E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- TRT ŞEŞ VE İZLENMESİ GEREKEN KÜRT POLİTİKASI/Cemil KILIÇ
- Sonbahar.../ Şerif Kaplan
- ‘Behçet Cantürk’ü, Savaş Buldan’ı biz öldürdük’
- Öcalan'ın doğum günü kutlanıyor
- Roj TV davasına katılım çağrısı
- Katil kim?.. /Günay Aslan
- Karayılan: Erdoğan İsrail'in suç ortağı
- Genelkurmay'da sürpriz zirve
- Direnişin Belgesi...!
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
Henüz sesli ifade edilemese, yazılıp çizilmese de Ankara'nın siyaset kulislerinde konuşulan bir iddia var. İddiaya göre, AKP Hükümeti, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ağustos ayında dolacak olan görev süresini uzatmayı planlıyor. AKP'ye yakın kaynaklar, Başbakan Erdoğan'ın Büyükanıt'ın görev süresinin 1 yıl uzatılmasına sıcak baktığını, hükümetin bu konu üzerinde çalıştığını belirtiyorlar.
Peki ama AKP'nin Yaşar Büyükanıt sevgisi nereden geliyor? Hükümet Büyükanıt'ın görev süresini neden uzatmak istiyor? Bu sorulara yanıt verebilmek için biraz gerilere gitmek, Dolmabahçe Sarayındaki görüşmeyle başlayan süreci hatırlamak gerekiyor.
Dolmabahçede başlayan mutabakat
'27 Nisan muhtırası olarak adlandırılan bir bildirinin gece yarısı Genelkurmay'ın internet sayfasında yayınlanmasının üzerinden daha bir hafta geçmişti ki, Başbakan Erdoğan'dan Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'a görüşme daveti gitti. 4 Mayıs 2007 tarihinde Dolmabahçe Sarayında baş başa yapılan 2 saat 15 dakikalık görüşmeden sonra hiçbir açıklama yapılmadı.
Erdoğan, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlarken, 'Bu konuda konuşmamak üzere söz verdik. Ben bir şey açıklarsam Genelkurmay Başkanıma saygısızlık etmiş olurum. Konuşulanları bir ben, bir Büyükanıt bir de Allah biliyor' dedi.
Devletin üst düzey iki yetkilisi, kendileri dışında kimsenin bilmemesi gereken ne konuşmuşlardı? Erdoğan, konuşulanları açıklamayacağına dair Büyükanıt'a neden söz vermişti? Büyükanıt'ın açıklanmasında çekindiği bir şeyler mi vardı?
Gözlerin çevrildiği Büyükanıt çıkıp, 'kamuoyundan gizleyeceğimiz bir şey konuşmadık, Başbakan istediğini açıklayabilir' diyemedi, gelişmeleri sessizce izledi.
Kamuoyuna açıklanmayan bu görüşmede neler konuşulmuştu? Bunu tam olarak bilmek mümkün değil. Ancak bu konuda ortaya atılan bir iddia ve bu iddiayı destekleyen gelişmeler var.
İddia, Hükümetin elinde Büyükanıt'la ilgili ciddi dosyalar olduğu, Dolmabahçe görüşmesinde bu dosyalar üzerinden bir mutabakata varıldığı yönünde. Bu dosyaların içeriği konusunda bir bilgimiz yok. Ancak yaşanan gelişmeler, Dolmabahçe görüşmesi sonrası Hükümetle Genelkurmay arasında bir mutabakat olduğunu doğruluyor.
Gerçekten de o görüşmeden sonra, asker hükümete yönelik sert çıkışlarını ve Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığına karşı tutumunu terk ederken; hükümet de sınır ötesi operasyona her türlü desteği sundu, AB sürecini neredeyse askıya aldı, 301. madde, yeni anayasa çalışması vb. demokratikleşme adımlarını durdurdu. Öyle ki, bugüne kadar AKP'ye tam destek veren liberal aydınlar, bu tutumlarını sorgulamaya, hükümetten desteklerini çekmeye başladılar.
