E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Düşen uçaktaki yolcunun sms'i İspanya'yı karıştırıcak
- PKK’ya yönelik yeni bir çark/HASAN CEMAL
- PKK'yi suyu basıp yeneceklermiş!
- Oramar’da bir helipkopter düşürüldü!
- Ergenekon’un Çok Gizli Deli’lleri... / Şerif Kaplan
- Refahiye ve Şırnak’ta 10 asker öldü
- 'Amerika, Kürtler'e sırtını dönmeyecek'
- İzmir'de patlama: 11 yaralı
- 301,Kemalizm ve Ergenekon/ Helin Genç
- NERENİN KÜRD’ÜSÜN?/Cennet Bilek
ABD emperyalizmin ve diğer ülkelerin hepsinin Kürdistan devlet olması ve bağımsızlığı konusunda bir anlayışı ve poltikası mutlaka vardır.
Bu Kürdistan’ı veya Kürtleri çok sevdiklerinden değil, tam tersine Kürdistan toprakları enerji, petrol, maden ve zenginlik fışkırdığından ileri gelmekte ayrıca uzmanların son söylemine göre geleceğin en büyük ihtiyacı su olacaktır.
Dünya ekolojik uzmanlarına göre, dünya kuraklığa giden iklimlerden dolayı enerjiden çok insanların suya ihtiyacı doğacağını söylerken, Kürdistan toprakları enerji ve petrol fışkırdığı gibi de her tarafından su fışkıran bir yapıya sahiptir.
Örneğin Fırat-Dicle gibi, yine tabi su ya sahip olan Dersim’in Munzur suyuna şimdiden bir çok emperyalist ülkelerin yatırım alanı seçmesi tesadüf değildir.
İşte bu yüzden Kürdistan’ın değeri gün geçtikce artmakta olduğu bir zamanda Kapitalist-emperyalist ülkelerin Kürdistan konusunda ilgisiz, alakasız, poltikasız kalması düşünülemez.
Emperyalist ülkelerin, mutlaka çıkarları doğrultusunda bir Kürdistan poltikası yaratmaya çalıştılar?
Ancak Orta-doğu yüz yıllardır kanayan bir yaradır, kapitalist-emperyalist sistemin şimdiye kadar, Orta-doğu poltikası kaygan bir zeminde seyr izlemiş olup halen de kaygan bir zeminde üzerinde seyr etmekte her gün, her saat çıkar poltikaları değişmekte nasıl bir seyr izleyeceğide belirsizliğini korumaktadır.
Hemen önceden münecim gibi açıklama yapamaz, hiç kimse şöyle olacak diye sabit bir poltika veya görüş belirtemez şimdi söylediğin bir saat sonra değişebiliyor.
Ama Marksist-Komünistlerin poltika konusunda ileriyi bilimsel olarak daha iyi tahlil ettiğinden ön görüleri ve görüşleri daima doğru çıkmış emekçi sınıf ve tabakaları ezilenleri kapitalist-emperyalist sisteme fazla güvenmemesi ve umut olarak insanlığa verecek hiç bir şeyin olmadığını her zaman altını kalın çizgilerle, çizerek belirtmişlerdir.
Orta-doğuya ABD emperyalizmi girmek için, Birinci paylaşım savaşından sonra can atmış ve İkinci paylaşım savaşının bitişiyle birlikte Orta-doğuda yapay ülkeler kurarak onlar vasıtasıyla, Özellikle bu yapay ülkelerin başında gelen ’’İsrail’’ devletinin kuruluşu ile birlikte Orta-doğu da söz sahibi olurken, Orta-doğuyu da kan gölüne çevirerek savaşların bitmeyen bölgesi ilan etmiştir.
Sovyet sosyalizmine karşı, dünyada olduğu gibi Orta-doğu da kendi işbirlikçilerini her zaman desteklerken, bir yandan da yapay devletler kurarak maaşlarını dahi ABD emperyalizmi ödemiştir.
Örneğin, Ürdün Kralı Hüseyin, Sudi Arabistan Kralı, ve şeyhlikler bunlar Arapların bölünmesini sağlayarak bir Birleşik Arap Cumhuriyeti devletinin kurulmasını engellemek için, ABD emperyalizmin yanıda yer alırken, diğer yandan da Sovyet sosyalizmini Orta-doğuda güçsüz kılmak için her türlü entertikaları oynarken, ABD emperyalizmi ve işbirlikçileri tarafından bu güne kadar Orta-doğu da ne savaşları bitirilmesini istemiş nede Orta-doğunun ekonomik ve siyasi olarak gelişmesine izin vermiştir.
