Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde Kürt siyasetçiler ve Kürtlerin demokratik kurumlarına yönelik başlatılan operasyon, ABD’nin talebiyle gerçekleştiriliyor. ABD ve Türkiye’nin PKK özel koordinatörlerinin ortak çalışmasının sonucu yapılan operasyonun perde arkasında kapsamlı bir program yer alıyor. Birkaç aşamadan oluşan stratejik plan, sivil Kürt kurumlarına yönelik nasıl bir çalışma yürüttüklerini de ortaya koyuyor.

İŞTE PLANIN BAŞLANGIÇ NOKTALARI

Aşamalı olarak hayata geçirilen planın ön safhası şu şekilde hazırlandı:

ABD Dışişleri Bakanlığı terörle mücadele koordinatör yardımcısı Frank Urbancic, ABD Dışişleri Bakanlığının Güneydoğu Avrupa bürosu direktörü Doug Silliman ile birlikte, Aralık 2006 başlarında 10 günde 6 Avrupa ülkesini gizlice ziyaret ederek PKK’ye karşı yapılması gerekenler konusunda görüşmelerde bulundu.

Urbancic’e Dışişleri, Adalet ve Hazine bakanlıklarından bazı uzmanlar ile emniyet yetkilileri eşlik etti. Ziyaret edilen Fransa, Almanya ve Belçika’nın isimleri kamuoyuna açıklandı, ancak diğer üç ülkenin isimleri açıklanmadı. Hatta Urbancic bu Avrupa turunun ardından Türkiye’ye yine gizli bir ziyarette bulundu.

Frank Urbancic, Türkiye temasları çerçevesinde Dışişleri Bakanlığı İstihbarat Dairesi Genel Müdürü Hayati Güven ve Türkiye'nin PKK ile Mücadele Özel Koordinatörü Edip Başer'le görüştü. Bu ziyaretten sonra daha önce görüşülmeyen 2 Avrupa ülkesine daha ziyaret yapıldığı belirtiliyor. Böylelikle ziyaret edilen ülkelerin sayısı Türkiye ile birlikte 9’a çıkmış durumda.

Toplantılarda özellikle PKK’nin siyasi kimliğinden çok, ‘suç örgütü’ olarak ele alınması gerektiği konusundaki özel çaba dikkat çekiyor. Bu kapsamda özellikle Avrupa’daki bazı sivil Kürt örgütleri ve buradaki Kürt siyasetçiler için haraç toplama, uyuşturucu kaçakçılığı, insan kaçakçılığı, sahtecilik, sığınma hakkı, propaganda faaliyetleri, finansal sağlama gibi alanlarda yasa dışı faaliyette bulundukları iddiaları ileri sürüldü. Söz konusu demokratik kurumlar da PKK’nin yan kuruluşları gibi gösterilerek bu iddialar üzerinden görüşülen ülkeler ülkeler ile masaya oturuldu ve önlem almaları istendi. Urbancic, aynı günlerde yaptığı bir açıklamada, PKK’yi “kollarını her tarafa sarmış bir ahtapot”a benzetti ve “Bütün kollarına saldırmalıyız” demişti.

AVRUPA’DAN ALINAN GARANTİLER TÜRKİYE’YE BİLDİRİLDİ

Urbancic, aynı dönemde Türk NTV televizyonuna verdiği demeçte, PKK’nin ateşkesinin kabul edilemeyeceğini de söylemiş ve konuyla iligili olarak, “Biz, PKK’ya son verilmesi gerektigine inanıyoruz. PKK silah bırakmalı. Biz, PKK ile temas kurulması, ateşkes, görüşme gibi konularla ilgilenmiyoruz” yorumunu yapmıştı.

Urbancic, Roj TV’nin yayınına izin veren Danimarka’yı da, isim vermeden, “PKK’nin hiçbir ülkeden propaganda yürütmesine izin verilmemeli” sözleriyle eleştirmişti. ABD'nin konuya Avrupalıların dikkatini 'Türkiye'nin şimdiye kadar muktedir olamadığı oranda' çekme kabiliyetine inandığını kaydeden Urbancic, "Avrupalılarda artan bir bilinçlenme oldu. Ciddi ilerlemeler kaydedildi" diye konuştu. Aynı programda Urbancic, Güney Kürdistan konusuna da değindi ve Federal Kürdistan Yönetimi Başkanı Mesut Barzani'yi PKK konusunda eleştirerek, "Barzani ya da başka hiç kimse teröristlerle görüşmemeli" ifadesini kullanmıştı.

URBANCİC PKK’NİN AVRUPA’DAKİ FAALİYETLERİNDEN SORUMLU İSİM

Urbancic, günümüzde özel olarak PKK’nin Avrupa’daki faaliyetlerinin ortadan kaldırılmasından sorumlu. 11 Eylül saldırılarının ardından ABD Dışişleri Bakanlığı'nda oluşturulan ''Terörle Mücadele Koordinatörlüğü'' nde Genel Direktör Hank Crumpton'ın altında ''Koordinatör Yardımcısı'' olarak görev yapıyor.

