Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 1 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image


       Koca bir ülkeyi, milyonlarca insanı, hatta Ortadoğu’yu etkileyecek bir barış süreci, sanırım siyaset tarihine geçecek bir tuhaflıkla tıkandı.

Apo’nun hücresi bilmemkaç santimetre küçüldü diye, Apo da dahil bizim kuşağın tümü öldükten sonra daha uzun yıllar hayatlarını sürdürecek olan gençler kendi hayatlarından vazgeçiyorlar.

Kendilerini, kendi iradeleriyle bir “kul” haline getiriyorlar, kendi hayatlarını, kendi varlıklarını “önemsiz” buluyorlar.

Sadece bu satırları okumak bile çoğunu öfkeden delirtmeye yeter.

Onlara göre “Apo “hakkında bir söz söylenemez, Apo eleştirilemez.

“Ahmet efendi kendine gel, sen kimsin Apo hakkında konuşacak” tarzından mektupları yazmaya başlamışlardır bile.

Türkler için bu durum hiç yabancı değil.

Atatürk’le ilgili bir eleştiri yazıldığında da “Ahmet efendi kendine gel” mektuplarını Türkler yazmaya koyuluyor.

İnsanları, liderleri “tabulaştırmak” onlara tuhaf gelmiyor.

Şimdi Apo’nun hücresinin on beş santim küçülmesi nedeniyle gençlerin ölmesini anlamsız bulan birçok Türk, Anıtkabir’in dış bahçe duvarı on beş santim içeri çekilsin dendiğinde buna karşı çıkmak için ölmeye razı olur.

Hele o duvarı on beş santim geri çekecek olan Kürtler olursa, aynı bugün sokaklara fırlayan Kürt gençler gibi Türk gençler de sokaklara fırlar.

Birbirlerine inanılmaz derecede benziyorlar.

Zaten tehlikeli olan da bu benzerlikleri.

Üstelik benzerlikleri bu kadar da değil.

Türk ordusunu eleştirdiğimizde “sen hainsin” diye ayağa kalkan Türk gençleri gibi PKK’yı eleştiren biri olduğunda “hain” diye bağıran çok Kürt genci var.

Silahlı güçler de “eleştiri dışı” onlara göre.

Bu çocuklar için eleştirilemez liderler ve örgütler var.

Şimdi iki tarafın çocukları da bu satırları okuduklarında, “sen bizim liderimizi ve ordumuzu nasıl öbürlerinin lideri ve ordusuyla bir tutabilirsin” diyecekler ve bunu derken birbirlerine benzediklerini bilmeyecekler.

Onlar için en önemli şey, onların ırkları.

Bir Kürt gencine sorarsan Kürt olmaktan daha önemli bir şey yok, bir Türk gencine sorarsan Türk olmaktan daha önemli bir şey yok.

Yirmi beş yıl süren bir savaş sonucunda, karşılıklı olarak birbirinden nefret eden, birbirini öldürmek isteyen, kendilerini “kul” haline getirmiş, kendi varlığından vazgeçmiş, sorgulamayan, eleştirmeyen, şiddete yatkın büyük bir kalabalık yarattık.

Bizim Türk ve Kürt çocuklarımızın yaşıtları, dünyanın gelişmiş bölgelerinde felsefeyle, hukukla, tarihle, edebiyatla, sinemayla ilgilenip, iyi üniversitelerde ders görürken bizim çocuklarımız “ırklarının ve ırkçılığın” esiri olmuş durumda.

Her an kışkırtılabilirler, her an sokakları ateşe verebilirler.

Onları iyileştirebilecek tek şey barış.

Barışı bugün yaparsak bu çocukları “normal” bir dünyaya hazırlayabiliriz, onlara “insanın” ırktan önemli olduğunu anlatabiliriz, “kul” olmanın övünülebilecek bir şey olmadığını gösterebiliriz.

Biraz daha geciktiğimizde, bu çocukları barıştırmamız mümkün olmayacak.

Yaşları altmışa, yetmişe gelmiş adamlar bu gerçeğe hiç aldırmıyorlar, şu andaki siyasi hesapları için bu gençlerin bütün geleceğini insafsızca yakıyorlar.

Onların düşünmelerini değil, “itaat” etmelerini istiyorlar.

Kürtlerin arasında da Türklerin arasında da “iktidarlarını sürdürebilmek” için savaştan medet umanlar var ve özellikle şu son günlerde yaşadığımız olaylar, “savaştan medet umanların” birbirlerine düşman gibi gözükseler de “işbirliği” yapabileceklerini düşündürüyor insana.

Bingöl’de “33 askerin” öldürülmesinde ve barışın önünün kesilmesinde işbirliği yapanlar, bugün neden yapmasınlar?

Tokattaki alçakça katliamı, Kürt ve Türk birçok siyasetçi boşuna “33 asker olayına” benzetmiyor.

