E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- TRT ŞEŞ VE İZLENMESİ GEREKEN KÜRT POLİTİKASI/Cemil KILIÇ
- Sonbahar.../ Şerif Kaplan
- ‘Behçet Cantürk’ü, Savaş Buldan’ı biz öldürdük’
- Öcalan'ın doğum günü kutlanıyor
- Direnişin Belgesi...!
- Roj TV davasına katılım çağrısı
- Kadir İnanır da Ergenekon iddianamesinde
- 'Sinan İlhan 12 Eylül’de Kürtlere kurşun sıktı'
- ORTADOĞU’DA YENİ YILA GİRERKEN, FİLİSTİN KAN GÖLÜNE DÖNERKEN, KÜRDİSTAN’A BOMBA YAĞDI!/ Mehmet ÖZCAN
- Katil kim?.. /Günay Aslan
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
Özgür, demokratik ve katılımcı yerel yönetim anlayışını yaşama geçirecek olan DTP, yaptığı konferansta önemli kararlar aldı.
Demokratik Ekolojik ve Cinsiyet Özgürlükçü Yerel Yönetimler Modeli kabul edildi
Yerel Yönetimler Akademisi kurularak hem adaylar, hem de seçilmişler eğitilecek
Bölge'nin eko-sistem, kültürel, arkeolojik ve yeraltı-yerüstü zenginliklerini gösteren haritaların çıkarılması benimsendi
Yerel yönetimlerde resmi dil Türkçe'nin yanı sıra Kürtçe'nin kullanılmasına devam edilecek
Belediye başkanlığı yerine koordinatörlük, yönetim düzeyinde de eşkoordinatörlük prensip olarak benimsendi
DTP'nin Diyarbakır'da düzenlediği 3. Ekoloji ve Yerel Yönetimler Konferansı üç gün sürdü. 1-3 Şubat tarihleri arasında gerçekleşen konferansa, DTP'li milletvekilleri, genel merkez yöneticileri, belediye meclis üyeleri, il başkanları, demokratik kitle örgütü temsilcileri katıldı. Konferansın ilk günü, DTP'nin 28 Mart 2004 tarihinden bu yana yerel yönetimlerde yürüttüğü çalışmalar masaya yatırıldı. DTP Yerel Yönetimler Komisyonu tarafından hazırlanan rapor çerçevesinde yürütülen çalışmalarda ağırlıklı olarak uygulamalar, uygulamalarla birlikte oluşan birikim ve deneyimler tartışıldı.
Konferansın ikinci gününde 'Özgür Yerel Yönetimler Modeli'nin taslağı okunarak tartışmaya açıldı. Yeni model ve modelin uygulanmasına ilişkin yürütülen tartışmalar ise bir gün boyunca devam etti. Muhtarlıklardan belediyeler ve il genel meclislerine kadar her kesimin karar süreçlerine katılmasının hedeflendiği taslak modelin uygulama koşulları detaylarıyla ele alındı. Ekolojik, demokratik, katılımcı ve şeffaflığın temel alındığı modelde, kadınlara ise hem belediye meclislerinde, hem de belediye çalışmalarında pozitif ayrımcılık uygulanması hedefleniyor. Hem kadın çalışanların, hem de meclis üyesi kadınların içinde yeraldığı kadın meclisinin de karar süreçlerine katılımı öngörülüyor. Özgür Belediyecilik Modeli'nde belediye başkanlığının bir erkek ve bir kadının eşbaşkanlığında yürütülmesi de hedefler arasında. Bu sistem DTP Genel Başkanlığı'nda pratik olarak uygulanıyor. 28 Mart 2004 yerel seçimlerinde DEHAP, erkek başkanların bulunduğu belediyelerde başkanvekillerin kadın olması zorunluğunu getirmiş ve bu birçok belediyede uygulanmıştı.
İsveç modelinde belediye meclislerinde başkanların 3 ya da 6'şar aylık sürelerle başkanlık yaptığı dikkate alındığında, DTP'nin tartışmaya açtığı taslağın bazı ülkelerde uygulanabildiği de ortaya çıkıyor. Yeni modelin DTP'nin Kürt sorununda çözüm olarak ortaya koyduğu demokratik özerklik ilkesi ışığında hazırlandığı görülürken, yeni anayasa tartışmalarıyla beraber gündeme gelecek olan yerel yönetimlerin demokratikleştirilmesi öngörülüyor. Özellikle DTP'li belediyelerin kendi alternatif modelini oluşturmakta zaafiyet yaşadığının altı çizilen tartışmalarda, klasik belediyecilik yapmakla yetinildiği ve bakış açısının özgür yerel yönetim anlayışıyla aşılabileceği tesbiti yapıldı.
