DTP'nin Yerel Yönetimler Konferansı bildirgesi açıklandı: Yerel seçimler referandum niteliğinde

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930




DTP tarafından gerçekleştirilen '3. Ekoloji ve Yerel Yönetimler Konferansı'nın sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede önümüzdeki yerel seçimlerin referandum niteliğinde geçeceği ifade edilerek, "Bu seçimler Kürt sorununun şiddet ve inkâr üzerinden mi yoksa demokratik barışçıl yöntemlerle mi çözüleceği konusunda stratejik düzeyde bir rol oynayacaktır. Demokratik Özerklik temelinde, Kürt halkının çağdaş, katılımcı, özgürlükçü ve eşitlikçi toplumsal sisteminin ve kendi demokrasisinin inşasında, bu seçimler tarihsel bir direniş, kararlaşma ve mücadele süreci olacaktır" denildi.

Demokratik Toplum Partisi, '3. Ekoloji ve Yerel Yönetimler Konferansı'nın sonuç bildirisini açıkladı. Sonuç bildirgesinde, toplantının başarılı bir şekilde geçtiği ifade edilerek, "AKP, özellikle 22 Temmuz seçimleri sonrası İmralı tecrit sistemini derinleştiren uygulamaları, bölgemizde ve sınır ötesinde geliştirdiği operasyonlar ve partimize, yöneticilerimize, belediye başkanlarımıza, milletvekillerimize, demokratik kurumlarımıza ve halkımıza yönelik şiddeti ve çatışmaları körükleyici politikalarıyla son derece uğursuz bir rol oynamaktadır" denildi.

Geçmiş yerel yönetimler pratiklerinin tarihsel önemde olduğuna dikkat çekilen bildirgede, şunlara yer verildi: "8 yıllık deneyimiyle klasik belediyeciliğin ötesinde gelişmelerin yaratıldığını, halkımızın eşitlik, özgürlük ve adalet ekseninde kendi toplumsal demokrasisini inşa etmesine ve cumhuriyetin demokratik dönüşümünün gerçekleştirilerek Kürt sorununun demokratik barışçıl yöntemlerle çözümü yönünde önemli bir katkı sağlandığını tespit etmiştir."

"Cumhuriyetten bu yana uygulanan ekonomik ve bölgesel politikalar sonucu bölgemizin içine düşürüldüğü sosyoekonomik geri bırakılmışlık, çatışmalar ve zorunlu göç sonucu kentlerimizde meydana gelen çok ağır sosyal, ekonomik, kültürel ve mekânsal sorunların yanı sıra, idari, mali, siyasi ablukalarla DTP'li yerel yönetimlerin başarısız kılınmaya çalışıldığı"nın ifade edildiği bildirgede, şunlar yer aldı: "Belediye hizmetleri alanında 80 yıl boyunca bölgemizde yapılmayanlar, 8 yıllık yerel yönetimler dönemimizde gerçekleştirilmiştir. Kentlerimiz altyapı ve üstyapı alanında yapılan çalışmalar ve ekonomik, sosyal ve mekânsal dönüşümlerden, kültür ve sanat alanına uzanan aktivitelerle yeni bir çehre kazanmıştır. Yerel yönetimlerimizin her aktivitesi insan merkezli, insan-doğa uyumunu esas alan sosyo-politik bir perspektiften hareketle yaşama geçirilmiştir. Böylelikle tüm Türkiye'de bölgenin ve kentlerimizin özgünlüğü ile yerel demokrasinin işlevi, önemi ve temsil kabiliyeti konusunda bir farkındalık yaratılmıştır. Şeffaf ve hesap verebilir belediyecilik konusunda, büyük bir dönüşüm sağlanmıştır. Cumhuriyet tarihi boyunca rant ve kayırmacılık odakları haline gelen belediyelerin halkın denetimine açılması konusunda önemli ve dikkate değer mesafeler kat edilmiştir. Demokratik zihniyet ve kurumsallaşma alanında sadece Türkiye'ye değil tüm uluslararası camiaya deneyim aktarabilecek bir düzey yakalanmıştır."

