6. MAYIS’I DENİZ’İ, YUSUF’U, HÜSEYİN’İ ANMAK İÇİN, ANLAMAK GEREKİR!/Mehmet ÖZCAN

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 2 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031


Deniz ve arkadaşlarını anarken asıl önemlisi onları anlamak gerekir. Yoksa her 6-Mayıs’ı sadece Deniz’in Yusuf’un, Hüseyin’ in idam yıl dönümlerinde anmak yetmez, onların anlamak ve onları yorumlamak gerekir.
Denizler, Mahirler, İbolar, Mazlumlar, Kemal Pirler bu ülkede kolay yetişmiyor.
Bugünün öğrenci gençliği veya işçi gençliğine baktığımızda istatistik yapacak olunsa çok az bir kesiminin siyasetten ve devrimcilikle uğraşmaya çalışıyor olduğunun sonucuna varırız.
Bunun çok cevabı vardır;
Birincisi: dünya sosyalsit sistemin çözülüşü ve sosyalist devrimci hareketin ideolojide ve teoride henüz netleşmiş olmaması en büyük etken olarak görülmelidir.
İkincisi: ise, devrimci hareketin 12 eylül askeri faşist diktatörlüğü tarafından ezilmesi bir türlü toparlanma ve örgütlenme fırsatını var olan demokratik mücadele içerisinde kendine ideolojik bir alan yaratma fırsatı bulamadan devlet tarafından darbe üstüne, darbe vurularak demokratik plandan meşru zemine itilerek illegal mücadele içerisine haps edilmiş olmasıdır.
Üçüncüsü:ise 12 Eylül askeri Faşizminin bir amacı vardı. O, günlerde dünyada ABD emperyalizmin İran’da yenilgisinden sonra, Sovyet sosyalizmin sonu olan, Afganistan işgalinden sonra, ağırlığı yeşil kuşak teorisiyle birlikte orta-doğu ve Asya ülkeleri üzerinde eğemenlik sağlamak için, yeşil kuşak adı altında islam hareketlerini örgütlenmesini geliştirmiştir. ABD emperyalizmin, Menşur düşmanı Usama Bin Ladinde bu amaçla CİA tarafından örgütlenerek yetiştirilmişti.
12 Eylül Faşist diktatörlük ABD emperyalizmin tarafından inşa edilirken, başta sosyalizm ve demokrasi, Kürt hareketi adına ne varsa, imha edilmesini emir etmiştir. Yerine işte İslami hareketlerin güçlenmesi, Fetullah Gülen’in her alanda söz sahibi edilmesi ve onun aracığıyla Türki Cumhuriyetlerde ABD emperyalizmin örgütlenmesinde büyük rolü olmuştur.
Aynı şekilde Nakşibendi Tarikatın üyesi, olan Turgut Özal’ın önce 12 eylül faşist hükümetinin Bakanı sonrada ilk seçimlerde Turgut Özal’ın  ANAP partisi iktidar olurken, Başbakan da Turgut Özal olmuştur.
Sonra yürü ya kulum diyerek Turgut Özal Cumhur başkanı olmuştur. İşte islami hareketlerin sıçrama ve gelişme dönemi olarak anılırkende. Her mahallede Kuran Kursları ve imam hatiplerin artığı bugünün iktidarı olan AKP’nin de o dönemin ürünü olduğu unutulmamalıdır.
İşte böylesi bir 12 eylül faşist diktatörlüğün yetiştirdiği gençlik olsa olsa bu kadar olur. O dönemde doğanlar şimdi 28 yaşındalar ve üniversite sıralarından çoktan mezun olarak ya mesleki kariyerlerini yapıyorlar yada bu nimetlerden yararlanma mücadelesi veriyorlardır.
Bu gençliği siyaset yapmaması için, çok telkinler verildi. Çok teoriler kullanıldı. Gençlik ya spora yada anlamsız müziklerin esiri edildi. Burdan çıkan gençlik bananeci bireyci, bencil toplumun ürünü şeklinde bir insan, yaratık olarak piyasaya sürüldü.
Sokaklar anlamsız, amaçsız tinerci-uyuşturucu ve sokak çocukları ve sistemin sürüngenleri olarak dünyadan habersiz bir insanlar topluluğu olan gençlik var.
Yada amaçsızca orta-çağ karanlığının içerisine çekilen din müptülası, beyinleri yıkanmış ümmetçi toplumun beyinsiz neferleri islamcı cehalet gençliği yaratıldı.
Bunlar dünyadan bağları koparılarak sadece öbür dünya için çalışmasını yapıyorlar. Ben bilmem onlar böyle inanıyorlar..
İşte tüm bu saydıklarım 12 Eylül faşist diktatörlüğün ürünü olan gençlik çeşitleridir. Burdan şuraya gelmek istiyorum.
Tek başına insanları suçlamak veya karşımıza almak bizi bir yere götürmez, ancak dedim ya devrimci hareket kolay gelişemiyor.
Denizler, Mahirler, İbolar, Mazlumlar, Kemal Pirler kolay gelişmiyor.
Bizi kapitalist-militer sistem hep teşhir ve güçsüz kalmamız için, düzen dışına illegatiye itiyor.
İllegalite devrimci hareketin çok sevdiği bir yöntem değildir. Ancak sisteme karşı mücadele de bu yöntemi değerlenmekten bu yoldan hareket etme şansından başka alternatifide yoktur.
Bu nedenleri bakmadan gençlik kazanılamaz Denizler, Mahirler, İbolar, Mazlumlar, Kemal Pirleri çıkarmak öyle kolay gözükmüyor.

