YİNE YENİDEN MERHABA/YAŞAR SEYMAN

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930


Saymadım kaç ay oldu…
Sayamadım…
Her ortamda “Sizi, BirGün’de görmek istiyoruz.” Diye dillendirdiniz. İletileriniz hiç eksilmedi. Yazı günlerim de arayan, okur olmaktan çıkan arkadaşlar aramayı sürdürdünüz. Yurt içi yurt dışı gezilerimde “dönün artık, özledik!” dediniz…
Son elektronik mektup bardağı taşıran son damla oldu…


HOŞ BULUŞTUK!
Sizlerle hoş buluştuk da ülke sorunlarıyla hoş buluşmak olası mı?

‘Hakkâri’de Devlet babanın çocuk parkı yok!’ diye yıllar önce yazan ben nasıl da lüks bir istekte bulunmuşum. Artık Hakkâri’de gazetecilerin gözü önünde 15 yaşındaki çocuğun kolu kırılıyor. O ne öfke? O ne gözü dönmüşlük? Yurttaşının hiç olmayan polis devletinin polisi, gazetecilerin gözü önünde Newroz kutlamalarına giden C.E. ’nin kolunu çatır çatır kırıyor…

Sümbül dağının uçurumlarında açan asmin, bu bahar açar mı?  Yaşam adına direnir mi diye uykularım kaçıyor. Ansızın bir mesajla açtığını duyuyorum. Asi çiçeğin açışına seviniyorum. İsyan çiçeğim sevdiklerine direnç tazeletiyor, umut veriyor…

O açsa da radikal kadının isyanı dinmiyor.
‘Hatırla Sevgili’ hatırla ey halkıma dönüyor…


VERİN FOTOĞRAFLARIMIZI!
O fotoğraf!
Yılın fotoğrafı!
Dünya bu fotoğrafı konuşuyor!
İğrenç fotoğraf!
Türkiye’yi sarsan fotoğraf!
Herkesin konuştuğu fotoğraf!
Fotoğraflar! Fotoğraflar! Fotoğraflar!
O güzelim dili güçlü fotoğraflar için şaşırtıcı sözler, ilginç manşetler, yalanlar, yanlışlar, abartılar…

Oysa bizim kuşağın fotoğraf kareleri gözlerimizde saklı. Acısı yüreklerimizde…
Bir, bir dökülüyor filmlerde, dizilerde, oyunlarda, sergilerde…
Fotoğraflarımız bile yok ediliyor…
Gece yarıları basılan evler, yırtılan fotoğraflar.
En acısı da annelerimizin korkudan yırttıkları fotoğraflarımız.
Kaçarken dağıtılan valizlerde kaybolan fotoğraflar, ‘Fotoğraf burjuva merakı’ diye kulaklarımızda çınlayan sert  eleştiriler.
Fotoğrafın dilinin gücünü yıllar sonra görmek, sanat olduğunu kavramaya özen göstermek daha dün gibi…

Oysa fotoğraflarımız siyah beyaz olsa da yoksulluk, eziklik yansıyor. Gülüşlerimiz bile yarım…
 Kimimiz ilkokula kayıt yaptırırken; fotoğrafla tanıştı. Kimimiz doğar doğmaz…
 Yansımamızla tanışmak hepimizde farklı duygular yarattı…
 Ödünç giysilerle fotoğraf çektiren gencin, annesinin gözü yaşlı, babasının boynu bükük,  duyguları onda saklı…

İlk fotoğraf tüm ilkler gibi iz bırakıcı…
Sonraki fotoğraflara özenle hazırlanır, çektirilir, merakla beklenir, alınır. Fotoğraf almaya giderken; ansızın fotoğrafçının vitrininde kendini görür. Şaşkınlık, mutluluk, ya da kıskançlık sonucu yüzde patlayan yumruklar...
“Ağ Gül Seni Camekanda Görmüşler”

Fotoğrafçıya önce para ödenir sonra küçük beyaz zarf açılır ve merakla çekilen fotoğrafa bakılır.

Sevgiliye gönderilecekse hemen bir kahveye ya da pastaneye oturulur. Mektup yazılır, fotoğraf  içine konur, postaneden pullanıp gönderilir.
Ya da kâğıtlara sarılır,  çocuklara verilir, sevgiliye gönderilir.
Her şey büyük bir heyecanla yapılır…

Okullar bitmeden katıldığımız yürüyüş ve mitinglerde çekilen fotoğraflar bizim olmaktan çıkar, arşiv geleneği olmayan ülkede arşivlenir.

Düne baktığımızda en güzel fotoğraflarımız devletin arşivlerinde… Bugün gazete manşetlerine çıkan, ortalara açılıp saçılan fotoğraflar o arşivlerden değil mi?

En güzel, en görülmedik, en korkusuz en coşkulu fotoğraflarımız sizin arşivlerinizde…

Sizce günü geldiğinde ortaya çıkarılıyor.
Gününü beklemeden verin fotoğraflarımızı…
Biliyoruz en güzel fotoğraflarımız sizde…


YAŞAR SEYMAN

birgun

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com