E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
ArÅŸiv
| Pt | Sa | Ça | Pe | Cu | Ct | Pa | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | |||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | |
| 27 | 28 | 29 | |||||

Halkına kızgınmış… Halkı, Kürt halkıymış…
Anlaşılan çok büyük bir haksızlık var; (T)evlet Televizyonlarımızın nadide Televizyonu, TRT-ÅžEÅž’in çiceÄŸi burnunda/kulağında, yeni ve çok heyecanlı program sunucusu (belki de ilerde oyuncusu); çok sevgili, çok deÄŸerli (bu arada saç renginde çok ÅŸahane olmuÅŸ. Ama yine de yaÅŸlandın, kabul et be abla) ve çok bilmem neli hanfendi Nilüfer AKBAL’a!!!
Åžak, ÅŸak, ÅŸak! Yürü be!.. Kim tutar seni/sizi! Ihı ıhı! Neyse, kendimizden geçtik, kendimize geliyoruz ÅŸimdi…
Bugün/dün/önceki gün Taraf gazetesini okudum, Araf’ta kaldım… Bir Nilüfer AKBAL çıkmış meydane, gelin (kaynana) görün ki ne ÅŸahane! Yakıp yıkıyor ortalığı, virane ediyor… Her taraf toz duman… Okumayanınız varsa, hemen bir Taraf alsın okusun ablamı!.. Röportajı var Taraf’ta (hangi tarafta?)… (Hem alın Taraf’ı, sahiplenin, yazık! Kendilerini geliÅŸtirsinler gazetesi.)… Görün bakın neler çekmiÅŸ Kürtlerin elinden… Kürtler ki hiç çekmediler telinden… Bir Kürtlere deÄŸil serzeniÅŸi/merzeniÅŸi… Türklere de küskünmüÅŸ…
“Mesela” diyor, “ben Türk basınında ‘Kürtlerin Sezen Aksu’su olarak tanındım. İyi bir sanatçıdır, iyi besteleri vardır, birçok insanın önünü açmıştır (ne ayıp, önünü açmak), eyvallah (sana da eyvallah abla! Çawa are you? Are you baÅŸ?)… Kendi halkına kendi kültürüne hizmet etmiÅŸ bir sanatçıdır (Sezen Aksu için diyor, mini mini minnacık serçe için)… Ben olsaydım ‘Kürtlerin Sezen Aksu’su dedikleri kadın kim?’ diye merak ederdim. ‘Bir tanışayım, bir konser yapayım’ diye düÅŸünürdüm” diyor, diyoor, diyooor ve devam ediyor, gidiyor kendini ansızın TRT-ÅžEÅž’te buluveriyor, sevgili ÅžAÅžTIM TV’YEE ÅžAÅž BULAMADIM izleyicileri… Bir anda hayalleri/rüyaları/hülyaları/mülyaları gerçek oluveriyor sanki!..
Ne acıklı, bir gazetenin, bir röportajından alıntılar, kesitler, (k)esintiler… Mendili olan yok mu yaav!!! Velhasılkelam, Türklerden bu vesileyle kızgınmış/üzgünmüÅŸ/küskünmüÅŸ(müÅŸ)…
Yav sen Kürtlerin Sezen Aksu’suysan, ben de Marlon Brondo’suyum!.. Bu halk, beni de anlamadı!.. Yani ÅŸimdi bu halk var ya, IMF’den milyar dolarlarca kredi de alsa, ne sana olan borcunu, ne de bana olan geçmiÅŸ dönem borçlarını ödeyebilir…(Bu halk bize çok borçlu, çok!) Hele bu Küresel Ekonomik ve Mali (müÅŸavirler odası) krizde hiç… Allah bilir Küresel krizi de bu Kürtler çıkarmıştır. Yani senin ve benim halkım, halklarımız… Ah halk, ah!.. Sen yok musun, sen…
“İhanet etmedim vicdanım rahat” diyen sana-atçı; yine röportajın bir yerinde (sağında mı, solunda mı bilmiyorum) ÅŸöyle demekten kendini alamıyor (satıyor mu belli deÄŸil); “DüÅŸünsenize yirmi yıldır Kürt müziÄŸi yapıyorum. En çok aÄŸrıma giden ÅŸeylerden (neylerden) biri, Mersin’de bayrak yakıldığı için, ÅžEWA albümü çıktığı zaman dağıtılmaması oldu (vah vah). Bir tanıtım ÅŸirketiyle anlaÅŸmıştım. Oradaki kadın dedi ki, ‘EÄŸer siz bana bu albümü Kürtçe olduÄŸu için dağıtamıyorum deseniz inanmazdım, ama ÅŸimdi dağıtamıyorum, Kürtlere çok ciddi tepki var’. YorulmuÅŸtum, ‘Bu iÅŸi bırakayım’ diyordum. Aman aman bir umudum da yoktu. Geri çekilmeyi düÅŸünüyordum bu albümden sonra. KüsmüÅŸtüm yani. Kendi halkıma da küsmüÅŸtüm aslında.”
