E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- HPG: İntihar değil, çok planlı bir karakol baskınıydı
- Kürt paketinde ilginç ve hızlı gelişmeler/MURAT YETKİN
- Barzani ile Maliki arasında gerilim tırmanıyor
- Esas sorunlar/Ahmet Altan
- Kürtlerin temel sorunu ’çakma seyit’ düzeni/Soner YALÇIN
- Ben bir çocuğum.../Şerif Kaplan
- Bir kilo şekere Diyarbakır/M.Salih Erol
- Türk medyasının “İsviçre balonu” patladı
- PKK'lar saz çalıp eğleniyor
- Güney Kürdistan’da kız çocuklarının yüzde 60’ı sünnetli
Dedesini de yitirdiği tarihi katliamı haber yapan DİHA muhabiri Ercan Öksüz’ün, ‘halkı tahrik etmek’ten 3 yıl hapsi isteniyor.
Dicle Haber Ajansı (DİHA) Van muhabirleri Oktay Candemir ile Ercan Öksüz, “Zilan Katliamı’nın tanığı konuştu” başlıklı haberleri nedeniyle 3 yıl hapis cezası istemiyle hakim karşısına çıktı. Öksüz’ün dedesi Bêmal Öksüz de Zilan’da katledilenler arasındaydı.
Van’ın Erciş İlçesi’nin Zilan Deresi bölgesinde 1930 yılında yapılan ‘Zilan Katliamı’nda 15 bin kişi yaşamını yitirdi. Katliamın yaşandığı dönemde 45 köy ateşe verilerek yakıldı. Katledilen 15 bin kişiden biri olan Bêmal Öksüz’ün torunu Ercan Öksüz, muhabir arkadaşı Oktay Candemir ile birlikte 20 Eylül 2007 tarihinde Zilan Katliamı’nın tanığı Kakil Erdem’in tanıklığını haberleştirdi. Öksüz ve Oktay hakkında, “Zilan Katliamı’nın Tanığı Konuştu” başlığıyla yayınlanan haber nedeniyle TCK’nin 216. maddesini düzenleyen “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” iddiasıyla 3 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. Van 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün görülen ilk duruşmada Öksüz ve Candemir hakim karşısına çıktı.
Duruşma ertelendi
Duruşmada ifade veren Candemir ile Öksüz, yaptıkları haberi savundu. Avukatları Murat Timur ise Zilan Katliamı’na dikkat çekti. O dönemde sayısız sivil ve çocukların öldürüldüğünü aktaran Av. Timur, olayın haber değeri taşımasından kaynaklı müvekkillerin konuyu haberleştirdiğini aktardı. Beyanlardan sonra mahkeme heyeti haberde ismi geçen Kakil Erdem ile yapılan röportaj CD’nin çözümü için duruşmayı 6 Kasım 2008 tarihine erteledi.
Öksüz, davaya da üzüldü
Dedesi Bêmal Öksüz’ün de binlerce kişiyle Zilan’da katledildiği Ercan Öksüz’ün, katliamı haberleştirmesi üzerine yargılanması ise ayrı bir trajediyi ortaya koyuyor. O dönem 20 yaşında olan dedesi Bêmal’in de 8 arkadaşıyla birlikte toplu mezarlara gömüldüğünü anlatan Öksüz, yaptığı haberin amacının basın özgürlüğü çerçevesinde halkı aydınlatmak olduğunu, hakkında dava açılmasının üzücü olduğunu söyledi.
‘Onlar yargılanmalıydı’
Türkiye’de karanlıkta kalmış bir tarih olduğunu dile getiren Öksüz, şunları kaydetti: “Davanın bize açılmaması lazımdı. Özalp’ta 33 köylüyü öldürdüğü bilinen Orgeneral Mustafa Muğlalı’nın ismi aynı ilçedeki kışlaya verilirken, biz gazetecilere bu tür haberleri yaptığımız için dava açılıyor. Davanın katliamı yapanlara, yaptıranlara açılması gerekiyordu. Benim dedem katliamda katledildi. Bu katliamın gün ışığına çıkarılması için haber yaptım ve bundan sonrada bu yöndeki çalışmalarımı sürdüreceğim.”
‘Hamile kadının karnını deşiyordu’
Zilan Katliamı’nın tanıklarından Kakil Erdem, davalık olan haberde şunları anlatmıştı: “Askerler, hamile kadınların karnını deşiyorlardı. Hamile kadınları öldürüp, çocuklarını karınlarından çıkarıyorlardı. İnsanları gözlerimin önünde kesiyorlardı. Benim gözümün önünde 3 akrabamın kafa derisini yüzdüler. İki kardeşi ağaçlarla döverek öldürdüklerini gördüm. Katliam başladığı sırada dağlara kaçtım, saklandığım yerden olup biteni izledim. Günlerce dağlarda aç kaldık. Askerler gittikten sonra köye geri döndük. 35 akrabamı öldürmüşlerdi. Birçok insanı gözümün önünde kestiler. O katliamı hiç unutamadım. Esir alınanları da öldürdüler.”
VAN
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA



Güncel