E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- HPG: İntihar değil, çok planlı bir karakol baskınıydı
- Esas sorunlar/Ahmet Altan
- Barzani ile Maliki arasında gerilim tırmanıyor
- Kürt paketinde ilginç ve hızlı gelişmeler/MURAT YETKİN
- Ben bir çocuğum.../Şerif Kaplan
- Türk medyasının “İsviçre balonu” patladı
- Kürtlerin temel sorunu ’çakma seyit’ düzeni/Soner YALÇIN
- PKK'lar saz çalıp eğleniyor
- Bir kilo şekere Diyarbakır/M.Salih Erol
- Güney Kürdistan’da kız çocuklarının yüzde 60’ı sünnetli
Tezkere görüşmelerinde söz alan DTP'li Kurtulan, çözümü Mustafa Kemal olarak gösterdi
DTP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan Mustafa Kemal Atatürk’ün Misak-ı Milli’yi “kardeş milletlerin milli sınırı” olarak belirttiğini ve “bu sınır içinde Türk olduğu kadar kürt de vardır” dediğini belirterek “yapılması gereken 1921 anayasanın özünü oluşturan ortak vatan gerçeğini tartışmasız kavramak, kabul etmektir” dedi. Kurtulan, yeni yasama yılına ölme ve öldürme üzerine kurgulanmış bir kararla başlamanın mevcut durumu daha da içinden çıkılmaz hale getireceğini belirterek “Hükümetin defalarca denenmiş bir yöntem olan ve ülkemiz adına ağır kayıplara yol açmaktan başka bir sonucu olmayan sınır ötesi operasyonlara yeniden evet demesi çözüm yolunu tıkamaktır” diye konuştu.
Meclis Genel Kurulu’nda TSK’nın sınır ötesi operasyon izninin bir yıl daha uzatılmasını öngören başbakanlık tezkeresiyle ilgili görüşmeler devam ederken DTP grubu adına Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan söz aldı. Türkiye’deki çatışmalı ortamın yaklaşık 25 yıldır devam ettiğini, çatışmalı ortamın ardında kürt sorununun yattığını belirterek “Türkiye nerdeyse 25 yıldır bu sorunu ortadan kaldırmak için askeri operasyonları aralıksız sürdürüyor. Ancak, gelinen aşamada ne sorun ortadan kalkıyor ne de bir çözüm bulunabiliyor. Yeni Yasama yılına ölme ve öldürme üzerine kurgulanmış bir kararla başlamak, mevcut durumu daha da içinden çıkılmaz hale getirecektir. Hükümetin defalarca denenmiş bir yöntem olan ve ülkemiz adına ağır kayıplara yol açmaktan başka bir sonucu olmayan sınır ötesi operasyonlara yeniden evet demesi çözüm yolunu tıkamaktır.”diye konuştu.
-“YAPILMASI GEREKEN ORTAK VATAN GERÇEĞİNİ KABUL ETMEK”-
1924 anayasasının ‘1921 Anayasasındaki demokratik çözümü’ ülke bütünlüğüne karşı bir tehdit olarak gördüğünü ve Kürtlerin inkarı ve asimilasyon sürecinin günümüze kadar süregeldiğini savunan Fatma Kurtulan, konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı konuşmalara atıfta bulundu. Kurtulan şunları söyledi:
“Mustafa Kemal Meclis açılışında yaptığı konuşmasında yine Misak-ı Milli’yi ‘kardeş milletlerin milli sınırı’ olarak belirtmekte ve ‘Bu sınır içinde Türk olduğu kadar Kürt de vardır. Bu unsurlar birbirlerinin haklarına daima saygılıdır.’ demektedir. Kürt sorununun tam da bu temelde ele alınması gerekirken, Mustafa Kemal’le görüş birliği içinde olmanın da bu yaklaşım olacağı kabul edilmelidir. Aslında Mustafa Kemal’in bu anayasal perspektifi özünde ileriki süreçte gerçekleştirmeyi düşündüğü bir Demokratik Özerk yönetim anlayışıydı. Bu adil temeller katı merkeziyetçi 1924 anayasası ile ortadan kaldırılmıştır. Bu anayasa ile toplumsal çoğulculuk, kültürel çeşitlilik ve farklılıklar inkâr edilmiştir. Yapılması gereken 1921 Anayasasının özünü oluşturan ortak vatan gerçeğini tartışmasız kavramak, kabul etmektir. Toplumsal sorunların demokratik çözümünü TBMM’de tartışarak, Misak-ı Milli esaslarına bağlı, anayasal demokratik ve çoğulcu anlayışla, evrensel idealler temelinde ilerleterek Demokratik Cumhuriyet’e götürmek en doğru yöntem olacaktır.“
-“ORTAK VATANDA ORTAK BAYRAK ETRAFINDA KÜRTLERE YAŞAM HAKKI”-
Kurtulan, Kürt gerçekliğinin 1982 anayasası ile inkar edildiğini savundu. Kürt sorununun haklar sorunu olduğunu kaydeden Kurtulan, sorunun demokratik özerklik gibi idari ve siyasi bir reformla çatışmasız olarak çözülebileceğini dile getirdi. Kurtulan, “Birlikte mücadele edilerek kazanılan ülkemizde Kürtlerin de var olduğu gerçekliği kabul edilerek ortak vatanda ortak bayrak etrafında özgür yurttaşlar olarak Kürtlere yaşam hakkı tanınmalıdır. Bu noktada hedefimiz çağdaş ve evrensel değerlerin yükseltildiği demokratik cumhuriyet olmalıdır. Ancak bununla Kürt sorunun demokratik çözümünü sağlayabilir, bu ülkenin evlatlarını toprağa vermekten kurtarabiliriz.” diye konuştu.
-KADIN MİLLETVEKİLLERİNE ÇAĞRI-
Kurtulan konuşmasında kadın milletvekillerine de çağrıda bulunarak “Erkek egemen kültürün en açık sonucu olan 50 kişilik gibi az bir sayı ile sahip olduğumuz kadın temsiliyetini, çatışmasız bir ortamı sağlamak için kullanmalıyız. Lider sultasına dayalı siyasetin arkasından sürüklenmeden demokrasi ve barış için çaba sarf etmeliyiz. Biraz sonra ki oylamada yaşam seçeneğine oy vererek, erkeğin savaşına onay vermemeliyiz. Savaş tercihimiz olmamalıdır.” dedi.
ANKA
Yorum Yaz
Yorumlar (1 Yazılmış)
-
Gönderen gizem, 14 Kasım, 2008 01:14:59ben daha kısa birşeyden istiyorumlütfen daha kısa olsun



Güncel