E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- HPG: İntihar değil, çok planlı bir karakol baskınıydı
- Esas sorunlar/Ahmet Altan
- Barzani ile Maliki arasında gerilim tırmanıyor
- Kürt paketinde ilginç ve hızlı gelişmeler/MURAT YETKİN
- Ben bir çocuğum.../Şerif Kaplan
- Türk medyasının “İsviçre balonu” patladı
- Kürtlerin temel sorunu ’çakma seyit’ düzeni/Soner YALÇIN
- PKK'lar saz çalıp eğleniyor
- Bir kilo şekere Diyarbakır/M.Salih Erol
- Güney Kürdistan’da kız çocuklarının yüzde 60’ı sünnetli
Baksanıza, Kürtlerin partisi Ergenekon çetesi konusunda “tarafsız” kalmayı seçti.
Ergenekon’un varlığını sürdürüp iktidarı ele geçirmesi halinde en büyük acıyı Kürtler çekecek hâlbuki.
Ama onlar “tarafsız” durmak istiyorlar.
Yanlış hatırlamıyorsam Altan Öymen o sakin ve eğlenceli üslubuyla anlatmıştı.
Bir gün uçakta giderken koltuğun pek temiz olmadığını görmüş.
Hostesi çağırıp şikâyet etmiş.
“Biraz daha temizliğe dikkat edin.”
Daha sonra uçak bir türbülansa girmiş.
Hava boşluklarına düşerek, çatırtılarla sallanarak, zaman zaman düşecekmiş duygusu uyandırarak zor bela ilerliyormuş.
Uçağın içini tam anlamıyla bir ölüm sessizliği sarmış.
Herkes kemerlerini bağlayıp, koltuk kenarlarına sıkı sıkı tutunmuş.
Hostes dengesini sağlamaya çalışarak yürüyüp Altan Öymen’in yanına gelmiş.
Kulağına eğilmiş.
“Hâlâ koltuklardan şikâyet ediyor musunuz” demiş.
Doğrusu ya bugünlerde bu hikâyeyi çok sık hatırlıyorum.
Türbülansa girmiş bir uçakta gibiyiz.
Daha çok yakın bir tarihte darbe planları yapılmış.
Cuntalar kurulmuş.
Genelkurmay Başkanı bile hedefler arasına yerleştirilmiş.
Üstelik bu planın alt yapısını hazırlayacak büyük bir çete devletin ve toplumun içine dal budak sarmış.
Özel evlere silahlar yığılmış.
Çetenin büyükçe bir parçası yakalanıp hapse konmuş olsa da devletin önemli mevkilerinde hâlâ destekleyicileri var.
Bugünkü Taraf’ta okuyacağınız haberler, bu ülkedeki bazı insanlarda darbe özleminin nasıl sürdüğünü ve sadece Türkiye’yi değil dünyayı da sarsacak planlar yaptıklarını size gösterecek.
Bu planların ve darbe isteklerinin bittiğini de sanmayın.
Daha önceki gün çok sevdiğimiz Kemalist bir dostumuz gazeteye ziyarete geldi.
Gerçekten de dünyanın en dürüst ve temiz insanlarından biridir.
Konuşmaya başladık.
Halkın “kimi seçeceğini bilmeyen akılsızlar kalabalığı” olduğunu söyledi.
Sonra da bir “devrime ihtiyaç olduğunu” inatla savundu.
“Halkı aptal buluyorsun, onu politikanın dışına itmek istiyorsun ve bir devrim yapılması gerektiğini söylüyorsun. Halksız devrim nasıl olacak? Halksız devrime devrim değil, darbe denir” dedik.
Kendisi de darbelerden çok çekmiş, hapislerde yatmış eski dostumuz şöyle bir durup düşündü, “bir darbe yanlısı” olmak ağırına gitti, “Bütün devrimler tepeden yapılır” dedi.
Ama söyledikleri kendisini de tatmin etmedi.
Kendini haklı göstermek için AKP’ye yüklendi.
“Peki, devrim olmasın da bu yolsuzluklar yapan iktidar mı devam etsin” diye sordu.
Biz de, “AKP’nin yolsuzluk yaptığını gösteren belgeleri getir hemen basalım” dedik, “CHP’deki arkadaşlarına söyle ellerinde ne kadar yolsuzluk belgesi varsa bize versinler, biz onları basacağız.”