Türk militer devleti hiç bir zaman sosyalistlerin ve Kürtlerin örgütlenmesine bu ülkede müsamaha göstermemiştir.
Tam tersine bazılarının öyle abartarak anlattığı gibi, değildir. Kemalizm her zaman Komünist devrimcilere ve Kürt hareketlerine  karşısında olmuşlardır. Mizahi anlamda böyle çok söylemler, fıkralar bulmak mümkündür.
Her sonbahar gelişinde dönemin Cumhur Başkan olan Celal Bayar işte bu yıl komünizme karşı hazırlıklarımızı yaptık bu kış belki komünizm ülkemize gelebilir. Buna göre tedbirlerimizi almalıyız, bu komünist belasından devlet millet elele olarak güçlerimizi birleştirirsek, Komünizmi yenebiliriz. Diyenler, Böyle bir ülkede devlet başkanı böyle bir ülkede Cumhur Başkanı olursa, komünizme karşıda anti komünist-anti Kürt, faşist, şoven ve islamcı hareketler devletle elele vererek bugüne kadar devrimci-komünist ve Kürt hareketlerinin hep karşısında olmuşlardır.
Bunu söyleyenlerin Kemalizmi devrimcilikle özleştirmeye çalışıyorlar. Halbuysa Kemalizm ilk Komünist partili üyeleri denize dökerek imha etmişlerdir.
Nedense burası hep unutuluyor ve anti-emperyalist diyorlar halbuysa ne alakası var? 1923 de kurulan militer devlet yani Kemalizm 1924’de İzmir iktisat kongresinde biz yabancı sermayeye karşı değiliz, gelsin ülkemize yatırım yapsınlar diye methiyeler düzmüştür.
Şimdi böylesi bir anlayışın neresi anti-emperyalist neresi devrimcidir. Kapitalizme karşı olmayan hiç bir güç ne komünist dir. Nede devrimcidir.
Kimse yeni icatlarla Kemalizmi devrimciliğe-veya Komünizme yapıştırmaya çalışmasınlar.
Aynı şekilde Kemalizm Kürt halkının düşmanıdır. Kürt halkını Osmanlı imparatorluğunu yıkıp yerine askeri darbeyle militer devleti kurana dek Kürt halkınıda Komünistleri de kullanmışlardır.
Sonrada imha etmeye Denizlerde başlayarak Mustafa Suphi ve arkadaşlarını Komünist partinin üyelerini  imha ederek öldürmüştür.
Sonrada Kürt halkını imha etmeye başlayarak günümüze kadar sürdürmekte olup halen tek kanla beslendiği yer şovenizm ve milliyetçilik yaparak Kürt halkına karşı katliamını sürdürmektedir.
Tüm bunların 6-Mayıs veya Denizlerin  anması ile ne ilgisi var diyenler olacaktır. Son günlerde ne kadar Atatürkçü-Kemalist veya kendisine devrimci yaftasını yapıştırarak Denizleri Kullanmaya veya Mahirleri, İboları; bilinçli olarak Kemalist yapmaya devrimci ve Kürt hareketin altını boşaltmaya çalışanların sayısı oldukça çoğalmaktadır.
Son olarak burjuvazi bilinçli olarak artık gençliğin ilgi duyduğu sevdikleri  Denizlere, Mahirlere, İbolara vaya Kürt önderlere karşı diziler yapmaya başladılar.
Hatırla sevgili veya başka tv dizileri yapmaları güzelliği kadar da olayları çarpıtmaya, basitleşme oyunları bilinçli saptırma yapmaktalar sanki, Denizler, Mahirler, İbolar, Kürt önderlerinin Kapitalist sömürü sistemine, sosyalist devrim, sınıfsız sömürüsüz komünist toplum mücadelesini gölgeleyerek sadece anti-emperyalsit mücadele ile Bağımsız Türkiye sloğanı için mücadele etmişler gibi, safsatanın altında bu yatmaktadır.
Diğer mücadele anlayışları ise, bilinçli olarak tahrif edilmekte, Denizlerin idam sehpasını tekmeleyerek yaşasın Kürt Türk Halkının mücadele birliği sloganı dahi tahammül edilmeyerek sadece bağımsız Türkiye sloganına işlenerek Kemalizme-Atatürkçülüğe yamanarak Komünist devrimci mücadelenin ve Kürt mücadelesinin altı boşaltılmak istenmektedir. 
Bilinçsiz topluma ne verirsen onu alır. Ama , kapitalist sistem bunu bilinçli  kullandığı en son yötemi olarak alğılanmaldır.
Yani tek kelimeyle özetleycek olursak Denizler, Mahirler, İbolar, Mazlumlar, Kemal Pirler
Kolay yetişmiyor.
Denizleri, Mahirleri, İboları, Mazlumları, Kemal Pirleri anmak yetmez onları anlamak için, onların mücadelesinde teorimizi, ideolojimizi geliştirdiğimiz ölçüde onların bırakmış oldukları meşaleyi taşıyabiliriz.
Yoksa o meşaleyi başkası alır Kemalizm olarak taşır. Buna devrimci-Komünistler olarak Denizleri, Mahirleri, İboları Mazlumları, Kemal Pirlerin bıraktıkları devrim meşalesini bilinçli olarak taşımasını bilince çıkarmayı bilmeliyiz.....
Bence Denizleri 6 Mayıs’ı anarkende, anlamasını da öğrenmeliyiz...

 

 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com