İmza toplamasını biliyor musunuz?/Yaşar Seyman

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 1 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930


Yaşamımızın üçte ikisi çeşitli kampanyalara imza vermekle geçti. Her imza kampanyası sonrası bir dolu insanın canı yandı. Bedeller ödendi, geri adımlar atıldı, sessiz kalındı. Polemiklerden kaçınıldı. Hâlâ insanların canı yanıyor. En büyük neden imza toplamasını bilmiyoruz.

Niçin imzalar topluyoruz?

Haksızlıklara, aymazlıklara, duyarsızlıklara duyarlığımızı göstermek için. Oysa imza toplarken; birey hak ve özgürlüklerine saygı göstermiyoruz. Faydacı bir anlayışla imza topluyoruz. Kırıp döküyoruz. Etik davranmıyoruz. Nasıl mı?

İmzasını almak istediğimiz insana, en yakın olan dostunu aracı kılıyoruz. O da tam metni bilmediği için ‘Şu konulara karşı imza topluyoruz sen de imza verir misin?’ diyor. Karşındakini arkadaşın değil dost diye bildiğin için ‘Evet’ diyorsun.

Konu ve imzalar açıklandığında bambaşka amaçlar için dostunun bile seni kullandığını görüyorsun. Siteminin karşılığında onun da kullanıldığına tanık oluyorsun. Birey hak ve özgürlüklerine aykırı bu eylemi kınamakla yetiniyorsun.

Birey hak ve özgürlüklerine özen göstermeyen insanların haksızlıklara karşı imza toplarken; haksızlıklara neden olması doğru mu? Demokratik açılımlar için adım atması inandırıcı mı?

İletişim devrimi sonrası insanlar isterse inanırsa açılan kampanyalara kendiliğinden imza atar. Örneğin yazar Neşe Yaşin için açılan kampanyaya imza vermek için internet sitesine girdim, bilgilendim ve kınama metnini imzaladım. En son 1 Mayıs olayları sonrası açılan ‘Vali İstifa’  kampanyasına yine internet üzerinde imza verdim… Kaldı ki, sorunlara duyarlı biri olarak eylemlere katılıyor ve köşemde yazıyorum…

İnsan gönülden, inanarak, severek bir eyleme katılırsa;  ödenecek bedeli öder, konacak tavrı kor, gelecek tepkileri de yüreklice karşılar…

Ansızın bir dost telefonu; ‘Bir imza kampanyasına sizden de imza istiyoruz’ diyor. Siz de çağdaş bir birey olarak ‘lütfen metni gönderir misiniz’ diyorsunuz. Metni beklerken; günler sonra metin yerine sözü edilen ve açıklanan bildiride imzanız olduğunu duyuyorsunuz. Bu durum etik mi? Etik olmayan bir eylemde dostluk olur mu?

Yaşama uzun soluklu bakan insanların imzaları değerlidir. Yaşadıkları sürece imzalarını savunurlar. Emekten, barıştan, demokrasiden, insan hak ve özgürlüklerinden yana mücadele veren insanlardan imza istemek özen gerektirir.

Haksızlıklara baş kaldıran, demokratik istemleri dillendiren, tavır koyan öncüler, imza istediğiniz insanın haklarını da korur musunuz?  Yoksa gün gelir imza için arayacak dostunuz kalmaz…

BARIŞ MİTİNGİ’NE KOŞMALI!

Barış Meclisi sesleniyor:

“ Ölüm değil, çözüm istiyoruz. Birlikte ağlayıp, birlikte gülmek için Türk, Kürt, Ermeni diye ayırmaksızın, ölen çocuklarımızın yasını, bu son olsun diyerek birlikte tutmak için kim kullanırsa kullansın silaha, şiddete hayır demek için, birlikte şarkı söylemek için, birbirimize sarılıp dans etmek için, halay çekmek için 1 Haziran saat 12’de Kadıköy’deyiz. Sen de katıl aramıza” diyen ‘Barış Meclisi’ çağrısını barış içinde yaşamak isteyen herkes duymalı!

Bu güzel çağrıya koşmalı…

Dostça el ele tutmalı…

Barış şarkıları söylemeli…

birgun

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com