Ben bu çocuklar ölmesinler, iyi bir hayatları olsun, Türk ya da Kürt olmaktan daha önemli “kimlikler” olduğunu ve o “kimlikleri” insanın ancak kendisinin bir iş yaparak kazandığını öğrensinler, gelişmiş dünyadaki yaşıtları gibi mutlu yaşasınlar istiyorum.

Ve, çok acıklı bir biçimde bu isteğime ilk itirazın gene o gençlerden geleceğini biliyorum.

Onlar öfkelenmeye ve suçlamaya şartlandılar.

Ezberledikleri sözlerin dışında bir söz söyleyen herkesten nefret ediyorlar.

Onların “kul” olmasından yararlananlar da bu nefreti besliyor zaten.

Bu çocukları kurtarmak isteyen herkes, Kürt ya da Türk, elele verip barışı sağlamak zorunda.

Bunu şimdi yapamazsak, arkamızda bir cehennem ve o cehennemde yanmak için can veren “kullar” bırakacağız.
taraf

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (4 Yazılmış)

  • Gönderen ÖZLEM, 12 Aralık, 2009 13:36:33
    Ben bir türk olarak bu yazdıklarınızın hiç birine katılmadığımı söylesem siz beni şimdi bir sınıfa mı dahil edeceksiniz.kemalistler yada Apucu lar diye mi nitelendireceksiniz.İlle bu guruplara dahil mi olmak lazım aklı olan her insan gibi bende bu haksız savaşın bitmesinden yanayım. Ama öyle sizin yaptığınız gibi bir öyle konuşup bir böyle konuşup deyim yerindeyse nabza göre şerbet verenlerden değilim.Bu yüzden yazarlığa da soyunmadım.Sorun sizin öyle basite indirgediğiniz bir hücre meselesi de değil..sizin göremediğiniz bu insanların ise üstüne basa basa dile gitirdiği bir hücrenin büyüklüğü yada küçüklüğü değildir. sorun bir halkın irade olarak seçtiği bu liderlerine yaklaşım sorunudur.Çünkü bu güne kadar hep kürtlerin önderleri çeşitli entikalarla yok edilmeye saf dışı bırakılımaya çalışıldı. örneklerini saymama gerek yok.ortada bir aldatmaca var..Dolaylı yollarda yok etme var.Kürtlerin öfkesi bunadır.Çünkü sürekli liderlerini bastırmış bu devlet.Ahmet yada Mehmet fark etmiyor....Bu Öcalan değil bir başkası da ola bilirdi...Tıpkı seyh sait, Seyit Rıza...bunlarda kürt halkının önderleri değilmiydi.
  • Gönderen yusuf, 10 Aralık, 2009 19:11:52
    gerçekler gerçekten siyah beyaz gibi göz önünde ama malesef tabuları yıkmak o kadar basit olmuyor... ne mutlu insanım diyene fikrini insanlara aşılamazsak insanlık gerçekten büyük bir kausa doğru sürükleneck ... bu bizim milletimiz için tek değil dünyanın bir çok yerinde halen ırkçılık kokusu var...inşallah bütün indsanlık el ele bu ırkçılıktyan kurlup insanca yaşamayı öğreniriz.
  • Gönderen NURHAK PAZARCIKLI, 10 Aralık, 2009 19:11:52
    EVET AHMET BEY Soylermisiniz devlet kimi muhatap alip bu sorunu cozecek Bu sorun nerde nasil kaynaklandi kim ortaya koydu kim tc ordusunu gucunu hallac pamugu gibi savurdu Yani kurd sorunu sizce nasil cozulur pkk sizmi ocalansizmi gerillasizmi dtp sizmi tersten soralim ataturku ingilizler esir alsaydi uc bes metre kareye koyup insanlik disi uygulamalar yapsalardi ne ederdi turk halki Sunu iyi bilin kafaniza koyun ve ogrenin ve saptirmayin kivirtmayin pkk siz sayin ocalansiz gerillasiz cozum olmaz olamaz gidin kemal burkayal cozun umit firatla cozun serefetin elciyle cozun bakalim nasil cozeceksinz
  • Gönderen mehmet batman, 10 Aralık, 2009 19:11:52
    ey altan simdi orta yoculukta iyi at kosturuyorsun, sayin altan gercekleri yazin 80 kusur senenin urunu olan zulmu haksizligi hukuksurlugu iskenceyi öldurmeyi kaybetmeyi yazinki, millet seni hayin diye hitap et mesin mesele 15 cm alan degil basitlestirmene gerek yok. bir insan haklari bir milletin meselesi, 5/6 milyon 18 yas ustu imza verip irade kabul edilen sayin A.ÖCALANI irademdir imza verdi bu halk onderlerinin .bir an önce serbest birakilma olayi var.bu yazini okurken cocukluguma gittim hayvan guderken, it kuyruk sallardi simdi kuyruk iti salliyor ne hikmetse ayliyamadim....
© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.