faşist zihniyetle zehirlenmiş bazı kesimleri Kürt halkına karşı harekete geçirmek istenmektedir. Nitekim Türkiye metropollerinde Kürt halkına karşı çeşitli düzeylerde görülen saldırı ve linç girişimleri bu çağrılarla tamamen bir Türk-Kürt çatışmasına dönüştürülmek istenmektedir. Özellikle Kürdistan’da yurtseverliğin en fazla geliştiği alanların başında gelen Diyarbakır ve Şırnak’ta ırkçı güçler tarafından düzenlenmek istenilen mitingler de bu planın bir parçası olduğu anlaşılmaktadır. Provakatif ve tahrik edici bir biçimde geliştirilmek istenilen bu mitinglere hiçbir Kürt katılmamalı ve halkımız bu tahriklere karşı duyarlı davranarak oyunlara gelmemelidir.”
Genelkurmay açıklamasının ardından Kürt halkının varlığı Kürt toplumuna mensup bireylerin yaşam güvencesi ciddi bir biçimde tehdit altına alındığına işaret eden Konsey, tüm Kürlerin halkların kardeşliğinde ısrar etme temelinde bulunduğu her yerde örgütlü bir biçimde kendini korumaya alma ve bunun için koşullara göre gerekli olan tüm savunma tedbirlerini geliştirme çağrısında bulundu.
Açıklamada devamla şunlar belirtildi: “Özellikle geliştirilen askeri ezme hareketiyle beraber metropollerde faşist para-militer güçlerin harekete geçirilmesi gerçeği karşısında hem halkımız hem de Türkiye’deki barış ve demokrasiden yana olan tüm kesimleri duyarlı olmaya ve buna karşı sessiz kalmamaya çağırıyoruz.
Kürt tarafı olarak savunma pozisyonunda olmamıza ve 1 ekimde ilan ettiğimiz tek taraflı ateşkes durumunun henüz yürürlükte kaldırılmamış olmasına rağmen bahar aylarıyla birlikte başlatılan ve son haftalarda giderek çok yönlü bir imha hareketine dönüşen Türk devletinin bu saldırı konsepti halkımızın can güvenliğini ortadan kaldırmış bulunmaktadır. Türk devleti gözü kara bir ırkçı politikayla 21. yüzyılda tüm dünyanın gözü önünde halkımıza karşı bir katliam ve soykırım projesini adım adım uygulamaktadır. Her türlü insan haklarının ve hukukunun çiğnenmekte olduğu bu saldırılarda halkımızın iradeleşmesi ve bir ulus olarak var olması tümüyle ortadan kaldırılmak istenilmektedir.
Çağdaş insanlığın vicdanı Türk devletinin bu sömürgeci, zorba, insanlık dışı uygulamalarına karşı sessiz kalmamalıdır. Tüm uluslar arası güçleri, demokratik kurumları, insan hakları çevreleri, insanlık onurunun ve hukukunun savunulmasından yana olan bütün kesimleri, Türk devletinin Kürdistan’daki uygulamalarını takip etmeye, Kürt halkının açık açık tüm dünyanın gözleri önünde katletme projelerine karşı sesini yükseltmeye ve Türk devletinin Kürtleri sindirme ve katletme politikalarına karşı durmaya çağırıyoruz."
ANF NEWS AGENCY



Güncel