E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Bezele karakoluna eylemin ayrıntıları belli oldu
- 9 HPG’linin cenazesi Şemdinli'ye getirildi
- Ey Türk, biraz ürk/Ahmet HAKAN
- HPG: Kayıp 2 asker elimizde değil
- Bitirin artık bu savaşı.../Ahmet Altan
- Bana normal gelmiyor/ Mehmet ALTAN
- Dağlıca’dan daha kritik bir saldırı/Ruşen Çakır
- Bezele karakoluna saldırıda,15 asker öldü 2 asker kayıp
- Kürt karşıtı gösteriler başladı, DTP sağduyuya çağırdı
- Lice katliamından Başbuğ çıktı
"Derin devlet operasyonları"nı çoğumuz demokratik coşkuyla karşıladık…
Doğaldır…
Bu toplumun adalete, ahlaka, değişime ihtiyacı var.
Kimimiz ise olup bitene mesafeyle, hatta şüpheyle bakıyoruz…
Bu da doğaldır…
Susurluk sürecini yaşamış, bu süreçten kahramanlar ürediğini görmüş ve temizlik hamlelerinin "boş" çıkmasını sık görmüş bir toplumuz biz…
Ve "Ergenekon Operasyonu"nun hedefine ulaşıp ulaşmayacağı, tutuklanan kişilerin ceza alıp alamayacağı, asıl karanlık alana inilip inilemeyeceği hâlâ ortada duran bir sorudur…
Ancak ne söz konusu endişeler ne de belirsizliksizler çıplak bir gerçeği ortadan kaldırır…
Söyledik…
Tekrarlayalım…
Bu gerçek, bir ucundan, belki de başından belki kuyruğundan yakalanan Türk Gladyosu'na işaret etmektedir...
Gladyo kendisini en son ve en ciddi şekilde Susurluk'ta göstermişti.
2003 yılından itibaren ise derin sulardan yeniden sığ sulara yönelmeye başladı.
28 Şubat'ın büyük asker ağabeyleri, "sivil" örgütleri, Susurluk ve JİTEM'in grupları, bunların devlet içindeki artıkları, üniversitelere, siyasi partilere, barolara uzanan kalıntıları bir şekilde birlikte hareket geçtiler…
Harekete geçiren unsur AKP iktidarı ve AB döneminin başlamasıydı.
Sarıkız ve Ayışığı darbe girişimlerinden başlatın öyküyü "Annan Süreci"yle devam edin…
New York'ta Kıbrıs görüşmeleri sırasında Denktaş'ın danışmanı ünlü profesörün heyecanla Ankara'dan askeri müdahale haberi beklemesiyle açın sayfayı, Kerinçsizlerin 301. kampanyaları ve Cumhuriyet mitingleriyle devam edin…
Sığ suya çıkışın nedeni ve şekli dünden farklıydı…
Gladyo yeni dönemde sadece geri planda duran, yönlendiren, aktör üreten bir politika izlemedi.
Bizzat aktörleşen, siyasi sahneye çıkan, illegal ve legal yapılarıyla topyekûn bir örgütlenme içine giren, Cumhuriyet'i 1950 öncesi modeline göre yeniden inşa etmeye soyunan bir "büyük koalisyonun motor gücü" haline gelmeye başladı.
Hedef büyüttü…
Sokağa indi, tetiğe dayandı, silahlanmaya başladı, darbe planları yapmaya soyundu…
Gladyocuların tutuklanma gerekçeleri açık: Halkı silahlı isyana teşvik etmek ve hükümete yönelik darbe hazırlığında olmak…
Gerek ifade ettiği tehdit açısından gerekse takip edilebilir hale gelmesi itibariyle "Gladyo operasyonun zamanlamasını, bugün yapılıyor olmasını açıklayan en önemli faktör" sanırız budur.
Ergenekon Terör Çetesi davasıyla ilgili olarak tutuklanan isimler, Susurluk hadisesinden 2003-2004 darbe hazırlıklarına, 301. kampanyasından Danıştay saldırısına, Cumhuriyet Mitingleri'nin düzenlenmesinden Dink Cinayeti ve Malatya Vahşeti'ne uzanan hatta anılan, birbirleriyle ilişkileri ortalığa saçılmış insanlar…
İsimleri bir yana bırakalım…
Sadece eylemler, sözünü ettiğimiz eylemler bile Türkiye'nin son 10 yıllık tarihinin bir yönünü ve kimi aktörlerini niyetleriyle birlikte resmederler. Diğer bir ifadeyle yaşanan değişime ve siyaset mekanizmasına yönelik sistemli ve gayri meşru direnç ve müdahalenin haritasını oluştururlar.
Geçmişe yönelik olarak bu dava ne sonuç verir bilemeyiz?
Tutuklanan kişiler Malatya Vahşeti'nin talimatını verdi mi?
Dink'i vur emri emekli JİTEM'ciden mi çıktı?
Gün gelip bunlara resmi dil hayır demek durumda kalacak olsa bile hayır derken aslında evet diyecektir veya demek isteyecektir.
Ama şu sabittir: Yarına yönelik çok ciddi bir tehdidin önü alınmıştır…
Bunu fark etmeyenler dahi yakında edeceklerdir…
Köpekbalığı sürüsü ağa takıldı…
Ali Bayramoğlu/yenişafak



Güncel