E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Bir yerel seçim daha yaklaşırken aynı coğrafyada, aynı topraklar üzerinde yaşayan halklar, seçim için, özgür ve eşit haklara sahiplermi? Militer devletin yöneticileri ve hükümetleri buna hemen eşit diye hep bir ağızdan teyit ederek haykırmaya çalışacaklar!
Acaba reelde yaşanan gerçekler böylemi? Kürd dediğin zaman! Kürd sorunu, Ermeni sorunu, Kıbrıs sorunu! dediğin zaman militer devletin şoven, faşist, milliyetçi damarlarının yekinerek, kalktığı, ağızından köpüklerin, salyaların saçıldığı andır!
Vatan millet sakarya edebiyatı ile tek bayrak, tek dil, tek din, tek devlet deyimiyle kaftascılığı! ile asan, kesen yok eden militer devletin asık yüzü karşınıza gelmezmi?
Karşı gelmek, itiraz etmek, direnmekten pek hoşlanmazlar. Bu topraklarda en iyi halk uyuyan! Sesini çıkarmayan ölü halk demektir.
Çünkü bu topraklarda yaşayan her kes Türk ve müslüman olarak kabul görmektedir! Nüfus cüzdanında da öyle yazılmakta, Nüfus Müdürlüğüne gitseniz! senin daha ben Türk değilim veya İslam değilim demene lüzum görülmeden otomatikman hem Türk ve müslüman olurak yazılmış olursun.
Yeni doğan bir çocuğun Kürd, olması, Ermeni olması, Rum olması, Çerkez, Laz olması veya dinin İslam olmaması! veya mezhebinin Alevi olması bir şeyi değiştirmez. Militer devlete göre bu topraklarda yaşıyorsan! Otomatikman Türk ve müslümansın demektir.
Böylece tek millet, tek bayrak, tek dil, tek din hakimiyetine kabul etmek zorundasın! Çünkü militer devlet bu topraklarada başka şekilde yaşama şansını sana vermez ve tanımaz. Durum bu olduğuna göre bu topraklarda yaşayan insanlar!
Kendi esas kimliğinin dışında başka kimliği benimseyerek! Veya benimsetilerek kabul etmiş durumda yaşamasına öyle izin verilmiştir.
Bu topraklarda yapılan seçimler her şeyden önce özgür ve insan haklarına uygunmu? Elbete değil ama! Kapitalist sistem kör ve sağırdır duymaz ve görmezdir. Çıkarlarını kim temsil ediyorsa? onun davulunu çalmaktadır. Demek ki, militer kapitalist sistemin ve AKP’nin davulunu çalmaya devam edeceklerdir.
Yıllardan bugüne kadar. Kürdistan bombalanır yakılır yıkılır! Yanı başında ki, komşusu da ne oluyor demez! 25 yıldır süren savaşta taş üstünde taş kalmamış. İnsanlar kendi topraklarını, evini, barkını terk ederek sürgün ve mülteci durumuna gelmiş. Başka şehirlere göç ederek! aç, sefil, işsiz, rezil bir halde horlanarak yaşamaya mahkum edilmiştir.
Kürdistan toprakları 40 bin üzerinde insan ölürken! çoluğunu, çocuğunu, gencini, gelinini, anasını, babasını Kürdistan topraklarına gömmüş! Hala bombalar üzerlerine yağarak can almaya devam ederken! Seçim olsa neye yarar, olmasa ne yarar, savaşın tüm acılarını içine çekerek özgür olmadıktan sonra! Ama bir anda mecburda seçime katılmak ve kendi temsilcisinide seçmek zorundadır. Yoksa militer devletin partileri baş göstermekte MHP dahi ben Kürdlerden yanayım diyerek Kürd halkını kandırmaya çalışıyor. AKP hükümeti Alevileri kandırmaya çalışıyor! Bir yandan Kürdistan da savaşa devam diyerek Kürdistan topraklarını bombalıyor! Kürd halkını betonlamak istiyor diğer taraftanda sadaka yardımları ile Kürd halkını kandırmaya çalışıyor.