Yerel seçimler referandum olacak

Önümüzdeki yerel seçimlerin referandum niteliğinde olduğunun altı çizilen sonuç bildirgesinde, "Bu seçimler Kürt sorununun şiddet ve inkâr üzerinden mi yoksa demokratik barışçıl yöntemlerle mi çözüleceği konusunda stratejik düzeyde bir rol oynayacaktır. Demokratik Özerklik temelinde, Kürt halkının çağdaş, katılımcı, özgürlükçü ve eşitlikçi toplumsal sisteminin ve kendi demokrasisinin inşasında, bu seçimler tarihsel bir direniş, kararlaşma ve mücadele süreci olacaktır. Aynı zamanda bu kararlaşma, Cumhuriyeti demokratikleştirerek, Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle, eşitlik ve özgürlük esaslarına dayalı çözümü için de tarihsel bir rol oynayacaktır. Çok ağır yoksulluk ve yoksunluğa rağmen, halkımız, eşitlik ve özgürlük hayallerini ve açığa çıkmış iradesini, açlıkla terbiye etmeye yönelik politikalara feda etmeyecek kadar direngen ve onurlu bir halktır. Bu gerçeği göremeyen ve anlayamayanlara halkımız önümüzdeki seçimlerde en büyük cevabı verecektir. Bize düşen bir an önce gereken çalışmaları derhal başlatıp halkımızın bu istek ve iradesinin tecellisini sağlayarak, halkımızı tanımayanların çabalarının beyhude olduğunu göstermektir" denildi.

Alınan kararlar

Sonuç bildirgesinde alınan kararlar da şu şekilde aktarıldı:

"* Yerel yönetimlerin en önemli misyonu toplumun demokratik dönüşümünü sağlamaktır. Belediye hizmetlerini sunmanın yanı sıra tabandan tavana demokratik mekanizmalar yaratarak ve halkımızın planlama, karar alma ve denetleme süreçlerine katılımını sağlayarak, konfederal sisteme dayalı toplumsal demokrasinin geliştirilmesi en önemli çalışma alanlarımızdan biri olacaktır. Yerel yönetimler, halkımızın eşit ve özgür yurttaşlık temelinde kendi demokrasisini inşa etmesine olanak ve fırsat tanıyan stratejik bir alan olacaktır.

* Toplumsal ekolojiyi hayata geçirmek ve toplumun kendi içinde eşitlik ve adaleti geliştirmesini sağlayarak doğayla barışık kentler yaratmak yerel yönetimlerin bir diğer önemli misyonudur. Nazım imar planlarından, çevre ve ulaşım planlarına, sosyoekonomik planlardan mekansal politikalara kadar tüm çalışma alanlarında, koruma kullanım prensibini esas alarak ekosistemleri ve tarihi-kültürel varlıkları korumak, yaşanılabilir yeşil kentler yaratmak yerel yönetimlerin bir diğer önemli çalışma alanı olacaktır.

* Yerel yönetimler modelimizin özünü toplumsal cinsiyet özgürlüğü oluşturmaktadır. Toplumsal cinsiyet rollerinin demokratik ve özgürlükçü temelde dönüşümünü ve kadınların ekonomik, sosyal, kültürel, idari tüm yaşam alanlarında ve karar süreçlerinde yer almasını sağlamak yerel yönetimlerimizin temel bir misyonu olacaktır. Kadına yönelik pozitif ayrımcılık yaklaşımının içselleştirilmesi temel bir politika olarak ele alınacaktır. Toplumsal cinsiyet özgürlüğü yaklaşımı sadece pratik ve güncel ihtiyaçlar çerçevesinde değil, kadın özgünlüğü ve farklılığını açığa çıkaracak ve geliştirecek, demokrasimizin en önemli şartı ve göstergesi olarak ele alınacaktır.

* Toplumumuzun temel dinamiği, öncü gücü ve geleceği olan gençliğin ekonomik, sosyal, kültürel, mekânsal vb. kentsel politikaların belirlenmesi ve denetlenmesi süreçlerine kendi özgün kimlikleriyle katılımları güçlendirilecektir.

* Çocuk, yaşlı ve engelli yurttaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin korunması ve toplumsal yaşama katılımlarının arttırılması önemli çalışma alanlarımızdan biri olacaktır.

* Bölgenin içinde bulunduğu ağır sosyoekonomik geri bırakılmışlık, halkımızın içinde bulunduğu ağır yoksulluk ve yoksunluğa karşı bir çözüm projesi olarak Sosyal Belediyeciliği daha da geliştirmek en önemli hedeflerden biri olarak belirlenmiştir. Kent genelinde sosyal dayanışma ve paylaşım ağlarının ve kültürünün örülmesine öncülük edilecektir. İstihdam odaklı girişimlerin önü açılacak, bu girişimler teşvik edilecek ve desteklenecektir. Sadaka kültürünü yaratan uygulamalara karşı, yerellerde kooperatifçiliğin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması teşvik edilecektir. Bir yurttaş hakkı olarak yoksul ve dezavantajlı kesimlerin yerel yönetim hizmetlerine ulaşımlarını kolaylaştıracak, dezavantajlı durumu giderecek politikalar geliştirilecektir.

