Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 16 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image


 Hükümetin “Kürt Açılımı” başlığıyla gündeme getirip, “demokratik açılım” şeklinde paketleyip önceki gün kamuoyuna takdim ettiği “şey”in içeriği belli oldu:

-Kürtler yine avucunuzu yalayabilirsiniz!

AKP’nin hamurunda olan “belkemiksizlik” burada da kendini gösterdi.

Ortaya attıkları konuların arkasında durma cesaretinden yoksunlar.

Çünkü AKP, hala bir siyasi partiden çok, bir projenin uygulayıcı aparatı hüviyetinde çalışıyor.

Çok sık olarak bunu yapıyorlar: Hatalarından (!) dönüyorlar.

Kürtler arasında bir umut rüzgârı estirdikten bir ay sonra gelip MHP’nin, CHP’nin yanında “esas duruşa” geçtiler.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın açıkladığı “açılım paketinde” en baş sıraya yerleştirilen madde şöyleydi:

“Komşu ülkelerdeki (İran-Irak-Suriye) Kürtlerin durumlarıyla ilgilenilecek!”

O ülkelerde de Kürtlerin sıkıntıları var. Örneğin Suriye Kürtlere “vatandaşlık” bile vermiyor. İran’da daha faklı sorunlar yaşıyorlar. Irak’ta ise Kürtler tarihlerinin en güzel döneminde bulunuyorlar. Türkiye’nin hemen altında uzanan coğrafyada adı “Kürdistan” bir devletleri oldu. Irak’ın Cumhurbaşkanı Celal Talabani, bir zamanlar Türkiye’nin kendisine verdiği kırmızı pasaportla gezen dünyaca ünlü bir Kürt liderdir.

AKP Irak’taki Kürtler için ne yapabilir?

Hiçbir şey!..

İran ve Suriye Kürtleriyle “ilgilenmeye” başlarsa, bu doğrudan iki komşu devletin “iç işlerine karışma” nedeniyle sorun yaratmanın dışında bir işe yaramaz.

Sormazlar mı?

Sen kendi Kürtlerine ne verdin de bizimkilerle ilgilenmeye çabalıyorsun?

AKP bu haliyle en fazla eleştirildiği yere gelip durdu. Muhalefet şöyle diyordu:

-Bu Kürt açılımı, uluslararası bir projedir. Yabancıların istekleri doğrultusunda gelişecektir!

Komşu ülkelerdeki Kürtlerle ilgilenme meselesi, tam da bu eleştirinin üstüne gelip oturuyor.

Kendi Kürtleri içinse hemen hemen hiçbir şey yapmayacaklarını bir kez daha açıklamaktan öteye geçmeyen AKP, umudun üzerinde uzun süre sörf yapamayacağını anlayamıyor. Tıpkı önceki iktidarlar gibi “oyalama politikaları” ile zaman kazanıp kendilerini seçimlere atmak istiyor.

Peki ya Güneydoğu’daki kanayan yara ne olacak?

Devlet pazarlık yapmaz, PKK’yı muhatap almayız, Abdullah Öcalan’ı tanımayız, DTP önce terörist desin sonra gelsin, Kürtçe eğitim olmaz…

Bunların hiç biri yeni değil ki… Otuz yıldır söyleniyor. Sonuç ortada!

Farklı bir şey yapmak için yola çıktığını söyleyen (“bedeli ne olursa olsun geri dönmeyeceğiz”-Erdoğan) AKP, daha ilk rüzgârda yelkenleri indiriverdi.

Milliyetçi, savaşçı, intikamcı muhalefete teslim oldu. Bu yüzden de en yüksek direğine komik bir bayrak astı:

-Dış Kürtlere Özgürlük!

internethaber

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.