Sonra da ekledik, “Bir darbe döneminde gazeteler hiçbir yolsuzluk belgesi basamaz ama yarım yamalak bir demokraside bile bu mümkün. Şimdi sence hangisi daha iyi?”
O dürüst ve saf gülümsemesiyle gülümsedi, “Ben bir düşüneceğim” dedi, sonra hemen “ama,” diye devam etti, “ben kolay değişmem.”
Böyle dürüst insanların bile darbe istediği bir dönemden geçiyoruz.
Bu istek de öyle kolay kolay dinecek gibi gözükmüyor.
Ergenekon çetesinin galip gelmesi, böyle bir darbenin gerçekleşmesi bu ülkedeki solcuların, Kürtlerin, dindarların, liberallerin ağır acılar çekmesi demek.
Ben de o hostes gibi eğilip milyonlarca insanın kulağına fısıldayarak aynı soruyu sormak istiyorum.
“Hâlâ birbirinizden şikâyetçi misiniz?”
Bu ülkede darbe hayallerinin yeşerebilmesinin tek nedeni, dindarların, Kürtlerin, solcuların, liberallerin ayrı ayrı köşelere çekilip birbirlerinden kuşku duyması, birbirlerinden şikâyet etmesi.
“Egemen efendiler” onların hepsini sıkıştıkları köşelerde tek tek yakalayıp eziyor.
Eğer bu güçler “demokrasi” fikri etrafında birleşip “darbecilere” karşı seslerini birlikte yükseltseler ülkenin kaderi değişecek ama bunu yapamıyorlar.
Baksanıza, Kürtlerin partisi Ergenekon çetesi konusunda “tarafsız” kalmayı seçti.
Ergenekon’un varlığını sürdürüp iktidarı ele geçirmesi halinde en büyük acıyı Kürtler çekecek hâlbuki.
Ama onlar “tarafsız” durmak istiyorlar.
Doğrusu ya, ben bunu anlamıyorum.
“Bu dindarlara güvenilmez” diyen solcu mektupları, “Allahın sözü varken demokrasi de neymiş” diyen dindar mektupları alıyorum.
Ümit verici olan ise, her üç kesimden de “birleşmeliyiz” diyen mektupların çoğunlukta olması.
Bu ülke “yeni bir anlayışı” doğuracak.
Biraz zorlanacak ama yapacak bunu.
Kürtlüğün, dindarlığın, solculuğun yeni bir sentezini, dünyaya örnek olacak biçimde bu ülke yaratacak.
Belki benimki, bazı okuyucuların söylediği gibi, “aptalca bir iyimserlik” ama ben buna inanıyorum.
Böylesine sallanan bir ülkede “koltukların kirliliğinden” şikâyet etmeyi çok uzatmayacaklarını düşünüyorum.
Her an düşme korkusuyla yaşamaya bir toplum çok fazla dayanamaz çünkü.
taraf
Yorum Yaz
Yorumlar (2 Yazılmış)
-
Gönderen burcu_35, 15 Temmuz, 2008 22:13:20ahmet altan gerçekten bu yazdığı yazıyla artık bölünmek için değil birleşmek için bişyler yapılmasının gerektiğini savunmuş.tamamen dış ülkelerin halkın arsına nifak tohumları ekmesiyle gelişen olaylar bunlar bu ülke bölünmesin gelin gerçekten haklarınızı askerleri öldürerek değilde daha doğru biçimde elde etmeye çalışın emininm bu yolu kullandığınız takdirde herkes sizin yanınızda olacaktır buna emin olun çünkü doğu insanının gerçekten çok zor şartlar altında yaşadıklarını kör olmayanlar görür.her zman çaşitli renklerde çiçeklern bulunduğu bahçeler daha güzeldir bunu unutmayın...
-
Gönderen eminekaya, 14 Temmuz, 2008 20:12:28Ahmet Altan kulağa hoş gelen şeyler yazmada usta ama gazetesini hangi kaynaklarla çıkardığını, neden gizli belgelerin hep onun gazetesinde yayınlandığını doğrusu çok merak ediyorum bir zmanlar Doğu Perinçek de sık sık açıkşardı gizli belgeleri...



Güncel