* Türkiye'de kamu yönetimi sistemi genel olarak yerel karşısında merkezi yanı ağır basan, yerelde seçilmişler karşısında atanmışlar yanı ağır basan bir yapıya dayanmaktadır. Demokratik Özerklik prensibi çerçevesinde kamu yönetimi sisteminin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, yerel yönetimlerin toplumsal demokrasinin ve adaletin sağlanması, sürdürülebilir kalkınmada daha etkin bir rol oynaması için idari ve mali yerelleşmeyi gerçekleştirmek temel mücadele alanlarımızdan biri olacaktır.

* Yerel yönetimlerimizde demokratik değerlerin yaygınlaşması, kurumsal verimlilik ve etkinliğin artması için kurum içi demokratik mekanizmalar daha da geliştirilecek, çalışanların yönetişim süreçlerine katılımı sağlanacaktır.

* Kürtçe kullanımından dolayı hakkında dava açılmayan Belediye Başkanımız neredeyse kalmamıştır. Uluslararası mevzuat ve meşruluk temelinde, resmi dil olan Türkçenin yanı sıra Kürtçe ve yerelde kullanılan dillerin, başta yerel yönetim olmak üzere tüm kamusal alanlarda kullanılmasının ve bu hakkın yasal güvence altına alınmasının takipçisi olunacaktır. Bu merhalde, yerel yönetimlerde resmi dilin yanı sıra Kürtçenin kullanımına devam edilecektir.

* Demokratik Ekolojik toplum paradigmasını teorik ve felsefik açıdan esas alarak demokratik özgürlükçü yerel yönetimler modelini hayata geçirebilmek, Âdemi Merkeziyetçi yönetim anlayışını geliştirmek amacıyla uygulamalı ve teorik eğitimler, yerel yönetimlerin çalışma alanlarına ilişkin araştırma inceleme projelendirme çalışmaları yapan bilimsel ve özerk Yerel Yönetimler Akademisi kurulacaktır.

* Seçilecek olan belediye başkanları, belediye ve il genel meclisi üyeleri bir yeminle göreve başlayacaklardır. Belirlenen yemin metni şudur: "En büyük erdemin, bilimle yoğrulmuş dürüstlük olduğunu bilerek halkın bana vermiş olduğu görevi, Demokratik Ekolojik ve Cinsiyet Özgürlükçü ilkelere bağlı kalarak yürüteceğime, yetkilerimi şahsi çıkar sağlama amaçlı kullanmayacağıma, barış, adalet, eşitlik ve özgürlük ideallerini her koşul altında savunup gerçekleştirmeye çalışacağıma, insan ve doğa haklarını savunmayı bir yaşam gerekçesi sayacağıma, yaşam ve ilişkilerimde sade ve örnek olacağıma dair inandığım bütün değerler üzerine ant içiyorum."

Konferansın yerel yönetimleri, Cumhuriyetin demokratik dönüşümünü sağlayacak stratejik bir alan olarak değerlendirdiği vurgulanan sonuç bildirgesinde, "Yerel yönetimlerimiz halkımızın 35 yıllık demokrasi ve özgürlük mücadelesiyle, demokratik, ekolojik, cinsiyet özgürlükçü toplum paradigmasının açığa çıkardığı ideolojik, felsefi, siyasal ve sosyal gerçekliği ile ilişkisini tanımlama ve oluşturmada önemli bir bilinç düzeyi yakalamış, bunu kurumsallaştırma istencini açığa çıkarmıştır" ifadesine yer verildi.

Baharın topyekûn demokratik mücadele ile karşılanacağı ifade edilen sonuç bildirgesinde, şunlar yer aldı: "Önümüzdeki yerel yönetimler seçimlerini bir hamleye dönüştüreceğiz. Yönetiminde bulunduğumuz belediye sayısını daha da artırarak 100'lere ulaştıracağız. Bölge illeri başta olmak üzere ülkemizin batısında bulunan kimi yerleşimleri de kapsayan yerel yönetimlerimize, halkımızın demokrasi, özgürlük ve adalet bayrağını dikerek tüm ezilen yoksul halklarımızın bayramı haline getireceğiz. Konferansımızın açığa çıkardığı bu kararlaşma ve moral düzeyine, başta konferans bileşene olmak üzere tüm demokratik kurumlarımızı, kadrolarımızı ve halkımızı büyük bir sorumluluk, cesaret ve fedakârlıkla katılmaya, gereklerini yerine getirmeye çağırıyoruz."

diha
 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com