Sürekli İsrail, Filistin, Lübnan arasında ki, savaşlar bazen tüm Arap ülkelerini kapsamış, 67’de Mısır, Suriye, Lübnan savaşın içerisinde ’’Golon’’ tepeleri İsrail’e teslim edilirken Ürdün, Sudi Arabistan savaşın dışında ABD ve İsrail ile birlikte işbirliği içerinde olmuşlardır.
Halen bu güne kadar Orta-doğuda savaşlar ABD emperyalizmin kontrolünde sürmekte desteklenmektedir.
Orta-doğuda ne Lübnan’da, ne Filistin’de, nede Kürdistan’da savaşlar bitirilmek istenmemiş ve çözümde sunulmamış ancak geçici emperyalist-kapitalist sistem ABD ve Siyonizmin çıkarlarına hizmet etmiştir
ABD emperyalizmi ve İsrail’in Lübnan’da yer yer destek verdiği Hamas yanlısı veya Hizbullah yanlısı örgütlere Filistin’de tam tersini yaparak İşbirlikçi Filistin devlet Başkanı Mahmud Abbas’a karşı, Hükümet olan Hamas’a karşı savaş açmış ve Filistin’i minyatür devletlere ayırmış olup her gün savaşlar onlarca insan hayatını kayb ederek devam etmektedir.
2003’de ABD emperyalizmi Irak ve Saddama karşı savaşla işgal ederken, Güney Kürdistan’da Barzani ve Talabani’ye bağlı Kürt yurt sever örgütleri bayram ederek ABD emperyalizminin işgalini desteklerken bağımsızlık türküleri söylüyorlar, zafer işaretleriyle halaylar çekiyorlardı.
Ne yazık ki bu kervana Kuzey Kürdistanlı en solundan en sağına kadar Kürt hareketleri ve örgütleride katılarak desteklenmesi gerektiğini söylerkende, bu konuda ABD emperyalizmine bağlı bağımsızlık-özgürlük olamayacağını söyleyen karşı çıkan Türk Komünist ve devrimcilerini en ağır bir biçimde eleştirilerle cevap vererek Türk Komünist devrimcileri Saddam taraftarı ilan ediyorlardı ne alakası varsa, ABD emperyalizmine karşı çıkmak suç sayıldı.
Aradan Beş yıl geçtiğinde taşlar yerine oturmaya başlamıştır. ABD emperyalizmin, Orta-doğu projesi (BOP) ve (Genişletilmiş Asya projeleri) Irak işgaliyle birlikte iflaz etmiştir.
Geçen Beş yıl içerisinde ABD emperyalizmin diğer emperyalist ülkeleri ve kolasiyon ortakları savaşta verdikleri kaybından dolayı ülkesinin ve dünya kamuoyunda itibarları düştüğünden eleştiri ve gösterilerden korkarak geri adım atarak tek, tek ABD emperyalizmin ve kolasiyon savaş işgal gücünden ayrılarak ABD’yi yanlız bırakmışlardır.
Her gün Irak işgal savaşında asker kayb etmekte büyük hezimete uğrayarak istediği gibi olmamış tam tersine İkinci; Vietnam bataklığı serüvenini yaşamaya başlamış ve Irak bataklığından çıkmak, kurtulmak için, çeşitli planlar düşünmektedir.
İşte burda başta Güney Kürdistan yurt sever hareketlerine karşı verdiği sözlerden ’’vaz’’ geçmiş durumda olup Kürdistan, devletinden ve bağımsız özgür Kürdistan planından isteğinden ’’vaz’’ geçerek geri adım atarak Türk militer devletine satmıştır.
Aynı şekilde Güney Kürdistan’da yurt sever hareketin lideri 67’de Kürt ayaklanması ABD emperyalizmine kaçarak anlaşmalar sonuncu satmışdır.
Bunun gibi, tarihde nice örnekleri var olup bugünde, bir kere daha ABD emperyalizmi Kürtleri satmıştır.
Türkiye militer devletin Başbakan’ı Beyaz saray da BUSH buluşmasında, ABD’nin Kürdistan poltikası değişerek ABD, Türkiye, Güney Kürdistanlı Kürt yurt sever hareketleri ile anlaşarak bağımsız Kürdistan devletinin kurulmasını şimdilik erteleyerek, Kuzey Kürdistan’da PKK’nin kendisini fesh etmesi ve ehlileştirilmiş silahsız bir PKK istemektedirler.
Başka alanlarda silahlı PKK’nın Pjak da birleşmesini istemektedirler, bu anlaşmalar ışığında Türk militer devleti buna karşılık her türlü verdiği tavizler bu günlerde ABD Milli Savunma Bakanı Robert Gates’in gelişiyle açığa çıkmış durumdadır.
