DTP çözüm modeli sundu

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031



DTP, 28 Ekim'de yapılması kararlaştırılan Olağanüstü Kongre'ye sunmak üzere oluşturduğu siyasi tutum belgesinde, Kürt sorununun çözümü için 'demokratik özerklik' talebinde bulundu. Demokratik özerkliğin, 'Üniter yapı içinde bayrak, resmi dil, milli marş tüm Türkiye ulusu için geçerli olmakla birlikte her bölge ve özerk birimin, her farklılığın kendi renkleri ve sembolleriyle temsilini ve demokratik öz yönetimini oluşturmasını öngörür' denilen belgede, merkezi devlet yapısının da değiştirilmesi talep edildi. DTP yönetiminin 18-21 Eylül tarihleri arasında Antalya'nın Side ilçesinde yaptığı toplantıda oluşturulan 'Türkiye'nin Demokratikleşmesi ve Kürt Sorununun Çözümüne Dair Siyasi Tutum Belgesi', sivil toplum örgütü ve ilgili çevrelere gönderilerek tartışmaya açıldı. 7 sayfadan oluşan belgenin ilk bölümünde yer alan 'Türkiye'nin Siyasi-İdari Yapısında Reform ve Kürt Sorununun Çözüm Modeli' bölümünde Kürt sorununun çözümü için yapılması gerekenlere yer veriliyor. Kürt sorununun çözümü için idari yapının değiştirilerek 'demokratik özerklik' ilkesinin benimsenmesi istenirken, tekçi devlet yönetimi anlayışının sorunların ve krizlerin temel nedeni olduğu vurgulanıyor. Belgede, katı merkeziyetçi ulus-devlet yapısının, oligarşik bir yapılanmaya neden olduğu kaydedilerek, anayasanın başlangıç kısmında yer alan ve cumhuriyetin temel nitelikleri olarak belirtilen 'sosyal, demokratik, laik, hukuk devleti' ilkelerinin yeterince hayata geçmediği eleştirisi de yapılıyor. Ulus-devlet sisteminin yarattığı tahribatlar konusunda da Irak'ın örnek gösterildiği belgede, şöyle deniliyor: 'Bugün Arap milliyetçiliği esasına dayanan Saddam rejiminin Irak coğrafyasında yaşanan etnik boğazlaşmanın en büyük nedeni olduğu ortaya çıkmıştır. Irak'ı bugünkü duruma düşüren şey, farklıkları demokratik bir ulus anlayışı etrafında örgütlemek yerine merkeziyetçi ulus yaklaşımıyla devlet yönetme anlayışındaki ısrardır.' Türkiye'nin ağır, hantal, katı merkeziyetçi idari yapılanmasının tıkanmış olduğu kaydedilen belgede, 'Ankara, sorunları çözmeye muktedir bir iradeye sahip olmadığı gibi bunu gerçekleştirecek gücü de yoktur' deniliyor. Belgede, 'Partimizin demokratikleşme projesi Türkiye'deki siyasi-idari yapılanmanın köklü bir reformla ele alınarak değiştirilmesine dayanmaktadır' denilerek, DTP'nin tutumu ortaya konuluyor. Her ulus için ayrı devlet talep etmenin 'konjonktürel gerçeklikten uzak ve halkların birbirini boğazlamasına' neden olabileceği de belirtilerek, DTP'nin halkların demokratik birliğini esas aldığına işaret ediliyor. Devlet yönetiminde de reform talebinde bulunan belgede, 'Temsilciler Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu'nun kurulması, MGK yerine Güvenlik ve Savunma Konseyi'nin kurulması, Anayasa Konseyi'nin kurulması' gibi önerilere yer verilerek, idari ve yapısal reform isteğine de yer veriliyor. Bölge meclislerinin de önerildiği belgede, bölge meclislerinin, 'Üniter devlet yapılanması içerisinde merkezi yönetimle iller arasına kademelendirilmiş demokratik bir yeni idari takviye' olduğu ve demokratik cumhuriyetin inşasında önemli bir aşama olacağı kaydedilerek, şöyle deniliyor: 'Üniter yapı içindeki demokratik özerklik, Atatürk'ün 1924'te gazeteci A. Emin Yalman'a ifade ettiği bir nevi yerel muhtariyetin (özerklik), bugünkü koşullarda hayata geçirilmesi de olacaktır.'

Demokratik çözüm önerisi şöyle


Üniter yapı içinde bayrak, resmi dil, milli marş tüm Türkiye ulusu için geçerli olmakla birlikte her bölge ve özerk birimin, her farklılığın kendi renkleri ve sembolleriyle temsilini ve demokratik öz yönetimini oluşturmasını öngörür.


Sorunların çözümünde geliştirilecek yöntemler için, yereli güçlendirme, halkı söz ve karar sahibi kılma felsefesinden hareket eder.


Salt etnik ve toprak temelli özerklik anlayışı yerine kültürel farklılıkların özgürce ifade edildiği bölgesel ve yerel bir yapılanmayı savunur.


Türkiye siyasi ve idari yapısında demokratikleşmeyi sağlamak amacıyla köklü bir reformu öngörür.


Halkın karar süreçlerine dahil olması için demokratik katılımcılığı savunur ve tüm yerel birimlerde meclis sistemini esas alır.


Sorunların çözümünü sadece devlet sistemini değiştirmede aramaz, toplumun öz yeterliliğini esas alır. ANKARA / DİHA

Kenan Kırkaya

 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com