EĞİTİM VE BARIŞ/Baqıl AÇIK

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 3 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930


 İnsanlığın ensesine yapışan cahilliğin, fakirliğin ve hastalıkların eğitimle olan ilişkileri bilinmekle birlikte insanlığın gelişip yükselmesini önleyen savaşların yok edilmesi en azından azaltılması veya daha barışçıl bir ortam yaratılmasında eğitime, dolayısıyla eğitimcilere düşen sorumluluklar henüz pek açıklık kazanmış değildir. Barış ve savaş konusunda bizi en fazla ilgilendiren asıl husus, barış ve savaşın ne olduğu ve aralarındaki ilişkiden çok, barış ve savaşın eğitimle ve öğretimle ilişkisi olup olmadığı, varsa nasıl bir ilişki olduğu ve barış ve savaş konusunda biz eğitimcilere düşen görevlerin neler olabileceğidir.

EĞİTİM VE BARIŞ/Baqıl AÇIK

« Kitaplık yapıldığı zaman hapishaneler /geceleyin kapı kapı dolaştığı zaman bir türkü / ve dolunay, taptaze yüzünü gösterdiği zaman / bir bulutun arkasından / cumartesi akşamı berberden pırıl pırıl çıkan / bir işçi gibi; / Barış budur işte... »   Yannis Ritsos


İnsanlığın ensesine yapışan cahilliğin, fakirliğin ve hastalıkların eğitimle olan ilişkileri bilinmekle birlikte insanlığın gelişip yükselmesini önleyen savaşların yok edilmesi en azından azaltılması veya daha barışçıl bir ortam yaratılmasında eğitime, dolayısıyla eğitimcilere düşen sorumluluklar henüz pek açıklık kazanmış değildir. Barış ve savaş konusunda bizi en fazla ilgilendiren asıl husus, barış ve savaşın ne olduğu ve aralarındaki ilişkiden çok, barış ve savaşın eğitimle ve öğretimle ilişkisi olup olmadığı, varsa nasıl bir ilişki olduğu ve barış ve savaş konusunda biz eğitimcilere düşen görevlerin neler olabileceğidir.
Öncelikle bu iki zıt kavram üzerinde biraz kafa yormamız ve çok iyi bildiğimiz halde savaşların etkilerini ve getirdiği zararları, herhalde bir kez daha hatırlayıp konu üzerinde düşünmemiz gerekmektedir. Çünkü, insan içinde bulunduğu ortamda insanlara verilen eğitimin mahiyeti ile yeryüzündeki savaşlar arasında uygun bir ilişki kurarak yeryüzünde barış için eğitime hizmette bulunmak elbetteki kaçınılmaz bir sorumluluktur.

Barış ve Savaş
Tarihin küflü sayfaları, küçük ve büyük savaşlarla, uzun veya kısa süreli barışlarla doludur.
İnsanın evrensel güven, özgürlük, kardeşIik ve barış istek ve duyguları hakkında kitaplar yazılmış, şarkılar söylenmiş, filmler çevrilmiş ve incelemeler yapılmıştır. Fakat savaşın kötülüklerini önlemek için kurulan savunma ittifaklarına, geliştirilen güçlü ordu ve silahlara, Birleşmiş Milletler gibi kurumlara rağmen savaşın korkunç bulutları insanlığın üzerinde hala son hız kol gezmektedir. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarından alınan korkunç dersler maalesef henüz yeterli olmayıp Dünyayı tamamen yok edici Üçüncü bir Savaş ihtimali de, henüz tamamen bertaraf edilmiş değildir.
Savaşın elbetteki türlü nedenleri vardır. İnsanın kendi ülkesini, ulusal egemenliğini, inandığı değerleri ve özgürlüğünü koruma ihtiyacı, haksızlığa uğratılması vb. daha birçok kişisel ve toplumsal nedenler en başta gelir. İşin aslı düşünüldüğünde belki de asıl neden insanın kendisidir. Ne yazık ki Barış ve savaş insanlığın ürünüdür.
Bilim ve teknolojinin başdöndürücü ilerlemesine, insanın aya, yıldızlara ve birçok planete gitmesine rağmen insan henüz kendi içine inememiş, kendisini keşfedememiştir kanımca. İnsan kendisi ve dünyası ile savaş içindedir. Belki de insan, kendisini, umutlarını ve gerçekleri daha
iyi anlama, problem çözme ve toplu yaşama sanatındaki yeteneklerini daha iyi keşfedebilme şansına ulaşabilirse savaşlar ona daha çok anlamsız gelecek, barış içinde daha mutlu bir dünya yaratmadaki rolünü daha iyi anlayabilecektir. Böylelikle, ebedi bir dünya barışının yaratılıp korunmasında da insan kendisine düşen görevleri daha iyi anlayacak, savaşmanın sorumluluğunu kolayca bir başka insana veya bir gruba terketmeyecektir. İnsan, daha bilinçli, daha duyarlı ve daha akıllı davranma şansına sahip olacaktır. En azından umut edilmektedir ki, insanoğlu, üzerinde yaşadığımız uzay gemisinde birlik ve beraberlik içinde işbirliği yaparak daha mutlu yaşama olanağı bulacaktır. Çocuklarımız muhtemelen barış, sevgi ve başarı dolu bir dünyada yaşayacaklardır.
Burada aslolan başlangıçta belirtildiği gibi savaş ve barışın nedenleri iyi veya kötü olmasından çok, ulusal ve uluslararası sürekli bir barışın yaratılmasında, bir başka deyişle, barış eğitiminde eğitime ve eğitimcilere düşen görevlerle bu görevlerin eğitim-öğretim etkinliklerine getireceği sorumlulukların neler olabileceğini gözden geçirmektir.

