E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Orta doğu da, Filistin ve Kürdistan üzerine bu türden yazıları toplasan ciltler dolusu ve kütüphanelere sığmaz olur.
Orta-doğu da bulunan her iki ülkenin de sanki kaderleri hisleri aynı hareket ederek Filistin ve Kürdistan’ı düşmanları tarafından yok edilmeye topraklarını yakılmaya ve yıkılmaya, kanla sulanmaya devam edilmiştir.
İşte bunlardan en sonu 2008 yılının son günlerinin yaşandığı bir günde siyonist İsrail Hamas’a bağlı Filistin topraklarına karşı savaş kararı alarak havadan ve karadan bombalayarak Filistin halkını çoluk çocuk demeden, kan gölüne çevirirken 2 günde ölü sayısı hızla yükselmeye devam etmektedir.
Şimdiye kadar 320 Filistin’linin öldüğü söylenirken bu rakam saat başı artmaya devam etmekte olup binlerin üzerinde de yaralının olduğu söylenmektedir.
Tarihte bu insanların hiçmi yaşama şansı yoktu? Hiçmi çocukluğunu dolu dolu yaşayarak oyuncaklarıyla oynamaya, gençliğini yaşamaya, sevmeye mutlu olmaya hiç mi hakları yoktu?
Ortadoğu da Filistin ve Kürdistan halklarının kaderi bu sömürgecilerin ve ABD emperyalizmin işbirlikçilerinin ellerindemi?
Ortadoğu’yu yıllardır kan gölüne çevirenlerin başında ABD emperyalizmi gelmektedir. ABD tarafından ikinci dünya paylaşım savaşı sonrası İsrail yapay devlet olarak kurulmuştur. İsrail Orta-doğunun ve Filistin topraklarını işgal ederek Filistin halkını topraklarından kovarak kurulmuştur.
İsrail Yapay devletinin kurulmasının iki nedeni vardı:
Birinicisi; Tarihten bir hesaplaşması sonuncu Arap-İsrail çatışmasın dan faydalanarak Orta-doğu ve Arap topraklarında (Yahudi) İsrail halkının gelişmesini sağlamlaştırmıştır. İkinci paylaşım savaşı sırasında Hitler faşizmi tarafından soykırıma uğratılan (Yahudi) lerin – ABD tarafından İsrail devleti olarak Arap ve Filistin toprakları üzerinde yerleştirilmesidir.
ABD emperyalizmi ikili rol üstlenmiştir. Birincisi; Tarihte süregelen Arap-(Yahudi) çatışması sonuncun da Hitler Faşizmi tarafından soykırıma uğratılan, Yahudi halkınıa ABD, sahip çıkarak. Filistin toprakları üzerine yerleştirerek İsrail devletinin oluşması ile beraber dünya çapında bir hümanist yapıya bürünerek itibar kazanmıştır.
İkincisi ise; iki kutuplu dünyanın Sovyet sosyalist sisteme karşı süper emperyalist gücü olarak kapitalist sistemi burda temsil ederken Arap milliyetçiliğinide hizaye getirmeye çalışmıştır. Diğer tarafdan da Orta-doğu da yapay devlet olarak kurdurduğu İsrail tarafından Orta-doğu ve Asya ülkelerini hem denetlemek hemde Orta-doğuda tek süper güç olarak söz sahibi olmasıdır.
O,günden bu yana Orta-doğuda silah ve top, bomba sesi susmazken, Filistin ve Arap halkının ve insanların canını alarak Orta-doğu yu, tıpkı bu gün de olduğu gibi kan gölüne çevirmiştir.
Aynı şekilde Orta-doğu da Filistin gibi ortak kaderi paylaşan diğer ülke ise, Kürdistan’dır. Yüz yıllardır her iki ülkede kendi özgür bağımsız devletini kuramamıştır.
Bugün Filistin Yaser Arafat’ın ölümden sonra daha geriye giderek Filistin iki başlı bir duruma gelmiştir.