Türk militer devleti bu anlaşma ışığında içerde ki, milliyetçi şoven dalganın tansiyonunu düşürmek amacıyla, önce Güney Kürdistan’ın uçaklarla bombalamış bundan tatmin olamayan iç milliyetçi muhalefeti daha da memnun etmek için de Güney Kürdistan’ı karadan 10 bin askerle işgal ederek, televizyon eşliğinde şu kadar PKK’lı Kürt gerillası öldürdük, şu kadar imha ettik öldürdük, bitirdik derken, gelen asker tabutlarıyla Türk militer devlet poltikasını yükseltmeye çalışmakta, ülkenin ekonomik, siyasi bunalımını gizlemeye çalışmakta, ülkede yaşanan tüm sorunların üzerini örterek ABD’nin poltikaları ile hareket ederek tüm sorunların çözmek için, bir nevi Orta-doğu ve Asya ülkelerinde ABD’nin ve NATO’nun askerliğini ve tetikçiliğini yapacak ve savaştan savaşa asker taşıyacaktır.
Bunun için, ’’uzman asker’’ yani Fransa’da ki, gibi Lejyoner askerler, ABD’de ki gibi, Türk militer devleti de paralı askerler alımına başlamış bu poltikalar PKK veya Güney Kürdistan’ı için değil, geleceğin ABD’nin yanında tetikçi olarak savaşlara hazırlıktır.
Son günlerin kara ve sınır ötesi harekatın başlamasından önce ABD emperyalizmin nezaretinde BUSH’un başkanlığında Bayaz sarayda Kürtler satılırken, ABD, Türkiye, Kürtler arasında bu anlaşmalar ışığında; ’’BAĞIMSIZ ÖZGÜR KÜRDİSTAN DEVLETİ’’ kurulmaması için, Küdistan halklarını satmışlar, bunun karşılığında Türkiye militer devletinin kontrolünde, hamiliğinde ’’ Kürt fedarasyonu’’ kurulması konusunda anlaşma sağlanarak, Kürdistan’nın her bölgesi Türk militer devletinin kontrolünüde olacak şekilde tüm Kürt liderlerde ABD ve Türkiye himayesin poltikası ile yönetilecek.
Bu son kara harekatı bunun başlanğıcı olup, biter bitmez Kürdistan konusunda ABD’nin söylemlerini, Türkiye Başbakanı Erdoğan’nın teyit ederek Kürt dosyasından söz etmeye başlaması bunun işaretleridir.
Ayrıca Amerikan Milli Savunma Bakanı ’’Robert Gates’’de bu konuda hareket biter bitmez Türk devleti ve Kürtler kendi aralarında çözüm konusunda anlaşsınlar demektedir.
Türkiye militer devletinin ağzı, ağzına kavuşmuyor. Tabi bunun karşılığında ABD emperyalizmine Beyaz Sarayın tüm isteklerine kabul ederek boyun eğmiştir.
1-Orta-doğu da Irak’da ABD emperyalizmini bataktan kurtarmak için, Türk askerlerin Irak’da savaşmasını üstlenmek. Kurulacak Kürt federasyona ABD, Türkiye ile birlikte Kürtlere yardımcı olmak.
2-Afganistan da askerlerini artırarak savaş bölgelerinde savaşmayı ve Asya bölgelerinde ABD ve NATO emrinde tetikçiliği kabul etmiştir.
3-ABD’nin Irak’dan askerlerini tahliye ederken, ABD askerlerinin güvenliğini sağlarken, diğer yandanda tüm üstlerin açılması ayrıca sivil hava alanlarını da ABD askerlerine tahsis edilmesi.
4- ABD hava füzelerin Polonya, Çek Cumhuriyeti dışında Üçüncü, ülke olarak da Türkiye’ye topraklarında ABD füzelerini yerleştirmesi, ayrıca Türkiye aracılık yaparak Türkiye’nin öncülüğünde Kafkas’lara, Azerbeycan’a ABD füzelerinin yerleştirilmesini istemektedir.
5- İran’a ve Suriye’ye karşı çıkacak bir savaş’da ABD ile birlikte bir fiil savaşın içerisinde yer almasını istemektedirler.
Tüm bunlar ABD, İsrail, Türkiye militer devletinin uşaklık ve tetikçi olarak anlaşmaları olup gelecekte Orta-doğu ve Asya ülkelerini savaşlarla ehlileştirlmesi Türkiye militer devletinin gücünü artırırken, ABD emperyalizmine sözlerine umut bağlayan, güvenen Kürdistan’lı Kürt örgütler satılırken, şunu bir daha öğrenmeleri gerekir emperyalist-kapitalist sistemden pazarlık şeytandan pazarlığa benzer seni ne zaman? Nerde? çıkarı doğrultusunda satacağı? belli olmaz..... KÜRDİSTAN’I VE EMEKÇİLERİNİ SINIF MÜCADELESİ VE SOSYALİZMDEN BAŞKASI KURTARAMAZ.......



Güncel