Urbancic, Türkiye'yi yakından tanıyan üst düzey Amerikalı bir diplomat. 1999-2002 yılları arasında İstanbul başkonsolosluğu yaptı. Urbancic, Türkiye’deki görevi sırasında özellikle iş çevreleri ve muhalefet partileriyle ilişkileriyle dikkatleri üzerine topladı. Türk-Amerikan İş Adamları Derneği faaliyetlerine bizzat katıldı. Türkiye ve ABD arasındaki ticaret, yatırım ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla faaliyetlerde bulunan Türk-Amerikan İşadamları Derneği’nin (TABA AmCham) yedi ilde şubesi ve 680 aktif üyesi bulunuyor. TABA, özellikle Ermeni soykırımı tasarılarının ABD Kongresi’nde oylanması sırasındaki çalışmaları ve kongre üyelerini etkileyen yazışmalarıyla ön plana çıkmıştı.

URBANCİC’İN ERDOĞAN’LA ÖZEL İLİŞKİLERİ

Ancak Urbancic’in asıl dikkat çekici ilişkileri Recep Tayyip Erdoğan’la kurduğu ilişkiler. Bu ilişkiler AKP’nin kuruluş öncesine dayanıyor. AKP’nin şekillenmesi, ABD’nin desteği ve dolayısıyla hükümete gelmesindeki en önemli süreçte Urbancic’in işlevi dikkat çekiyor. Hatta Erdoğan ile Urbancic arasındaki ilişki, ‘ahbab-çavuş’ derecesinde değerlendiriliyor ve sık sık ikili görüşmelerden bahsediliyor.

Urbancic’in yakın ilişki içerisinde bulunduğu diğer isimler ise şöyle sıralanıyor: Kemal Derviş, Mehmet Ali Bayar, Cem Boyner, Mustafa Koç, Abdülkadir Konukoğlu, Ahmet Nazif Zorlu, Aldo Kaslowski, Ali Koç, Ali Sabancı, Arzuhan Yalçındağ, Aydın Doğan, Egemen Bağış, Ersin Özince, Faruk Eczacıbaşı, Ferit Şahenk, George Alsop, Güler Sabancı, Kaya Tuncer, Mehmet Cengiz, Mehmet Emin Karamehmet, Nafi Güral, Nuri Artok, Rıfat Hisarcıklıoğlu, Şarık Tara, Tuncay Özilhan ve Turgay Ciner.

ERDOĞAN’IN DEMECİ DANIŞIKLI DÖVÜŞ MÜYDÜ?

Ocak 2007’nin ilk haftasında Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan Lübnan gezisi sırasında PKK’ye karşı operasyon konusunda açıklamalarda bulunmuş ve şikayetlerini dile getirmişti. Buna cevap gecikmedi ve Amerika Ankara Büyükelçiliği Sözcüsü Kathy Schalow, ABD’nin Türkiye’nin PKK ile mücadelesine destek verdiğini savunmuştu. ABD Büyükelçiliği Sözcüsü Kathy Schalow, şunları söylemişti: “Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye’nin PKK ile mücadelesini çok ciddiye alıyor. Türkiye’nin terör ile mücadelesinde yardımcı olmayı sürdürüyoruz. General Ralston, Türk ve Irak muhatapları ile birlikte çalışmayı sürdürüyor. Ralston, PKK terörüne karşı koymak için bir çözüm bulacağını da söyledi.”

İSTANBUL’DAKİ YUVARLAK MASADA İNTERAKTİF STRATEJİ

Daha sonra Türk ve Amerikalı Adalet Bakanlıkları yetkilileri, 25-26 Ocak 2007 tarihlerinde İstanbul’da Schalow başkanlığında ‘PKK ve uluslararası terörizmle mücadele’ konusunda bir yuvarlak masa toplantısı düzenlendiler. Türkiye, ABD, Hollanda, Fransa ve İngiltere’den gelen hukukçu, savcı, emniyet ve istihbarat yetkililerinin katıldığı toplantı, farklı hukuk sistemleri arasındaki boşlukların kapatılması amaçlı ortak çabaların ve ‘terörle yasal alanda mücadele’deki ortak hedeflerin ‘ilki’ olarak duyuruldu.

Daha sonra ABD elçiliği tarafından yapılan açıklamada şunlar dile getirilmişti: “Toplantıda çeşitli kanuni araçlar yoluyla terörist örgütlerle mücadele konusundaki fikirler, tecrübeler ve pratik uygulamalar paylaşıldı. ABD ve Türk Adalet Bakanlıkları, 2007 yılı için para aklamaya, terörizmin finanse edilmesine ve PKK'ya karşı mücadelenin ve cezai araştırmalarda uluslararası işbirliğinin çeşitli yönlerini ele alacak bir dizi interaktif atölye çalışması ve etkinlik planlamıştır.”

