E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

ÖNCE Digor savcısı, arkadan Yargıtay, Kürtçe seçim propagandası yapmanın suç olmadığını belirttiler.
“Terörle bir yere varılmaz!” diyenlere ibret olmalı...
Değil, Kürtçe siyasi propaganda yapmak, adam kahvede bile Kürtçe konuşamıyor, Kürtçe türkü söyleyip dinleyemiyordu.
Onlar da bir lafın peşine takılıp gidiyorlardı:
“Terörle bir yere varılamaz!”
* * *
İŞTE varıldığı yer ortada, devletin Kürtçe yayın yapan kanalı var, isteyen istediği gibi Kürtçe konuşuyor; televizyona çıkıp Kürtçe türkü okuyor, yazıyor, çiziyor.
Siz hâlâ sloganlarla uyuyorsunuz, uyutuyorsunuz.
“Şehitler ölmez, vatan bölünmez!”
Bir de “Akan kan yerde kalmaz!”
Şehitler de ölüyor, akan kan da yerde kalıyor.
* * *
30 yıl önce Başbakan ilk baskında “Üç beş çapulcunun işi!” diyordu.
Otuz yıl sonra, neredeyse o “çapulcu” denilenlerle masaya oturulacak...
Demirel, “Kürt realitesini görmek lazım” dedi.
Eeee, görseydiniz!
Mesut Yılmaz “Avrupa’nın yolu Diyarbakır’dan geçer” dedi.
Geçseydi ya!
Tayyip Erdoğan’a göre de “Kürt sorunu onun sorunuydu!”
Hay hay, buyurun çözün!
Çözecek çözecek de DTP’liler PKK için bir kerecik “Terör örgütü!” desinler, masaya buyur edecek.
* * *
NEREDEN nereye geldik...
“Kürt yoktur, dağ Türkleri vardır, karda yürürken ayaklarındaki kızaklar kart kurt diye ses çıkarır, o yüzden onlara Kürt denir!!!”
Böyle bir safsataya kimin inanacağını bekliyordunuz ki...
Adam “Kürdüm!” diyor.
“Hayır, sen Türksün!” diye dayatıyorsun...
Sonuç bu!
* * *
YARGITAY, Kürtçe propagandaya iki ölçü getirmiş; birincisi, propaganda yapılan topluluğun Kürtçe dışında başka bir dil bilmemesi, ikincisi de “azınlık yaratma kastı” olmaması...
Bu ölçülere uyup Kürtçe propaganda yapmak suç değil...
Bu da yeni içtihat!
Ne değişti ki, Yargıtay bu görüşe geldi?
Neydi sloganımız?
“Terörle bir yere varılamaz!” değil mi?
Nereye vardığını gördünüz.
Daha da göreceğiz.
milliyet