Bir tarafı yine ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizmi tarafından kurulan Hamas denetimide yer alırken.
Diğer tarafı da ABD ve İsrail siyonizmin işbirlikçisi Mahmud Abbas denetimin de bulunmaktadır. Tabiki, bunu en iyi tercihini yapacak yine Filistin halkının özgür seçimidir.
Biz burda ne herne kadarda öngörüde bulunsak tabiki haklı olarak biri diğerinin tercihi değildir.
Her iki tarafta sanmıyorum ki, Filistin halkının tercihi olsun, Mahmud Abbas doğrudan ABD ve İsrail siyonizmin işbirlikçisi, diğeri Hamas ise, dolaylı olarak İsrail siyonizmin işbirlikçisidir.
Burda diğer ulusal güçler ve sosyalistler güç olmadığı sürece burda ki, karışıklık devam edecek ve Filistin halkının kanı akmaya devam edecektir.
Buda ha demekle olacak bir şey değildir. Bu sadece Filistin halkına özgü bir şey değildir tüm Orta-doğu, Asya, Afrika ve tüm dünya ülkelerinin sorunu olarak bakmak gerekir.
Aynı şekilde kendi coğrafyamızda devam eden bir savaş vardır; nasılki bizleri Orta-doğu Asya, Afrika ve dünya ülkeleri ilgilendiriyorsa anı şekilde de kalbimiz Kürdistan dan yana atmak zorundadır.
Yüzyıllardır bir halkı betonlamaya yok etmeye çalışanlar bunda bir türlü muaffak olamamışlardır. Türk militer devleti bunu bir türlü başaramamıştır.
Sadece her yazımda vurgulamaya çalıştığım gibi, bir kaç isyanı bastıramamışsa, Kürd halkının ulusal mücadelesi drmamış ve susmamıştır.
Sadece 25 yıldır bu topraklarda süre bir savaş vardır. Kürdistan toprakları, dağları, ovaları bombalanmış Kürdistan’ı insansızlaştırılmak istenmiş ama bir türlü Kürd halkı sumamış ve teslim olmamış ve dönemde her zaman ayağa kalkarak direnmesini mücadele etmesini bilmiştir.
Kürdistan da süren savaşta 40 binin üzerinde insan kanı ile Kürdistan toprakları sulanmıştır. Ama bir türlü savaşla bu sorun çözümeye yanaşmayan Türk militer devleti, kendi sınırlarını aşarak Güney Küdistan da ki, bölge Kürd devlet oluşumunu rahatsızlık vermek için son bir yıldır sürekli saldırmaya, bombalamaya Kürd kanı akıtmaya o bölgede de başlamıştır.
Kendi toprakların da ki Kürd sorununu çözümüne kavuşturmadığı gibi, her kafası bozulduğunda İsrail gibi Güney deki, Kürd köylerini ve Kürd yerleşim yerlerini bombalayarak Güneyli Kürdlere gözdağı vermeye çalışmaktadır.
Bu saldırılar tesadüfü sonuncu değildir. Orta-doğu da Filistin ve Kürdistan halkların kanını akıtanlar aynı konseptin ortakları olan ABD, İsrail, Türkiye işbirliği sonuncunda ortak hareket ederek aynı anda planlanmaktadır.
Bir anda İsrail siyonizmi savaş açarak Filistin halkının kanı aktığı sırada Kürd halkına da saldırı düzenleyerek Kürd halkının kanını akıtmak da gecikmemiştir. Yine Türk militer devletin uçakları da güney Kürdistan köylerini bombalayarak Kürd halkının kanını akıtmış olması tesadüf değildir.
Her ne olursa olsun Filistin ve Kürd halkına karşı düzenlenmiş bu saldırılar bölge ve dünya halklarına 2008 yılının son günün de bir gözdağı olarak alğılanmalıdır. İnsanım diyen herkesin bu saldırılara karşı çıkması Filistin ve Kürd halkının yanıda yerlerini alması, insanım diyen herkesin halklara sahip çıkmaktan geçmelidir..



