Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 23 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

Kürt siyasetçilerin yargılanmasına ve DTP milletvekilleri hakkında fezleke hazırlanmasına neden olan, 'Kürtçe siyaset yasağına' ilişkin bir soruşturmayı yürüten Digor Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Tütüncü emsal teşkil edecek bir karara imza attı. Savcı Tütüncü, 'Devlet yetkililerinin Kürt ırkına mensup kişilerin diliyle konuştuğu, TRT 6'da Kürtçe yayın yapıldığı bir dönemde Türkçeden başka dil kullanılması yasaktır hükmünü taşıyan maddelerinin hükümsüz kaldığı ve uygulama olanağının bulunmadığına' karar verdi.

Kürtçe yasağı tartışmalarının sürdürüldüğü bir dönemde, Digor Cumhuriyet Başsavcılığı emsal sayılabilecek karara imza attı. 9 Şubat 2009 tarihinde Kars'ın Digor İlçesi'nde DTP seçim bürosu açılışında, DTP PM Üyesi Cemal Coşkun, Parti üyesi Veli Müyken Musa ve Dağpınar eski Belediye Başkanı Ayhan Ekmen hakkında Kürtçe konuştukları ve halkı selamladıkları gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Emniyet birimlerin çektiği CD çözümlerini inceleyen Digor Cumhuriyet Başsavcılığı söz konusu kişilerin büro açılışında Kürtçe konuştuklarını teyit etti.

Ancak Digor Cumhuriyet Başsavcısı Ömür Tütüncü, Kürtçe konuşmayı teyit etmekle birlikte Kürtçe propaganda yasağına ilişkin emsal sayılabilecek bir karar verdi. Başsavcı Tütüncü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu, 298 sayısı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki kanun ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkındaki kanunu hatırlatarak söz konusu yasaların Kürtçe propagandayı yasaklandığı ve buna rağmen söz konusu kişilerin Kürtçe propaganda ve konuşma yaptıklarının anlaşıldığına işaret etti. Başsavcı Tütüncü, Kürtçe yasağının geçersiz olduğunu şu sözlerle değerlendirdi:

'Kürtçeyi yasaklan maddeler hükümsüzdür, bu yasakları uygulama olanağı yoktur. Her ne kadar her iki kanun (298 ve 2820) içeriğinde Türkçeden başka dil ve yazı kullanılmasını yasaklanmış ise de 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu'nun 6. kanalında TRT ŞEŞ adı altında Kürtçe diliyle yayın hayatına başlandığı gibi medya organlarında da görüldüğü üzere devletin üst düzey noktasında bulunan yönetici ve bürokratların dahi Kürt ırkına mensup Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları ile görüşmeleri sırasında Kürtçe diliyle hitap ettikleri gerçeği karşısında artık bu iki kanunda Türkçeden başka dil kullanılması yasaktır hükmünü taşıyan maddelerinin hükümsüz kaldığı ve uygulama olanağının bulunmadığı kabulü gerekmekle, şüpheliler hakkında TCK 172 ve 173 maddeleri gereğince kamu adına kovuşturmaya yer olmadığı� karar verildi.'

Böylece savcı söz konusu durum karşısında, Kürtçe yasağını savunan maddelerin hükümsüz olduğunu ve uygulama olanağının bulunmadığına hükmetmiş oldu. Yine kararda, Anayasanın 3. maddesinde yer alan, 'Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağıyla bağlı herkes Türktür' hükmüne rağmen Başsavcının ilk kez, Kürtleri 'Irk' olarak tanımlaması dikkat çekti.

Bu karar yapılan onca düzenlemeye rağmen Kürtçe konuşma, propaganda ve yayın konusunda açılan çok sayıda dava içinde emsal oluşturabilecek.

DTP'li milletvekilleri hakkında hazırlanan 227 fezlekeden 100'ü, mahkemenin 'Kürtçe yasağı anlamını yitirdi' kararını verdiği, 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu'na muhaletef gerekçesiyle açılmış.

DİHA

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.