Demokrasiyi inşa etme süreci
Yerel yönetimlerden sorumlu DTP Eşbaşkan Yardımcısı Bayram Altun, DTP 3. Yerel Yönetimler Konferansı'nın bir modeli tartıştığını ve kabul ettiğini belirterek, konferansı 'Halkçı belediyecilik anlayışımızda sadece hizmetlerle sınırlı bir anlayışa sahip değiliz. İdeolojik ve felsefik olarak yerel yönetimlere nasıl baktığımızı hedef olarak ortaya koymuşsak da, somut olarak bir modele kavuşturma ihtiyacı vardı. Bu model alternatif bir yönetim modelidir. Demokratik, ekolojik ve cins özgürlükçü bir yerel yönetim modeli olarak ifade ediyoruz. Biz inanıyoruz ki bu modelde yerellerde daha iyi hizmetler yapılacak. Aynı zamanda birçok kültürel kimlik sorunlarımız da bu model çerçevesinde çözüme kavuşacaktır. Modelimiz halkımızın kendi demokrasisini inşa etme sürecidir. Bu sürecin bir parçasıdır. Çokça Porto Allegra ya da Zapatistaların örneğinden bahsedilir. Bizim geliştirdiğimiz model bunları küçümsememekle birlikte çok fazla aşan bir niteliğe sahiptir. Biz özgün bir model oluşturduk. Konferansta taslak çerçevesinde katıldık. Bunun üzerine güçlü değerlendirmeler gelişti. Bu tartışmalar daha sonra sonuca bağlanarak modelimiz son halini alacaktır. Daha önce 'Demokratik Özerklik' talebi Kürt halkının temsilcileri tarafından kamuoyuna deklare edilmişti. Bir anlamda bunun yerel yönetimlerde hayata geçirilmesi olarak da ifade edilebilir. Halkımız devletten demokratik değişimi beklemeden kendi demokrasisini en başta yerellerde kurmaya başlamış oluyor. Bunu Türkiye'nin demokratik dönüşümü için büyük bir kazanım olarak değerlendiriyoruz' şeklinde değerlendirdi.
Seçim stratejisi
Özgür yerel yönetimlerin dayandığı temel güçün halkın özgücü olduğu vurgulanırken, halkın kent meclisleri yoluyla karar süreçlerine katılabileceği, kente ayrılan kaynakların kullanımında aktif rol oynayabileceği kaydedildi. Toplantının üçüncü günü ise seçim stratejisi tartışıldı. Seçim stratejini gün boyu tartışan konferans katılımcıları, yerel seçimlerin Kürt sorununun çözüm gücünü açığa çıkaracağına dikkat çekti. DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, önümüzdeki yerel seçimin Kürtlerin özgürleşme mücadelesinin önünü açacağına dikkat çekti. Yerel seçimlerde DTP'nin zaferinin Kürt sorununun çözümünün önünü açacağını vurgulayan Türk, 'Önümüzdeki yerel seçimler belediye alma, belediye başkanı olma mücadelesi değildir. Kürtlerin özgürlük ve demokrasi beklentilerinin açığa çıkacağı bir seçim olacaktır' dedi.
Konferansta, ordu ile AKP'nin kurduğu ittifaka Bölge'de sistem partilerinin de dahil edilerek Kürtlerin iradesinin boşa çıkarılmaya çalışılacağı ifade edilerek, Kürtlerin bunu boşa çıkarmak için en az 100 belediye başkanlığını kazanması gerektiğine dikkat çekildi.
Toplantıda söz alan Van katılımcıları, Van Belediyesi'nin AKP'ye 3.5 bin YTL ile devredildiğini fakat gelinen aşamada AKP yönetiminin belediyeyi 103 milyon YTL borç altına soktuğunu, bununla da yetinmeyerek belediyeye ait tüm taşınmazları yok pahasına sattığını vurguladı. Konferansa Bingöl'den katılan delegeler ise, Bingöl Belediyesi'nin belediye binasını dahi satışa çıkardığını belirterek, '6 aydan bu yana çalışanlara maaş dahi ödenmiyor. Belediye borç batağına sürükleniyor. Tayyip Erdoğan Diyarbakır kalesini düşürmekle uğraşacağına, halkın kaynaklarını yandaşlarına peşkeş çeken kendi belediye başkanlarıyla uğraşsın' dedi. Konferansın seçim gündeminde DTP'nin 23-24 Şubat'ta düzenleyeceği Demokratik Toplum Kongresi'yle birlikte yerel seçim çalışmalarının da hız kazanacağı vurgulandı.
Adaylar erken belirlenecek
Konferansta, adayların eğitime tabi tutulabilmesi için en az 6 ay önceden seçilmesi önerilirken, yapılan tartışmalar sonucunda adayların seçime kısa bir süre kala değil, 3-4 ay gibi bir süre önceden seçilmesi ve yerel yönetimler konusunda akademisyenlerin ve uzmanların desteğiyle eğitilmesi karar altına alındı. Mevcut belediye başkanlarının ikinci dönem tekrar görev almaması durumunda belediye meclisinde görev yapması ilke olarak benimsenirken, mevcut yönetimlerin yeni görev alacak yönetimlere deneyimlerini aktarması konusunda da destek olması benimsendi.
Kadın kotası uygulanacak
Adayların belirlenme sürecinin de tartışıldığı konferansta, bir önceki seçimde eğilim yoklaması veya merkezden atama yöntemlerinin yarattığı olumsuz sonuçlara dikkat çekildi. Bölgelerin hassasiyetlerine göre yöntem tutturulması gerektiği belirtilen konferansta, kadın kotası da tartışıldı. Kazanılması muhtemel yerlerde kadın kotasının esas alınması benimsenirken, özellikle erkek adayların kazanacağı yerlerde kadın aday gösterilmemesi konusuna da dikkat çekildi. Adayların özellikle yerelden çıkması gerektiği vurgulanırken, merkezden yapılan atamaların veya başka bir ilden gelen kişinin başka yerde aday gösterilmesinin halkta tepkiye yol açabildiği belirtildi.
Ağrı, Siirt, Van, Bingöl alınacak
AKP'nin başka belediyeleri hedeflemek yerine sadece DTP'nin elinde bulunan Diyarbakır ve Dersim belediyelerini hedeflediğine dikkat çekilen tartışmalarda, savunma psikolojisi yerine AKP'nin elinde bulunan Bingöl, Van, Siirt, Ağrı gibi illerin hedeflenmesi ve geri alınması benimsendi. AKP'nin önüne hedef olarak koyduğu Dersim ve Diyarbakır için ise şimdiden çalışmalar başlatılması kararlaştırıldı.
ozgurgundem



Güncel