Ergenekon'a karşı türban
Dolmabahçe sarayında Kürt sorunu üzerinde başlayan mutabakatın bu kez 'Ergenekon'a karşı üniversitelere türban serbestisi' üzerinden devam ettiği anlaşılıyor.
Hatırlanacağı üzere, Erdoğan'ın İspanya dönüşü başlattığı türban tartışması ülke gündemine otururken, neredeyse her konuda görüş beyan eden askerden ses çıkmıyordu. Gözlerin çevrildiği Genelkurmay, 29 Ocak günü basın kuruluşlarına geçtiği bilgi notunda, Orgeneral Büyükanıt'ın Makedonya Savunma Bakanını kabulü sırasında yapacağı açıklamayı canlı yayınlayabilecekleri bildirildi.
Ertesi sabah belirtilen saatte karargaha giden basın mensupları türbanla ilgili açıklama yapılacağını sanıyordu. Oysa Büyükanıt basını türban için değil Ergenekon'la ilgili mesajlar vermek için çağırmıştı.
Türbanla ilgili sorular karşısında Büyükanıt, 'Bu konuda bir şey söylememiz malumun ilanından ileri gitmez' diyerek açıklama yapmaktan kaçınırken, Ergenekon'a ilişkin mesajlar verdi. 'Silahlı kuvvetleri yıpratmak isteyen çevrelerin Ergenkon'u TSK ile ilişkilendirme çabası içinde olduklarını ancak bu çabaların beyhude olduğunu' ifade eden Büyükanıt, Ergenekon soruşturmasının görevdeki askeri yetkililere kadar uzanma ihtimalinden duyduğu rahatsızlığı dolaylı olarak dile getirdi.
Mesajı alan Hükümetin Genelkurmayla bu konuda da mutabakata vardığı anlaşılıyor. Kulislerde konuşulanlara göre, soruşturmanın alt kadrolar ve bazı emekli paşalarla sınırlı tutulacağı, buna karşılık, askerin de türban konusunda sessiz kalması üzerinde anlaşmaya varıldı. Şu ana kadar ki gelişmeler de böyle bir anlaşmanın varlığını doğruluyor.
Alt kademe askerler uzatmaya karşı
Büyükanıt'ın görev süresi 30 Ağustosta doluyor. Teamüllere göre, yerine Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'un gelmesi gerekiyor. Ancak Hükümet, 'daha sert' bulduğu Başbuğ yerine, 'daha iyi anlaştığı' Büyükanıt'ın görev süresini bir yıl uzatmak istiyor. Uzatma kararı kanuoyuna, 'terörle mücadelede iyi bir ekip çalışmasıyla başarılı sonuçlar alan Büyükanıt'ın hizmetlerinden, bir yıl daha yararlanmanın faydalı olacağı' biçiminde yansıtılacak.
Büyükanıt'ın görev süresinin uzaması, 30 Ağustos 2008 tarihi itibariyle Genelkurmay Başkanı olmayı bekleyen Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ ve aynı görevi 2010 yılında devralmayı bekleyen Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sebahattin Işık Koşaner'i olumsuz yönde etkileyecek. Büyükanıt'ın görev süresinin uzatılması bu iki komutanın yanı sıra ordunun alt kademelerinde de rahatsızlığa yol açacağı beklentisi, Hükümeti düşündüren önemli bir etken. Nitekim İlker Başbuğ'un uzun süredir sessiz olması da dikkat çeken diğer bir gelişme.
Büyükanıt ulusalcıları hayal kırıklığına uğrattı
Yaşar Büyükanıt'ın Dolmabahçe görüşmesinden sonraki tutumu ulusalcı çevrelerde hayal kırıklığı yarattı. Büyükanıt, Tuncay Özkan başta olmak üzere ulusalcı çevrelerde hükümete yaklaşımı nedeniyle açıkça eleştiriliyor. Nitekim Büyükanıt'tan umudunu kesen Ergenekoncular, darbe planlarını Büyükanıt'ın görev süresinin dolması ve yerine Başbuğ'un geçmesi üzerine kurdukları ortaya çıktı.
ANKARA - ANF
DENİZ BARAN



Güncel