(Küstüm kara gözlerine, küstüüüm küstüm…)
Yani buradan çıkaracağımız sonuç ne olmalıdır… Bu olmalıdır, ÅŸu olmalıdır, o olmalıdır deÄŸil! Kesin ve net hatlarıyla ortaya konulması gereken bir husus varsa, o da ÅŸudur; yani sorun kürt sorunu ve onun etrafında geliÅŸen trajediler, onulmaz acılar/gözyaşılar deÄŸil; sorun, iyi-kötü kendini bir yerlere, bir yerleriyle/ÅŸeyleriyle/ getirmiÅŸ, sana-atçı olmuÅŸ ama Kürt ol(a)mamış, çiçeÄŸi burnunda/kulağında, asimilasyon ve özüne yabancılaÅŸtırma aracı TRT-ÅžEÅž’in program sunucusu Sezen Aksu, pardon… minik Nilüfer… ya afedersiniz hatırlayamadım bir an… ha, hatırladım hatırladım… Nilüfer Aksu’nun; çıkarmaya çalıştığı albümlerinin ülke sathında rekor satış yapamaması ve güç bela düzenlediÄŸi konserlerinin hınca hınç/mınca mınç dolduramaması sorunudur…
Sorun budur kardeÅŸim!
Sorun, budur..!
Çok hüzünlü/acıklı/tuzcuklu bir hikayesi de yok deÄŸil bu vatan evladımızın/bacımızın/ablamızın… O’da, küçük Ceylan/Emrah gibi buralara/oralara kolay gelmemiÅŸ yani… Zor-bela atmış kendini oralara… GittiÄŸi yolda, gösterdiÄŸi hedefe, hiç durmadan yürüyeceÄŸine and içmiÅŸ/yemiÅŸ… Ve en sonunda varmış; elinde o meÅŸhur bavuluyla İstanbul eline… (YeÅŸilçam filmlerini izlemiÅŸsinizdir; hayal edin, gözlerinizde canlandırın)…
“İstanbul’a geldiÄŸimde Varto, MuÅŸ o bölgelerde tanınan birisiydim. Bütün sosyal faaliyetlerde birinciydim. Çok sosyal bir yanım vardı. Hep müzikle ilgili bir ÅŸey yapmak isterdim, ailem de çok destek olurdu. Babam 86 yılında vefat etti. İki üç yıl dumura uÄŸradım. İlk defa bir yakınımı kaybediyordum. Çok içime kapandım. Sonra dayım geldi İstanbul’dan. Dayımın kızı Sünni biri tarafından kaçırıldı diye bütün evini arsasını satıp İstanbul’a gitmiÅŸti. Bütün çocuklarıyla bir odada yaşıyorlardı…”.
Ve ÅŸimdi de, ÅžAÅž-TIM KALDIM ÅžEÅž TV’de program yapıyor; Rojin ve muadili sana-atçılarla… Åžöhret basamaklarını, Rojin bacısıyla bir bir tırmanıyorlar… MeÅŸhur oluyorlar, ünleniyorlar… Gelsin gazeteler, radyolar, televizyonlar!.. Boy boy resimler, hareketli/bereketli görüntüler… Dizilerden-sinemalardan film teklifleri… Paralar-maralar… Yatlar-katlar… (Allah var, gözümüz yok be abla)…
Sana-atçı ablamız röportajının sonunda aynen ÅŸöyle diyor: “Yapmak istediÄŸim iki halk arasında bir barış köprüsü oluÅŸturabilmek, onu yapabilirsem ölsem de gam yemem”.
