E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Geçtiğimiz hafta Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan Almanya’daydı. Almanya’da temaslarda bulunan Erdoğan Kürtler tarafından da protesto edildi. Kürtler attıkları sloganlar, taşıdıkları dövizler ile Tayyip Erdoğan’ın ne kadar iki yüzlü olduğunu resmen belgelediler. Çünkü Almanya’da yaptığı bütün temaslarda Erdoğan’ın yaptığı konuşmalar çözümlendiğinde AKP’nin Türkiye’deki yürüttüğü siyasetin gerçek yüzü bütünüyle ortaya çıkıyor. Yani Tayyip Erdoğan’ın ve AKP’sinin ne kadar “demokrat, özgürlükçü ve insan hakları savucusu” olmadığını anlamak için Erdoğan’ın Almanya’da yaptığı konuşmalara bakmakta fayda var.
Köln’de yaşayan ve çoğunluğunu Milli Görüş ile MHP’li faşistlerin oluşturduğu Türklerle biraraya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk vatandaşlarına ‘asimile olmayın’ çağrısında bulundu. Türkiye’de Kürtlerin anadilinde eğitimine karşı çıkan ve Kürtleri asimilasyon için özel raporlar hazırlayan Türk devletinin başbakanı Erdoğan Almanya’da yaptığı konuşmalarda Türklere, “Asimilasyona karşı gösterdiğiniz duyarlılığı çok iyi anlıyorum” diyor.
Aynı Erdoğan Kürtlerin asimilasyona karşı gösterdiği direnci ise ‘terörizm’ olarak tanımlıyor ve kendi hakları için siyaset yapan Kürtlere karşı her türlü şiddeti içeden “savaş tezkeresi” çıkarıyor. Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan, Almanya’da yaşayan Türklere, “Kimse sizden asimilasyon noktasında hoşgörü bekleyemez, kimse sizden asimile edilmeniz noktasında bir yaklaşım bekleyemez. Zira, asimilasyon bir insanlık suçudur, bunu böyle bilmemiz lazım” diyor. Asimilasyonun insanlık suçu olduğunu vurgulayan Tayyip Erdoğan’ın iki dönemlik AKP iktidarı döneminde Kürt dilini kullandığı için belediye başkanlarından sıradan yurttaşlara kadar yüzlerce kişi mahkemelik oldu, tutuklandı. Kürtlerin temel hak ve özgürlüklerini savunan, talep edenleri sürekli baskı altında tutan Türk devleti, sorun yurt dışında yaşayan Türkler olunca birden ‘demokrat’ kesiliyor.
Türkiye’de çocuklarının anadilde eğitim görmesini isteyen Kürtleri hapishanelere tıkayan Başbakan Erdoğan Almanya’da ise şöyle konuştu: “Bizim çocuklarımız elbette Türkçe öğrenecekler, bu sizin ana diliniz, bunu çocuklarınıza aktarmanız da en tabii hakkınızdır” dedi. Ama aynı Erdoğan’ın başında bulunduğu AKP hükümeti Diyarbakır Sur Belediyesi’nin Kürtçe/Türkçe hizmet yapma talebini ise reddetti. Belediye Başkanını görevden aldı. AKP’nin iki yüzlü politikasını gösteren örnekleri çoğaltmak daha da mümkün. Ancak Recep Tayyip’in Almanya gezisinde kendisini karşılamaya gelen ve dinleyenler üzerine de birkaç şey söylemek mümkün. Erdoğan’ı karşılamaya gelenler MHP’li faşistleri ile Milli Görüşçüler...
“Milli Görüş” diye tanımlanan taban AKP’nin Avrupa’daki tabanı olma yolunda hayli yol kattetmiş. Bu da bir devlet politikasının sonucu olarak okunabilir. “Derin Devlet”in AKP’ye verdiği bir rol de Milli Görüş cemaatini bütünüyle devletin yedeği haline getirme stratejisi.
Yani sonuç olarak Türkiye Başbakanı ve Türk medyasının Avrupa’daki yayınlarına baktığımızda Türk devletinin, başbakanının ve Türk medyasının ağırlıklı bölümünün ne kadar iki yüzlü olduğunu rahatlıkla görebiliriz. “Asimilasyon”, “Anadilde eğitim hakkı” Türklerin Avrupa’da bulundukları yerde siyaset yapma hakkını savunan Türk başbakanı, Türk medyası, Türkiye’de asimilasyona karşı çıkan Kürtleri, anadilde eğitim hakkını savunan bütün kesimleri ve Kürtler adına siyaset yapma hakkı isteyen Kürtlere neler yapmıyorlar ki! Neredeyse rutin hal alan uçak bombardımanları, yargısız infazlar, onlarca yıllık cezalar... Bitmek tükenmek bilmeyen zulüm politikaları...
Meseleye en basitinden bakalım. Türban sorununa “temel özgürlükler” yerine “rant siyaseti” yürüten, Kürt meselesinde “savaş politikası”nda ısrar eden AKP’nin tutarlılığı sözkonusu değildir. Türkiye’de Kürtleri asimile etmek ve sistemli imha politikaları konusunda Türk ordusu ile anlaşan Tayyip Erdoğan Almanya’da yaşayan Türklere “asimile olmayın, asimilasyon insanlık suçudur” derken kendisini güzel tarif ediyordı.
bakigul@yahoo.com
ozgurpolitika



