E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Ağrı’da ölen Binbaşı, Silopi kayıplarında jandarma komutanıydı
- Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
- Kürt Sorunu Medyada Özgürce Tartışıldıkça Sıra Çözüme de Gelecek
- Öcalan'ın kitabının cezaevinde yazıldığı iddiasına yalanlama
- 'Sahte JİTEM'ciler Tuğgeneralin adamı çıktı!
- Kürtlerin tek bayraklı üniter Türk devletine itirazları var/Memo Şahin
- Hitler en nazik yerinden vurulmuş
- Yeşili ihbar edenin ses kaydı bulundu
- Bağdat'tan Türkiye'ye PKK ile mücadelede yardım sözü geldi.
- GÜL-DÜNYA/EDİP YALÇINKAYA
Kürtler yıllardan beri söyleyip duruyorlar, uyarıyorlar, ancak Türkiye inkarcı ve imhacı sömürgeci siyaset çizgisinde ilkel anlamda inatçılığı ve intikamcılığı bırakmıyor. Ne diyor Kürtler, bütün sorunların anası Kürt sorunudur, Kürt sorununu çözemeyen hangi iktidar olursa olsun çözülür diyorlar. Çözülemeyen Kürt sorunu toplumsal sorunların derinleşmesine yol açar diyorlar. Ama bir türlü anlamak istemiyorlar. Olan aslında yoksul halk kesimlerine oluyor, ancak bu halk şöven milliyetçi siyasetin kıskacına öyle alınmışki, yeterki Kürt kanı dökülsün, yeterki diğer halkları katlederek, yok sayarak işgal ettikleri ve adına vatan toprakları dedikleri topraklara sahip olsunlar da ne olursa olsun anlayışıdır. İktidarlar cözülüyor, kapatma davaları açılıyor, çünkü sömürgeci egemen sistem zamana oynuyor. Ömrünü uzatmanın çabası içerisine giriyor. Kürt partilerimi kapatılıyor, kapatılsın, burada kimse bu ayıbı dile getirmiyor; sorun iktidar partisi olunca bir bakıyorsunuz hepsi demokrasi havarisi kesiliyor ve demokrasi adına utanca vurgu yapıyorlar. İki yüzlü savaş medyasının tutumu aslında bu konuda da ibret vericidir.
Demokratikleşmeme, Kürt sorununa çözümde akılcı, barışçıl yöntemler devre dışı bırakılarak inkar ve imha temelinde şiddet politikasında bir israrla Kürt halkının en doğal ve en meşru haklarına karşı bir siyaset izlemenin sonucu, sorunu çözemeyenlerin, çözüme yanaşmayanların çözülmelerini gündeme getirmektedir. Kaldı ki bu zihniyet sahipleriyle Kürt sorununun çözümü de mümkün değildir. Sorunu çözecek olan Kürdistan halkının direnişi, özgürlük yürüyüşündeki ısrarı, gerilayı sahiplenme ve örgütü etrafındaki kenetlenmesidir. Newroz ateşinin sıcaklığıyla ayağa kalkan Kürdistan halkı bu anlamda çözüm gücünü ortaya çıkaracaktır.
Kürdistan özgürlük mücadelesi hedeflerine ulaşmaya çalışırken, Türk egemen sistemi de çatırdıyor, birbirleriyle didişiyorlar, bırakalım ceheneme kadar yolları var; Kürdistan halkı açısından önemli olan kendi birlektiliğini sağlayıp kurtuluşunu gerçekleştirerek özgürleşmesidir.. Çete devlet mi desek, derin devlet mi desek, ne dersek diyelim, değişen bir sey yok, cünkü zihniyet ve öz aynıdır,sürekli aynı yöntemlerle Kürdistan halkının özgürlük mücadelesine karşı en kirli ittifaklar geliştiriliyor, yanıltma ve darbeleme çabaları ortaya konuluyor. Yani Kürdistan halkının özgürlüğünü engellemek için olmadık tüm silahlar devreye konuluyor. Ulusal mütabakat sadece Kürtlere karşı oluşturuluyor. Ama Kürt halkını bir türlü denetim altına almaları, özgürlük mücadelesini bastırmaları da mümkün olmuyor. Hedef saptırmalar, gerçekleri çarpıtmalar, yenilgileri sahte zaferlere dönüstürmeler Türk egemen sisteminin ruhunda olan entrikalardır. Bu etnrikacılık zalimi mağdur, mağduru zalim gösterme siyasetinin ta kendisidir.