(Ben röportajı baÅŸtan sonuna kadar okudum; maalesef o bahsettiÄŸi köprüleÅŸmeyle ilgili herhangi bir bulguya/emareye rastla(ya)madım… Tamamen kendisini merkeze alan bir röportaj olmuÅŸ kanaatindeyim)…
TRT-ÅžEÅž’te rolü ve kutsal görevi bu olacakmış… Bence senin/sizin derdin(iz) bu deÄŸil, olmadı hiç… Senin/sizin derdin(iz)/tasan(ız)/tarağın(ız); popülizm hastalığıdır… Ki bu hastalık, hepimizde/içimizde mevcudiyetini ve istikbalini büyük bir ÅŸevk ve azimle korumaktadır… Gerisi boÅŸtur, çaresi yoktur… Siz, sadece beyaz olmasını baÅŸarabilenlerdensiniz… (Yaw ne kadar da ÅŸanslısınız, var ya!..) Yoksa ne iÅŸin(iz) var TRT-ÅžEÅž’lerde MRT-ÅžEÅž’lerde!.. Otur, oturabilirsen(iz) oturduÄŸun(uz) yerde/evde/katta/komÅŸuda… Kala kal…
…Kürt Sorunu mu?! O ne?! Yenir mi evladım?.. Yok teyze, yok! Sen yanlış anladın; “kart-kurt” demek istemiÅŸtim ben… Ha, anladım, Nilüfer ve Rojin mi, çok meÅŸhur oldular onlar ya… Evet evet teyze onlar… Ne sağır kadınmış yaa!..
TRT-ÅžEÅž’in kendinden henüz geçem(e)miÅŸ tirkmancki sevenleri/izleyicileri!!! Uyanın! Sabah oldu, gözlerim doldu… Rojin çıkmış, “Wey li minê” diyor yanık yanık…
De haydê em İzlemiÅŸkin keçê…
Yorum Yaz
Yorumlar (22 Yazılmış)
-
Gönderen AMEDLİ RAMAZAN, 24 Şubat, 2009 16:22:31böle nilüfer gibi sanatçıdan hayır gelmez bizim kürt kimliğine sahip çıkan süper sanatçılar var şıwan.diyar.cıwan.kawa daha örnek veriyimmi şunu bilki nilüfer akbal amed halkı senden nefret ediyor tüm kürdistana selam
-
Gönderen robü, 20 Şubat, 2009 23:20:43zaten kürtler yıllardır hep bu yüzden kaybediyor. nilüfer akbal gibi erezyona uğramış kişilikler bulmuşlar boş meydanı atıp tutuyorlar. şarkıcı olmak başkadır bir halkın onurunu şerefini taşımak başkadır buna layık olamamışsada yarın ne hale düşeceğinide kendisi hesap etmelidir. kürdün böyle erezyon mağdurlarına ihtiyacı yoktur nilüfer dinleyeceğine git latif doğan dinle oda kürttür nede olsa
-
Gönderen heja, 16 Şubat, 2009 23:09:13acımagım geldi wallah hallerine..nede zor durumdalar kendilerini barış elçisi zanneden boş beleş adamlar işte...ötesi yokkk..bizim onlara ihtiyacımızda yok..devletin kürtleri onlar okkkadar.
-
Gönderen turgut, 08 Şubat, 2009 22:21:41nüli_fer hanım sizleri bugüne getiren önce allah sonra ise yurtsever kürt halkıdır unutma karektersiz kürtler değildir onlar zaten başından beri sizleri lanetlemişlerdi ben ve benim gibi demokrat kürtler seni besledik yıllarca snin yaptığın önündeki kaba sıçmaktır unutma ihanetin daniskasıdır ihannet bumerang gibidir döner sahibini bulur sanma bu devran böyle döner .bu uğurda ölmüş (iki taraftada )insanların kanı üzerinde sadeet olmazzzzzz...
-
Gönderen miraz, 31 Ocak, 2009 00:19:47Nilüfer Akbal'a saldırmışsız bukadar da olamaz sosyal demokratlara yakışmayacak laflar bunlar, bu olayı temellendirmek yerine sataşmayı tercih etmişsinizdir bunun anayasal temelLİ için uğraş yazılar yazsanız daha hoş olmazmıydı.
-
Gönderen cemal, 07 Ocak, 2009 00:28:05Ben merak ediyorum bu televizyon kürt tarihini nasıl yansıtacak acaba?O televizyonun kurulması için bedeller ödeyen bu halkın önderlerine ve temsilcilerine nasıl bir üslup takınacak.sadece müzik kanalı değildir herhalde(izlemedim,izlememde). değilmi?muazzam ve sinsi bir oyun oynanıyor.Pratikteki uygulamalar her türlü çelişkileriyle bunun bir oy avcılığı olduğunu bağırıyor.Ama yemezler,yedirmezler...