Barış için Eğitim
Eğitimi insan davranışlarını arzu edilen yönde değiştirme süreci olarak kabul ettiğimize göre, asıl hedefin bireyin bilişsel, duyuşsal ve becerisel davranış niteliklerinin savaştan çok, arzu ettiğimiz dünyada barışın sürekli korunmasını ve kendine mahsus değerler sistemi içinde gelişerek sürekli değişen dünya koşullarına uyabilmesini sağlamak olacaktır.
Çünkü insan barış içinde özgür olur ve gelişir. Doğabilecek bireysel ve toplumsal sorunların ancak ve ancak uygarca ve demokratik yollarla her sorun için birden fazla çözüm yolu bulunarak, uzlaşma ve hoşgörüyle savaşmadan çözülebileceğine inanıyorum. Edinilen son bilgilere göre insan düşünebilen en iyi varlık olduğuna ve yaratılışından dolayı da barışa ve mutluluğa hakkı olduğuna inanılması, inanmadan da öte, inanç haline getirilerek bu değerlerin kişinin değerler sisteminde baş köşeyi işgal etmesi gerekmektedir. Aksi halde Nobel Barış Ödülleri ve barış sevgisi bir anlam ifade etmeyebilir. Öldürücü silahlar yerine, dünyanın zaten mevcudu az, kıt kaynaklarını insanın mutluluğuna harcanması ve çatısmaları bilimsel yollarla çözmeyi hayalperestlik olarak düşünülmemesi gerekmektedir. Çağ, gerçekçilik ve mutluluk çağı olmalıdır.
Eğer gelecekte iyi ve mutlu, BARIŞ dolu bir dünyanın yaratılmasında eğitimin gücüne inanıyorsak, savaş ve barışın toplumsal bir tutum, gelecek kuşaklar için yeni bir dünya düzeni, genelde, bir insan eğitimi sorunu ve konusu olduğu kabul edilmelidir. Eğitim ve eğitimcinin imkan ve sorumlulukları çerçevesinde her seviyedeki okul programları yeniden incelenip geliştirilmelidir. İnsan sevgisi ve mutluluğu, insanın temel hakları ve özgürlüğü, demokrasi, insan ilişkileri ve iletişimi, uluslararası işbirliği, Birleşmiş Milletler ideali, dünyadaki toplumların doğal ve kültürel zenginlik ve güzellikleri birbirleriyle yardımlaşmaları, insanın üstünlüğü ve değeri gibi konular bütün derslerde fırsat bulundukça işlenmeli; bu konuların çocuk ve gençlerin geleceğindeki önemleri kavratılmalı ve bu yüksek değerlerin onların değer yargılarının birer temel taşı olmasına gayret gösterilmelidir.

Unutmamak gerektir ki, savaşlara rağmen, ebedi barışa susayan dünyamızda, barışın kazanılıp veya kaybedilmesi eğitimcilerin çocuk ve gençler üzerindeki etkisine, kabul edilen eğitim hedeflerinin gerçekleşmesine bağlı olacaktır.

Çünkü savaş cephelerde değil insan beyinlerinde ve sınıflarda kazanılır veya kaybedilir.

                                                                                                                                       

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (1 Yazılmış)

  • Gönderen Ö.E., 18 Haziran, 2008 20:27:49
    Arzu edenler icin tamamlayici bilgiler: Eğitime Bakış 2007: OECD Göstergeleri http://www.oecd.org/dataoecd/21/38/39316712.pdf

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com