Kürd halkının temsilcilerini yerel seçimlerde seçtirmemek için! Askerlerin ve polislerin seçim çalışması yaptığı bir yerde ne kadar insanların iradesi sandığa yansır? Tartışılır bir konu.
Örneğin; Dersimde ’’Nazmiye’’ Kazası her ne hikmetse! Militer devletin ve AKP’nin İlgi odağı oldu. Tunceli Valisi ve AKP’nin büyük ilgisini çekmiş olmalı ki! seçimleri kazanmak için insanlar satın alınmakta buz dolabı, çamaşır makinası, televizyon, bulaşık makinesi, mobilya dağıtılmakta! Burda yani Alevi ve Zaza Kürd halkının iradesini satın almaya çalışmaktalar.
Bunlar yapılırkende militer devletin savaş uçaklarıda Nazmiye’yi havadan bombalamaya devam etmektedir. İşte Kürdistan topraklarında ki! İnsana verilen değer bu? Bir taraftan Kürdistanı yok etmek için, imha etmek için, insansızlaştırmak için bombalayacaksın! Diğer tarafdan da Militer devletin temsilcisi AKP’ye oy toplamak için, beyaz eşya dağıtacaksın! Bunun hangisi gerçek? Demek ki, onların mantığı ile uyuyan ölü halk gerçektir.
Diğer taraflarda ise, Kömür, makarna, un, yağ, gıda yardımları ile AKP seçimleri kazanmaya çalışmaktadır.
Yerel seçimler önemli bir seçimdir! Yereli yakalamadan evrensel olamazsın. 29 Mart seçimleri dünyanın en karanlık, en sorgulanması gereken bir seçim olarak tarihe geçecektir.
Yani militer devlet ve ABD destekli AKP elbirliği içinde çalışmakta olup! Karşısında burjuva anlamda dahi muhlafet yapacak birisi olmayan bir hükümettir. Son Davos’da Başabakan Erdoğa’nın şovu dahi sahtekarlık örneğidir! sahte kahramanlık yaparak seçim yatırımı idi! Çünkü bilinçsiz halk ve kaderci toplumlar böyle kabadayı ve sahtekarları anlayamazlar.
Küresel kapitalizmin krizi tüm dünyada etkisini göstererek! Her gün fabrikalar ve işyerleri kapanarak milyonlarca işçi ve emekçi sınıflar işini kaybetmekte ve işsizler ordusuna katılmaktadır. Açlığın ve yoksulluğun kabusu çekilmez olmaktadır. Türk militer devletinin AKP hükümetinin sahtekar Başbakanı ise, emekçi sınıflara sahte pembe tablolar sunarak halkı adatmaya İMF’nin! sıfır zammına evet diyerek halkı ve emekçi sınıfları soymaya çocuklarını ve çevresini zengin etmeye devam edecektir.
Militer devletin hükümeti AKP! Yerel seçimlerde özellikle! Kürdistan bölgesinde ki, yerel belediyeleri ele geçirerek Kürd halkını imha ve inkar ederek savaşa devam dediği gibi! Siyasi anlamda da boğarak yaşadığı topraklarda Belediyeleri ele geçirerek hizmet musluklarını! Kürd halkının kendi sesini kısmaya çalışmak istemektedirler.
Kürd halkı kendi kimliğine, kendi sesine, kendi yönetimine sahip çıkmak zorundadır! Bugüne kadar Kürdleri yok sayan, imha etmeye çalışan, 25 yıldır savaşta Kürdleri yok etmeye inat eden kafatascı, şoven, Kürd düşmanlarına militer devleti ve Kemalist resmi ideoloji savunan tüm kesimlerine oy vermeyiniz!
Militer devletin sistemin partilerine karşı! Kürd halkının Temsilcilerine demokratlara devrimci adaylara oylarınızı veriniz. Çatı partisi nin umarım adımları atılmış olunur! DTP ile seçim bloku içerisinde hareket eden devrimci, sosyalist, yurtsever güçlere ve adaylara oylarınızı verinizki! Sesiniz, sizin yönetiminiz olsun.