-
Gönderen azad77, 07 Ocak, 2009 00:28:05yazarimizin eline,diline,kalemine her satir ve kelimesine saglik.aslinda yazarimiz genede yumusak yazmis.bu bayanlar ve bunlar gibilerinin yaptiklari hakkinda öyle yazmaliki bi okuyan ve duyan daha boyunlarina ip atsalarda böyle hareketler yapamasinlar.nerdeydiler simdiye kadar akbal hanimlar? ve baksinlar kürt halkinin haline baksinlarda gittikleri yerleride iyi secsinler.kürt halkinin özgürlügü sizin söylediginiz iki sarki degildir.Mazlum"dan,Hakki"den,Hüseyin"den,Yilmaz"dan,Ahmet"ten,su anda esir edilmis baskaninizdan utanin.sizin gibilerde kusura bakmayin ama utanma olsa zaten gittiginiz yeri bilir ve hesaplarsiniz.kahrolsun kendi halkinin düsmani olan insanlar,kahrolsun sana söhrete sehit kanlarini degisen insanlar.
-
Gönderen baran berfo, 06 Ocak, 2009 23:31:34Ben tepki göstermeyi doğru bulmuyorum. Ben biliyorum ki TRT Şeş Kürt Özgürlük Hareketi'nin bir sonucudur zaten. Tıpkı Nazım'ın vatandaşlığa (lütfen) alınmasının da, yerele 5 kala son kozlarını oynayan AKP'nin sırf DTP sayesinde yapmış olduğu gibi. Verilecek en doğru tepkiyi aslında DTP vermiştir. Önemli bir adımdır, başarımızdır. Kanala çıkan Kürt sanatçılarımıza ise en doğru yanıt, ihanet çizgisine girmemelerini, varsa öyle bir niyet kanaldan kopmanın halktan kopmaya her zaman tercih edilebileceğini hatırlatmaktan ibarettir. Bu da, elbette onları sevdiğimiz içindir. Sersala piroz be...
-
Gönderen çemço, 06 Ocak, 2009 21:59:41yazıklarlar olsun ikisinede;kendi televizyonları yokmuydu dişi korucular(Héjayi)parçasını soyleyen kişi isminden utan sana ismini değiştirmeni tercih ederim. ROJİN değilde PİŞMANİYE olsun.yazarımıza saygılar
-
Gönderen ibrahim, 06 Ocak, 2009 21:59:41rojin ve n.akbal benim için çok iğreti duruyolar haddini bilmezler unuttularmı geçmişi.ama onların derdi para ve makam sahibi olmak.demekki içimizde böyleleride var ama gerçek sanatçıların duruşu nettir bir iki işeyaramaz çıkar ve yokolurlar
-
Gönderen Deniz, 06 Ocak, 2009 00:37:13Sayin yazar; sizin kadar acimazsiz olmak istemiyorum ama taraf'taki nilufer akbal roportaji safca cevaplardan olusuyor. Ben nilufer akbalin sohret pesinde olduguna inanmiyorum o tam aksine onunu tikamak icin elinden geleni yapiyor, istanbula saf ca gelisiylede alayci yakistirmalarinizi mesleginizle ne kadar celistiginizin acik ornegi. Dogrusu cok uzuldum yazdiklarniza bahsettiginiz bir pavyon sanatcisi degil o bir halkin bagrindan kopmus saf tertemiz bir sanatci ve kisilige sahiptir! yazimi yayinlamanizi umut ederek sonucta tarih her seyi en iyi yargilar diyerek zamana birakiyorum, saygilarimla...
-
Gönderen cibran, 05 Ocak, 2009 20:54:08nilüfer akbal'ı şiddetle kınıyorum ve yazıklar olsun diyorum.