Dolayısıyla Kürdistan halkına yönelimler, operasyonlar, anti demokratik uygulamalar belli dönemler bunlara güc kazandırıyor görülsede aslında aldıkları yenilgilerden dolayı sistem kendi içerisinde bir hesaplaşmaya giriyor ve bu yenilgilerin ve başarısızlıkların faturasını sistemin parçası olan bir kesime çıkartmaya çalışmaktadır. Bu hesaplaşmalar devlet içi rant ve iktidar kavgalarıdır. CHP ve MHP nin ZAP yenilgisinden sonra Genel Kurmayla sözlü düeloya girmeleri, peşinde konuyu meclis gündemine taşımaları ve sonrasında bazı olası gelişmelerin önüne geçmek ve gündemi saptırmak icin AKP nin kapatılma davası; alışık olduğumuz oyunların tekrardan sahneye konulmasından başka birşey değildir. Sömürgeci Türk egemen sistemi, „kurt puslu havayı sever“ benzetmesine uygun olarak toplumda kutuplaşmalar yaratarak , toplumsal katmanlari birbiriyle çatıştırarak egemenliğini pekiştirme çabası içerisindedir. Bu biraz da spekülatörlerin işine geliyor, spekülatörler demokratikleşmeye ve Kürt sorununun cözümüne karşı olanlardır. Borsa ve döviz piyasasındaki alt üst oluşlar bu spekülatörlere olmadık imkanlar ve bedava karlar sağlamaktadırlar.
AKP tutarsız duruşun ve anti Kürt siyasetin bedelini şöyle veya böyle ödeyecektir. Türk devleti demokratik bir devlet olmadığı için, parti kapatmalar sürekli gündemdedir, burada şaşılacak birşeyde yoktur. Kürdistan halkının sorununu barışçıl yöntemlerle cözmek için Kürt halkının emek ve çabalarıyla kurduğu partiler sürekli kapatıldı. Kaldiki DTP yi hedef gösteren, kapatılmasında yarar gören AKP nin kendisidir. DTP hakkında açılan kapatma davası artık sabırları taşıran bir girişimdir. Şimdi Kürtlerin EDİ BESE demesi iyi anlaşılmadığından şimdi aynı tehlike ile AKP karşı karşıyadır. Kürt düşmanlığı yaparak, dini siyasete alet ederek, insanların, hele hele Kürt insanının dini duygularını manipüle ederek seçimde elde ettiği başarıyı doğru bir şekilde kullanmayan AKP Genel Kurmaya teslim olmanın bedelini kapatma davası ile ödeyebilir. Ve ZAP yenilgisinin faturası bu kesime de çıkartılabilir. Ancak bu olası değildir.Gerci parti kapatmaların çözüm olmadığı düşüncesini taşıyoruz. Ancak Türk sistemi ucube bir sistemdir. Gelişmiş demokratik ülkelerde Neo Faşist ve ırkçı Partiler yasaklanırken, Türkiye cumhuriyetin de ise demokratikleşmeyi sağlayabilecek, toplumsal sorunları çözebilecek gerçek anlamda sol ve demokratik partiler kapatılmaktadır.
Bu anlamda AKP nin kapatılacağını düşünmüyorum. Osmanlıda oyun cok misali AKP ye yerel seçimler sürecinde mağdur olan parti imajını kazandırmak için bu oyun devreye konulmuş olabilir. İşte Erdoğan ın açıklaması bu oyunu deşifre ediyor. Erdoğan“bunlar bizim tarlamızı bereketlendiriyorlar, oylarımız daha da artacak“ açıklamasını yapıyor. Genel seçimlerde yine böyle mağdur edilen, sorunları çözmek isteyip te önüne engeller çıkartılan parti profilini çizip bunu iyi bir şekilde pazarlayan tüccar mantıklı AKP gerçekten tüm kesimlerden oy alarak parlamentoda çoğunluğu sağladı. Ama gelinen aşamada AKP nin bırakalım sorunları çözmesi, toplumsal çelişkilere bir yenisini daha ekleyerek, sorunları daha da çıkmaz hale getirdi ve bunun için bu kapatma senaryosu AKP yi kurtarma operasyonudur. Şimdi yerel secimler öncesi AKP nin elindeki bütün sorunları çözme söylemlerinin içinin boş olduğu son Kürdistan ı işgal hareketiyle ortaya çıktı. Bunlarin derdi ne sorunları çözmek, ne de ekonomik kalkınmayı sağlamak; tek dertleri iktidardir. Dolayısıyla bu adım AKP yi güçlendiren bir adımdır. Tersini iddia eden bir AKP o zaman yasaklayıcı zihniyeti yasaklamakla işe başlayabilir.
Eğer AKP samimi ise, mecliste çoğunluğa sahip bir parti olarak demokratik bir anayasa ile toplumsal uzlaşma temelinde yasakçı zihniyeti yasaklayan düzenlemeler yaparak önemli bir adım atabilir. Bu hem demokratik partilerin yasaklanmasının önüne geçme, demokratik siyaset yapmanın yolunu açma, hem de toplumsal sorunları, ki bunun en başında Kürt sorunu geliyor, çözmenin zeminini DTP ile birlikte yaratmayı beraberinde getirebilir. Kürtler boşuna yılardan beri söylemiyor: Gün gelir size de demokrasi lazım olur diye. Ancak bu takkiyeci zihniyet sahiplerinin buna cesareti de yok. O zaman sorunları çözemeyenler çözülür! AKP nin başına gelende budur.



Güncel