E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- TRT ŞEŞ VE İZLENMESİ GEREKEN KÜRT POLİTİKASI/Cemil KILIÇ
- Sonbahar.../ Şerif Kaplan
- ‘Behçet Cantürk’ü, Savaş Buldan’ı biz öldürdük’
- Öcalan'ın doğum günü kutlanıyor
- Roj TV davasına katılım çağrısı
- Kadir İnanır da Ergenekon iddianamesinde
- ORTADOĞU’DA YENİ YILA GİRERKEN, FİLİSTİN KAN GÖLÜNE DÖNERKEN, KÜRDİSTAN’A BOMBA YAĞDI!/ Mehmet ÖZCAN
- Katil kim?.. /Günay Aslan
- Karayılan: Erdoğan İsrail'in suç ortağı
- Genelkurmay'da sürpriz zirve
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, DTP'ye kapatma davası açıldığında AKP'lilerin yargıya yönelik övgü dolu sözlerini hatırlatarak, kendi partileri söz konusu olunca görüşlerinin değiştiğini ifade etti.
CHP Lideri Deniz Baykal, partisinin Meclis grubunda yaptığı konuşmada, AKP'nin kapatılması talebiyle açılan davaya dikkat çekti. Baykal, AKP hakkındaki kapatma davasını, "Bu davayı memnuniyetle karşılamalarının mümkün olmadığını, demokrasilerde siyasi bir partinin kapatılması zorluğunun ortaya çıkmasının üzüntü verici olduğu" yorumunu yaptı.
AKP'nin kapatılmasına ilişkin hazırlanan iddianamenin Türkiye'de yürürlükte olan Anayasal hukuk düzeniyle iktidarın uygulamaları arasında derin çelişkiler olduğunun göstergesi olduğunu belirten Baykal, "Bu iddianamede Türkiye'de yürürlükte olan Anayasal hukuk düzeniyle iktidarın uygulamaları arasında derin çelişkiler olduğu, hukuk sistemi karşısında uygulamaların kabul edilemez noktaya geldiği hukuken tespit ediliyor" dedi.
İddianamede ciddi ve sağlam deliller olduğunu ifade eden Baykal, "Çelişki hukuk ve milli irade arasında değildir. Hukukla siyasi kadronun talepleri arasında çelişki vardır. Savcı bu iddianameyi ortaya koymadığı zaman sorun ortadan kalkıyor mu? Hayır. Bu çatışmadan ülkeyi korumanın yolu 'hukuku o siyasi kadroya uydurmaktır' diyorlar. Bu çatışmanın temelinde anayasanın dinin siyasette kullanılmasını yasaklayan anlayışı var. Laiklik dediğimiz bu. Çatışma anayasanın laiklik ilkesinden kaynaklanıyor. Laikliğin Türkiye'yi yöneten kadro tarafından hazmedilememiş, sindirilememiş olmasından kaynaklanan bir krizdir" diye konuştu.
2002 seçiminden sonra AKP'yi bu konularda uyardıklarını da belirten Baykal, gelinen noktada hukukun harekete geçme gereği duyduğunu savundu. Kişilerin kendilerine göre hukuk yapması durumunda, bedel ödemek zorunda da kalacaklarını kaydeden Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye'de sağduyuya ihtiyaç var. Ülkeyi yönetenlerin olayı iyi kavramasına ihtiyaç var. Hukuku tıkayarak, kendinize göre hukuk imal ederek olmaz. Yüzde 46 oy alan parti kapatılır mı, deniyor. Hiçbir parti kapanmamalı. Hukuk, oy düzeyine göre bir ayrım yapmaz. Başbakan DTP'ye kapatma davası söz konusu olunca 'yargıya intikal eden konular hakkında söz söylemeyiz' diyordu. Şimdi yargıya en büyük hakaretleri ediyor. Hele Meclis Başkanımız. Son açıklamasını ona yakıştıramadığımı söylemek istiylorum. '23 Nisan'da çocuklara ne söyleyeceğim?' diyor. Çoçuklara 'Bu ülkede hukuk işler, anayasa işler' diyeceksin." Baykal, Adalet Bakanı'nın da DTP söz konusu olduğunda "Herkes hukuka güvensin" dediğini, AKP'ye gelince ise tersini söylediğini belirtti
ANF NEWS AGENCY



Güncel