-
Gönderen qoseri, 05 Ocak, 2009 20:54:08yazınızı keyifle okudum ,ideolojinin himayasine girmiş bir sanatın ilerleme şansı olamaz,heleki kürt halkının hasasiyetlerini yok sayarak hareket ediyorsanız bırakın yaşamayı tarihte rezil olursunuz insanların içine çıkacak yüzünüz olamaz artık,hüner ışıklı salonlarda konser vermek değildir hüner çamurun içinde hakla birlikte özgürlük şarkıları söylemektir
-
Gönderen arman, 05 Ocak, 2009 20:53:37tu her biji nulifer akbal ile rojin,nin sözluk manasi=korucu,hain,halkini satan,pislik,para icin her seyi yapan her seyi
-
Gönderen beritan, 05 Ocak, 2009 20:53:08sayın yazar ben sizi anladım çünkü bende aynı röportajı okumuştum. gerçektende hislerime tercüman olmuşsunuz teşekürler. şimdi yorum yazan bir kaç arkadaşımız var yazıyla ilgili ve sizi milliyetçilikle suçluyorlar. neden mi sizi anlamaya hiç çalışmamışlar siz röportajtan basediyorsunuz ama yorumcu arkadaşlar trt-şaş'tan basediyor. daha buun bile farkında değiller. mehmet denen yorumcuda ben hayatımda hiç böyle zevkli program izlemedim demiş ve diğer kürt tvlerine laf atmaya çalışmış mehmet denen şahıs sen kürtlük için hiç bedel ödedin mi? gelip burda yorum yapıyorsun git sana göre bir sürü internet sitesi var gelip burda yorum yazıyormuş gibi insanları rencide etme!!!
-
Gönderen Welat, 05 Ocak, 2009 20:53:08Gerçekten Sizi Tebrik Ediyorum İğneleyici Bir Uslupla İçimizden Geçenleri Belirtmişsiniz Ama Keşke İğnelemeseydiniz Az Olmuş Çivileseydiniz :)
-
Gönderen Nurhak pazarcikli, 05 Ocak, 2009 20:53:08SALDIRMAK Sunda hem fikir olalim Bu tv ozel savas aygitimidir degilmidir Imha ve inkar politikasi devam ediyormu edmiyormu Kurd dili hala yasakmi degilmi Asimilasyon tum hiziyla suruyormu surmuyormu Bu tv de piyon olan alet olan her kurdun karsisinda olacagiz anlasildimi bay serdar
-
Gönderen Renas, 05 Ocak, 2009 20:53:08Nilüfer Akbalın o kanalda yer almasından daha doğal bir durum olamaz. Çünkü Ümit Fırattır o kanalın danışmanı :))) Sorumlu,duyarlı ve zahmetli süreçlere katlanamayanların sürüden ayrılan koyun misali bu konumlara savrulmaları ve ertesinde de bu durumlarına kılıf aramalarından doğal ne olabilir ki? Bu her iki "Seda Sayan" a anlatacak/öğretecek neyimiz olabilirki? Tarih tanık olacaktır herşeye... Kürtler canıyla/kanıyla mücadele eder,kazanır; bu tipler de statükonun payandası olur. Bu tarihte hep böyle olmuştur ve olacaktır da... O nedenle bu tiplere "gülmek ve geçmek gerek" derim.
-
Gönderen Serhat, 05 Ocak, 2009 20:53:08süper bir yazı olmuş... tebrikler..
-
Gönderen serdar, 05 Ocak, 2009 10:52:19Sayın yazar sizde modaya uyup saldırmışsınız nilüfer akbala.ya bu kadar yıldır istediğimiz bişey değilmiydi bırakın biraz gelişsin anlamsızlaşsın yasaklar.bu kadar dar ve saplantılı bakmayın biraz ülkücülerle aynı noktada bulusmanın aynı tavrı almanın karşılaştırmasını yapın.faşistlerle mücadele ederken faşistleşmemek gerek bence
-
Gönderen MEHMET, 04 Ocak, 2009 23:18:35Saldırgan yazınız sadece dar görüşlülüktür.Partizanca bir yaklaşımdır.Değerli Nilufer hanıma saygısızlıktır.Ben kendisini kutluyor ve hiç bir kurt tv de bukadar zevk alarak proğram izlemedim.İnanıyorumki kurtlerin büyük bir kesimide böyle düşünuyordur.
-
Gönderen rubar, 04 Ocak, 2009 23:18:35merhaba min nivîsa we bi coş xwend. a rast encax ew qas dibe. hêvîdar im ku Nîlûfer jî bixwine. wê teqez jî bixwîne. bila gumana we nîn be. a rast, ji kesên fena Rojîn mirov hêvî dikir, bes min bixwe ji Nîlûfer bawer nedikir. demek me baş nas nekiriye. yanî ev xwe firotine. li hember çavên hemû kurdan, diqîre, min xwe firot. ka em çi bikin. lê ez wekî kurdekî, heta hetayê kesên mîna Rojîn û Nîlûfer ji bîr nekim. di vê çarçoveyê de nivîsa wê di dîrokê de ciyê xwe bigire û roj were emê bînin hişê van derdoran. silav û rêz bişirînek ji axa pîroz