Kathy Schalow, Fransa’daki operasyondan sonra da şu açıklamada bulundu: “Avrupa’daki operasyonlar çok olumlu. Sözkonusu ülkelerdeki güvenlik güçlerini harekete geçiren spesifik nedenler konusunda bir şey söyleyemem. Ancak genelde PKK şebekelerine karşı daha agresif olmayı cesaretlendirmek amacıyla Avrupa ülkeleri ile yakın bir çalışma içerisindeyiz. Bu tür operasyonların gerçekleştiğini görmekten memnunuz. Bu baskınların ve gözaltına almaların süreceğini umuyoruz.”

RALSTON VE BAŞER’İN STUTTGART ZİRVESİ

11 Aralıkta 2006’da PKK koordinatörleri Josef Ralston ve Edip Başer, Almanya’ın Stuttgart kentinde, Vaihingen ABD Askeri Üsü’nde bir araya geldi. Vaihingen, ABD’nin Avrupa’daki en önemli askeri merkezi. Burada, PKK ile mücadele konusu takvime bağlandı. Bu kapsamda; ABD tarafından örgüt üyelerine teslim olun çağrısında bulunulması, Irak ve diğer ülkelerdeki faaliyetlerinin durdurulması, örgütün finans kaynaklarının kesilmesi, örgütün üst düzey yönetiminin yakalanarak Türkiye'ye iade edilmesi yöntemlerinin bir takvim çerçevesinde uygulamaya konulması konusunda anlaşmaya varıldı.

JOSEF RALSTON KİMDİR?

Emekli Orgeneral Joseph Ralston, 1996 - 2000 yılları arasında Genelkurmay Başkan Yardımcılığı yaptı. Havacı general Josef Ralston, 2000 li yılların başında Brüksel Mons’ta NATO Avrupa müttefik kuvvetlerinin başkomutanlığı görevini Vesley Clark’tan devraldı. Bosna savaşı döneminde en üst rütbeli komutan olarak görev aldı. Milis Gücü UÇK’ya verdiği destek ve ilişkileriyle gündeme geldi. Temmuz 2002’de NATO’daki görevini Amerikalı General James Jones’a bıraktı.

Raltson, parlak bir subaydı ve Genelkurmay Başkanlığı'na getirilmesine kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak yaşadığı gayrımeşru bir ilişki sebebiyle emekli edildi. Emekli edildikten sonra da Cohen Grup adlı şirkete girdi. Şirket, ABD'nin eski Savunma Bakanlığı Sekreteri William S. Cohen tarafından yönetiliyor. Grupta, Murdoch'a satılan TGRT'ye danışmanlık da yapan eski Ankara Büyükelçisi Marc Grossman, eski NATO Genel Sekreteri ve eski İngiltere Savunma Bakanı George Robertson da bulunuyor. Grubun diğer üyeleri emekli general ve amiraller! Cohen grup, kendisini global iş dünyasına danışmanlık yapan, taktik ve stratejik faaliyetlerde bulunan bir organizasyon olarak tanıtıyor. Cohen grup, dünyayı tek bir pazar olarak gördüğünü açıklıyor. Joseph Ralston, grubun ikinci başkanı!

COHEN GRUP, KENDİSİNİ DÜNYA HÜKÜMETİ OLARAK GÖRÜYOR!

Bush yönetimi tarafından 28 Ağustos 2006’da PKK Özel Koordinatörü olarak görevlendirildi. Ralston, Türkiye ile çok önemli ticari ilişkileri ve beklentileri olan Lockheed Martin adlı uluslararası şirketin de üst düzey yöneticisi aynı zamanda. Türkiye, bu silah şirketinden 2,9 Milyar dolara 30 adet F-16 uçağı satın alma kararı almış durumda. Ayrıca, Türk Hava Kuvvetleri, 216 adet F-16 savaş uçağının modernizasyonu için ABD'nin Lockheed Martin şirketine 635 milyon dolar ödeyecek. F-16'ların modernizasyonu, ağırlıkla ABD'nin Fort Worth kentinde bulunan Lockheed Martin'in fabrikasında ve Türkiye'nin TAI tesislerinde yapılacak.

ATC ÜZERİNDEN ASKERİ VE TİCARİ BAĞLAR

Ralston’un diğer bir görevi ise ATC adlı Türk Amerikan Konseyi yöneticiliği. Bu organizasyon, Türkiye ve Amerika’nın en büyük şirketlerinin aidat yatırarak yer aldığı bir yapılanma. Açıklanan amacı ticaret, savunma, teknoloji ve kültürel ilişkiler yoluyla ABD-Türkiye arasındaki bağları güçlendirmek.

ATC bünyesindeki Amerikalı yönetici ve kurumlar, Türkiye’den elde ettikleri veya edecekleri maddi menfaatler karşılığı bu kuruma adeta dokunulmazlık kazandırıyorlar. Ralston, ATC’nin danışma kurulu üyesi. ATC’nin en tepesinde Brent Scowcroft yeralıyor. Kendisi baba Bush’un ulusal güvenlik danışmanlığını yapmış bir kişi. Bir zamanlar Kissinger’in yanında da çalışmıştı. Şimdi kendi firması var. İş konusunda uluslararası danışmanlık yapıyorlar. Mustafa Koç ise Scowcroft’un yardımcılığını yapıyor.

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.