E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
_884522291.jpg)
Diyarbakır’ın merkez ilçesi Sur’da yerel seçimi DTP’nin adayı Abdullah Demirbaş yüzde 65.3 oy alarak kazandı.
Sur Belediyesi’nin hizmet alanı, adından da anlaşılacağı gibi, Diyarbakır’ın tarihi kent surlarının içinde kalan “eski şehir”...
Sur seçmeninin tercihi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve partisi AKP için acı bir ders olmuştur. Erdoğan ve partisi, 29 Mart derslerinin “Kürt Sorunu” adlı özel bölümünü çalışmaya niyetlenirlerse, konuya çok öğretici olan “Abdullah Demirbaş” alt başlığından giriş yapabilirler.
Kısaca hatırlayalım... Abdullah Demirbaş ilk kez “Sur Belediye Başkanı” olmuyor. 2004’teki yerel seçimi de oyların yüzde 56.6’sını alarak kazanmıştı. Ama İçişleri Bakanlığı’nın talebi sonucu Danıştay 8. Dairesi tarafından 2007’nin haziran ayında “görevini kötüye kullandığı” gerekçesiyle azledildi ve Sur Belediye Meclisi de fesh edildi. İlçede yasalar gereği en geç 90 gün içinde seçim yapılması gerekiyordu; ancak Yüksek Seçim Kurulu’nun, ilçenin yeni belediye başkanının 29 Mart 2009 yerel seçimleriyle belirlenmesi doğrultusundaki tartışmalı kararı neticesinde Sur, 22 ay boyunca, atanmış mülki idare mensupları tarafından yönetildi.
Demirbaş yeniden aday gösterildi ve oylarını 9 puan artırarak yüzde 65.3’le kazandı. Rakibi, AKP adayı Metin Evsen ise yüzde 32’de kaldı. Sur’daki seçimin DTP ve AKP arasındaki oy dağılımıyla büyükşehirdeki dağılımı (DTP 65.4, AKP 31.6) neredeyse bire bir örtüşüyor. Bu da yerel seçimin Diyarbakır’da nasıl da bir referandum havasında yaşandığının göstergesidir.
Çok dilli belediyecilik
Demirbaş’ın 2007’de görevden alınmasına, Sur’da başlattığı “çok dilli belediyecilik” uygulaması neden olmuştu...
Neydi “çok dilli belediyecilik”?
Seçimden önce gittiğim Diyarbakır’da Demirbaş’tan dinledim.
2006’da, Sur Belediyesi’nin hizmetlerinin tanıtılmasında, ilçe sınırları içinde halkın yüzde 72’sinin konuştuğunu saptadıkları Kürtçe’nin de kullanılmasına karar vermişler... Bu amaçla, Türkçe ve Kürtçe dillerinde, hizmet tanıtımının yanı sıra kentin tarihi ve kültürüyle de ilgili olan katalog, turizm broşürü ve CD’ler hazırlayarak dağıtmışlar.
İlçede toplam yüzde dörtlük bir azınlığın dili olan Arapça, Ermenice ve Süryaniceye ilaveten İngilizce olarak da yapmışlar bu faaliyetlerinin bazılarını...
Demirbaş, özellikle altını çiziyor, “Kürtçeyi sadece hizmet dili olarak kullandık, resmi yazışma dilimiz olan Türkçenin yerini almadı” diye...
Danıştay kararında ise Demirbaş’ın Anayasa’nın devletin resmi dilini belirleyen 3. maddesi ile eğitim ve öğretimde Türkçeden başka bir dilin kullanılmasını yasaklayan 42. maddesine, ayrıca da Türkçe harflerin kabulü ve tatbikiyle ilgili 1353 sayılı yasaya aykırı hareket ettiğine hükmolunmuş.
Bütün bunlar 2007’de olmuş...
Bu arada, Sur Belediyesi’nin halka dağıttığı Kürtçe matbu malzemenin içeriğinde “bölücü örgüt propagandası” yapıldığına dair herhangi bir resmi suçlamanın söz konusu olmadığının altını çizelim...
Demirbaş’a özür borçlusunuz!
Şimdi 2009’dayız ve devletin televizyonu TRT-Şeş, 24 saat Kürtçe yayın yapıyor... Devlet, Sur Belediyesi’ne yasakladığı yazılı Kürtçeyi, altyazı olarak geçiyor...
Şimdi Kürtçe yayın yapan da, iki yıl önce Abdullah Demirbaş’ın azil sürecini başlatan da aynı siyasi iktidar...
O iktidar şimdi Demirbaş’a bir özür borçlu!
AKP’nin Kürt sorununa olan “güvenlik-ümmetçilik-yatırım” eksenli, siyasi boyutu dışlayan yaklaşımı iflas etmiştir.
DTP’liler tarafından “AKP İl Başkanı” gibi çalışmakla suçlanan Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun, “DTP’lilerin elini sıkmam” dediği bölgede unutulmamış olan Başbakan Erdoğan’ı temsilen Demirbaş’ı kutlayarak onun elini sıkması, yerel seçimin Güneydoğu’da ortaya çıkardığı realiteye uygun düştüğü gibi, TRT-Şeş’ten de etkili bir jest olacaktır.
Çünkü orta yerde sadece kültürel boyutuyla değil, siyasi boyutuyla da artık daha fazla dışlanmaması gereken bir realite var!
29 Mart’ın “sınır ötesi” sonucu da, Erbil’deki “Kürt Konferansı”nın yerel seçimle güçlenen bu siyasi boyutu ihmal ederek kendisini “güvenlik” parantezine hapsettiği takdirde, kalıcı bir başarı sağlayamayacağıdır.
MILLIYET
Yorum Yaz
Yorumlar (2 Yazılmış)
-
Gönderen Kulîlk, 04 Nisan, 2009 02:43:18Insanlar gün gectikce degisiyor, düsünce olarakta. yani Kürt halki eski Kürt halki degil... O kadar can yandi... artik izin vermeyecekler eskisi gibi, o güzelim cani yakmaya... okadar can gitti bu canim hayattan, ne icin??? bir söz vardir ``kölece yasayacagima, özgürlük icin ölürüm daha iyi`` Kürt halki bu Sözü hic beginlarinden atmadilar ve hic bir zaman AKP asimlasyon Politikasina kanmadilar... birdaki secimde eger TC Politikasi böyle devam ederse güneydogu TC haritasindan koptu bilin hatta üzerine kactane Türk sehirleri dahil olarakkk... iyi calismalar
-
Gönderen bedirxan, 03 Nisan, 2009 12:13:43Aslında insan düşünüyor, nasıl da sayın Demirbaş'a karşı AKP'den aday olacak insanlar çıkabiliyor bizim bağrımızdan diye. Bu halkın içine bu ahlaksızlık tohumunu getirip saçmaya yelteniyorlar ama, neyse ki bu defa bu uğursuz tohumu çatlamadan evvel yok etmeyi başardı halkımız. Bir daha da gelemezler diye ümit ediyorum.



