Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

imageTürkiye'de yayınlanan tek Kürtçe gazete olan Azadiya Welat'ın eski İmtiyaz Sabihi ve Yazı İşleri Müdürü Vedat Kurşun'a 166 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

Türkiye'de günlük yayın yapan tek Kürtçe gazete olan Azadiya Welat'ın eski Yazı İşleri Müdürü ve İmtiyaz Sahibi Vedat Kurşun'un 525 yıl hapis istemiyle yargılandığı davan sonuçlandı.

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu bulunan Kurşun ve avukatları Meral Danış Beştaş, Serhat Eren ile Rahşan Bataray katıldı. Kurşun'un ailesi ve Azadiya Welat Gazetesi İmtiyaz Sahibi Eser Uyansız, DTK Eşbaşkanı Yüksel Genç, Gün TV Genel Yayın Yönetmeni Diren Keser, "özgür basın" ve Diyarbakır Kürt Enstitüsü çalışanları, İspanya'nın Bask Bölgesi'nde çıkan Berria Gazetesi muhabiri Urtzi Urruti Koetxea de duruşmayı izledi.

TERCÜMELERİ POLİS YAPTI

İddia makamının mütalaasını tekrarladığı duruşmada, Kurşun'un avukatı Serhat Eren, davaya konu olan haber ve yazıların tercümesini yapanın polis olması ve ikinci tercümanın daha önce söylediği "Bildiğim kadarı ile tercüme ettim" sözleri nedeni ile tercümenin yeniden yapılmasını talep etti, ancak mahkeme talebi reddetti. Eren, dava dosyasına konulan haber ve fotoğrafların propaganda amacı güdülerek yayınlanmadığını, gazetelerin temel işlevi olan bilgi yayma kapsamında yayınlandığını ve bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Mahkemenin vereceği kararın tarihi bir niteliği olduğuna dikkat çeken Eren, kararda ceza çıkması durumunda düşünce özgürlüğüne yüzyıl ceza verme noktasında tarihi karar olacağını, kararın düşünceyi ifade etme noktasında verilmesi durumunda da kararın tarihi olacağını söyledi.

Amerika'da Troçkist bir kişinin Amerikan bayrağını yaktığını yaktığı gerekçesiyle yargılandığı davada mahkemenin "Bayrak yakarak düşüncesini ifade etmiştir" şeklinde hüküm verdiğini dile getiren Eren, Türkiye'de ise bayrak yakma durumunda insanın sülalesinin yakılacağını söyleyerek, verdiği örnek çerçevesinde davaya konu olan yazı, haber, ve fotoğrafın düşünceyi ifade etme kapsamında değerlendirilmesini istedi. Mahkemelerin devlet adına değil millet adına karar verdiğini hatırlatan Eren, "Eğer mahkeme devlet adına karar verirse müvekkilime 500 yıl ceza veriri" dedi.

Eren'den sonra savunma yapan Av. Rehşan Bataray da, Türkiye'nin AİHM ve AİHS gibi uluslararası anlaşmalara taraf olduğunu hatırlatarak, mahkemenin, Türkiye'nin taraf olduğu sözleşme ve anlaşmaları dikkate alarak karar vermesini istedi.

‘KURŞUN ADAM ÖLDÜRMEDİ’

Avukat Meral Danış Beştaş ise, müvekkilinin hırsızlık yapmadığını, şiddet uygulamadığını, adam öldürmediğini, şiddete çağrı yapmadığını, sadece bir gazeteci olarak düşüncelerini ifade ettiğini belirtti. Beştaş, müvekkilinin mesleği gereği kamuoyunu haber ve yazılar ile kamuoyunu bilgilendirdiğini, davaya konu olan haber, yazı ve fotoğrafların bütün gazetelerde yer alabileceğini söyledi. Müvekkilinin muhalif bir çizgide yayın yapan bir gazetenin imtiyaz sahibi olduğunu, diğer gazetelerde aynı özellikte yer alan yazı ve fotoğraflardan dolayı haklarında dava açılmadığını vurgulayan Beştaş, "Ben onlara dava açılsın demiyorum. Ama aynı şeyi yapan gazeteler ve gazetecilere dava açılmaması sadece Azadiya Welat Gazetesi'ne ve onun imtiyaz sahibi müvekkilime yüzlerce yıl ceza istemi ile dava açılması ayrımcılıktır" dedi. Müvekkili hakkında açılan ayrı ayrı 103 propaganda davası açıldığını, bunun hukuksal dayanağı olmadığını, davaya konu olan yazı, haber, fotoğraf gibi materyallerin gazetenin yayın politikasının bir gereği olduğunu, eğer propaganda yapılmışsa tüm haber, yazı ve fotoğraflar için bir davadan ceza almasını talep etti. Dağda kalan ve bir eyleme katılmış olan kişiler için 36 yıl hapis cezası verildiğini hatırlatan Beştaş, müvekkilinin her propaganda için ayrı ayrı cezalandırılmasının TCK aykırı olduğunu söyleyerek, müvekkiline eğer ceza verilecekse tek suçtan ceza verilmesini istedi.

Beştaş'tan sonra son sözü sorulan Kurşun, bir gazetecinin "Öldürülen her asker için, 5 DTP'linin başı kesilmelidir" sözlerinden dolayı yargılandığını hatırlattı. Söz konusu gazetecinin yargılandığı davadan "Düşüncesini ifade ettiği" gerekçesi ile hakkında beraat kararı verildiğini hatırlatan Kurşun, kendisinin şiddet yönlü hiçbir çağrısının olmamasına rağmen, söz konusu haber, yazı ve fotoğrafların düşünceyi ifade etme kapsamında değerlendirilmeyip hakkında 525 yıl hapis cezası isteminin hukuksuzluk olduğunu söyledi.

166 YIL HAPİS CEZASI

Verdiği aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, hukuk tarihine geçecek bir karara imza attı. Mahkeme heyeti, Kurşun'u, "Örgüt propagandası" yaptığı iddiasıyla 103 defa 1'er yıl 6'şar ay, "Örgüt üyeliği" iddiasıyla da 12 yıl olmak üzere, toplam 166 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.

ANF NEWS AGENCY


  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.