Türkiye’nin tüm zencileri birleşin!/Yıldıray Oğur

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930


Komünist Manifesto’nun yazarı Karl Marx’a saygılarımla.

Türkiye’nin üzerinde bir hayalet dolaşıyor. Yeni bir anayasayla kurulacak 2. Cumhuriyet’in hayaleti. Türkiye’nin tüm eski güçleri bu hayalete karşı kutsal bir sürek avı için ittifak halindeler. Ergenekon çetesi, derin devlet yapılanması, gazetecileri, yargısı, bazı işadamları el ele vermişler.

Güya korktuklarını belli etmemek için ıslıkla marşlar çalıyorlar.

Ama korkuyorlar, korkmakta da haklılar. Hayaletten kim korkmaz. Beyaz Türkiye ya da Belarus gibi BelaTurkiye her yerinden dökülüyor. Herkes de bunu görüyor. Halkın yüzde 54’ünün oy verdiği partileri kapatmakla hayaletin bir köşe başında ansızın karşınıza çıkmasından kurtulamazsınız. Biliyorlar.

Zencilerle eşitlenmekten, aparthaid 1. Cumhuriyet iktidarını kaybetmekten korkuyorlar. Bu bir sınıf savaşıdır diyenler tamamen haklı.

En çok korktukları ise bir gün bu BelaTurkiye’nin tüm zencilerinin birbirlerini, bu ülkede başka zencilerin de yaşadığını keşfetmesi.

DTP kapatılmasına üzülecek AKP’liler, AKP kapatma davasına karşı ilk günden güçlü bir ses çıkarmış bir DTP en büyük kâbusları. “DTP ile görüşmem” diyen bir başbakan ise rüyaları.

“Ölüm değil çözüm istiyorum” diyen Bülent Ersoy kâbusları. Ergenekon çetesinin yılmaz savunucusu, ezilen beyaz Türklerin öfkeli sesine oynayan Oray Eğin ise rüyaları.

CHP’nin kuyruğuna takılıp ilk gün AKP’nin kapatılmasına karşı çıkamayan bir MHP rüyaları, MHP’li zencilerin bastırmasıyla ikinci gün sert bir açıklamayla beyazların cumhuriyetine rest çeken Bahçeli kâbusları.

Hem ikide bir AB deyip hem de parti kapatmaya ilk günden bir şey diyemeyen Arzuhan Yalçındağ’ın başkanı olduğu bir TUSİAD rüyaları, bu sessizliğe itiraz edip fazla dengeci de olsa bir karşı bildiri yayınlatan büyük zenci sermayelerin varlığı kâbusları.

Onlar kadar beyaz olmak için yüzlerini pudraladıkları Avrupa’dan yükselen “Manyak mısınız, ne bu dava” sesleri kâbusları. “Ah ah, İran’a bile girerdik, ABD bizi desteklesin, 2009’da darbe için izin versin, AKP’den desteğini çeksin” ise rüyaları.

“Demokrasi falan numaralarına son, savcı değil, neoliberal politikalardan sıkılan halk kapatmak istiyor AKP’yi” numaraları çekmiş romantik Kemalist solcuların varlığı rüyaları, “Kapatma davası Ergenekoncuların işi” diyen Ufuk Uras gibi solcuların varlığı kâbusları.

“Radikal bile bazen başyazarıyla taban tabana zıt manşetlerle çıkabiliyor, keşke tüm gazeteler Aydın Doğan’ın olsaydı, Ergenekon’u da görmezlerdi, 28 Şubatçılık çocuk oyuncağı olurdu” rüyaları, yargı muhtırasına karşı demokrasi resti çeken Taraf, Sabah, Yeni Şafak, Zaman, Star, Yeni Asya kâbusları.

“Keşke bizim de derdimizi doğru düzgün anlatabilecek Etyen Mahçupyanlarımız, Ali Bayramoğlularımız, Murat Belgelerimiz, Emre Aközlerimiz, Yıldırım Türkerlerimiz, Perihan Mağdenlerimiz” olsa rüyaları, İlhan Selçuk’un, Ertuğrul Özkök’ün, Güngör Mengi’nin 20 yıl daha onların kanaat önderleri olma ihtimali kâbusları.

“Sanki orijinal bir fikirmiş gibi keşke Cumhuriyet mitingcileri yine Anıtkabir’e yürüse” rüyaları, Genç Siviller miniaturk Anıtkabir’e gidip bizimle yine maytap geçer mi kâbusları.

“Ne AKP ne Darbe”, “Ne Şeriat, ne Darbe”, “Hem Özgürlük, Hem Laiklik” diye kuş diliyle konuşan, “AKP orduyla ittifak yaptı, oh olsun” diyen, böylesine bir totalitarizme karşı ancak içerden bir konuşmayla “Ay arkadaşlar ne yaptınız yine AKP bir sürü oy kazanacak” kıvamında karşı çıkabilen demokratlar rüyaları, “Ne Darbe Ne Darbe”, “Hem Özgürlük, Hem Özgürlük”, “Ne AKP, Ne DTP kapatılsın” diyebilen demokratlar ise kâbusları.

O savcıyı kastedip “Huzurumuzu kaçırmak isteyenler her yere sızmışlar” diyen Ertuğrul Günay kâbusları, Savcının avukatlığına soyunmuş Ertuğrul Özkök ise rüyaları.

Bu kadar zenciyi bir 80 yıl daha birbirlerine kırdırarak yönetmek rüyaları, zencilerin niye bizi hep bu beyaz adam yönetiyor diye sormaya başlaması ise kâbusları.

Onların kâbusları bizim rüyalarımız. Bizim rüyalarımız da onların kâbusları. İşte bu kadar sert bir yerdeyiz bugün.

“Birlikte yaşayabilecek miyiz” diye sormuştum dün. Kolay gözükmüyor. Ama başka çare de yok. Onlardan daha fazlasını da bu kâbustan rüyaya uyandırmak, mavi hapı verip Matrix’ten çıkarmaya çalışmak için mücadeleye devam. Ama bu anayasayla 1. Cumhuriyet içinde birlikte yaşamamız zor gözüküyor. Matrix ancak ana sistem odasına girmekle kapanabilir. O da yeni bir anayasa yapmak demek. Nasıl birlikte yaşarız, nasıl hep birlikte mutlu oluruz üzerine yeniden düşüneceğimiz yeni bir Türkiye kurmak demek. Yeni bir Cumhuriyeti tartışmak demek.

Marx gibi bitirelim: Varsın beyaz egemenler yeni anayasa, 2. Cumhuriyet ürküntüsüyle tir tir titresinler. Zencilerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok. Kazanacak ise yeni bir dünya var.

Türkiye’nin tüm zencileri, birleşin!

Yıldıray Oğur / Taraf

yildirayo@yahoo.com

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com