Peköz: Bu savaş burada bitmez

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031


 “Küresel Güçlerin Ortadoğu Stratejisi” adlı beşinci kitabında Büyük Ortadoğu Projesi’ni irdeleyen akademisyen yazar Mustafa Peköz, Amerikan karşıtı toplumsal muhalefetin etkisizleştirilmesi için, uzun yıllar Sovyetlere karşı kullanılan ‘radikal’ İslam yerine bu kez ‘ılımlı’ İslam projesine geçilmesinin kararlaştırıldığını belirtiyor.

Yazar Peköz: Bu savaş burada bitmez  

MURAT AKTAŞ -ANF

“Küresel Güçlerin Ortadoğu Stratejisi” adlı beşinci kitabında Büyük Ortadoğu Projesi’ni irdeleyen akademisyen yazar Mustafa Peköz, Amerikan karşıtı toplumsal muhalefetin etkisizleştirilmesi için, uzun yıllar Sovyetlere karşı kullanılan ‘radikal’ İslam yerine bu kez ‘ılımlı’ İslam projesine geçilmesinin kararlaştırıldığını belirtiyor.

Washington Uluslar arası Stratejik Enstitüler Merkezi eski uzmanlarından Brad Roberts’ın, İslam’ın Türkiye’de toplumsal yaşamın bütün alanlarına müdahale etmesi gerektiğini söylediğini hatırlatan Peköz, “ABD, Kemalist rejim eksenli Türk milliyetçiliğini uzun yıllar kullandı. ‘Bizim çocuklar’ olarak tanımladığı generaller vasıtasıyla ‘Yeşil Kuşak Projesi’nin Türkiye versiyonu olan ‘Türk-İslam sentezini’ uyguladı. Sovyetlerin dağılması, bölgesel dengelerin yeniden şekillenmesiyle bu kez ‘ılımlı İslam’ politikasını benimsedi. Bu yüzden Türk devletinin siyasal rejimi aşamalı olarak terk ediliyor. Roberts diyor ki: “dindar kitlelerin siyasete, iş yaşamına, bürokrasiye, orduya, öğretmenliğe doğru çekilmesi modernizasyon süreci için önemli bir adım olabilir”. Küresel burjuva demokrasisi içerisinde Türkiye’de uygulanmak istenen ‘Ilımlı İslam’ rejimi başarılı olursa, bu kez bütün Ortadoğu ülkelerine giydirilecek. Ne kadar başarılı olur bunu zaman gösterecek. Ama hesaplanan budur. Türkiye kendi iç politik krizlerine çözüm bulmadığı sürece başka hesapların tutma şansı yok” diyor.

SİLAHLANMAY BÜYÜK PARA

Ortadoğu’nun petrol, su ve enerji kaynaklarının yanı sıra ayıca dünya silah ticaretinin merkez üssü durumunda da olduğunu vurgulayan Peköz, Türkiye ve İsrail hariç diğer bölge ülkelerinin elinde 45 bin civarında zırhlı araç, 5.000’e yakın savaş uçağı ve savaş helikopteri, 700’e yakın büyük-küçük savaş gemisi olduğunu kaydediyor. Ortadoğu’daki 12 ülkenin 10 yıl içerisinde silahlanma için 612 milyar dolarlık askeri harcama yaptığını ifade eden yazar Peköz, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bütün uluslar üstü enerji ve silah tekelleri gözünü bu merkeze dikmiş bulunuyorlar. Bölgenin, kapitalizmin küresel sömürgecilik sistemine dâhil edilmesi, aynı zamanda, dünya kapitalist sisteminin geleceği bakımından oldukça önemli görülüyor. Bu nedenle dünya nüfusunun ve enerji yataklarının nerdeyse üçte ikisine sahip olan bu bölgelerin küresel sömürgecilik sistemi içerisine çekilmesi için, büyük küresel kapitalist güçler açısından oldukça önemli görülüyor.”

Dünyanın hemen hemen her ülkesinde, araştırmacılar, akademisyenler, gazeteciler, politikacılar arasında en çok tartışılan bir konulardan birinin Büyük Ortadoğu Projesi olduğunu söyleyen Mustafa Peköz, ancak kimsenin, elle tutulur bir veri çalışması sunamadığını bu yüzden 5 cilt olarak tasarladığını söylediği “Küresel Güçlerin Ortadoğu Stratejisi” adlı kitabını kaleme aldığını bildiriyor.

ORTADOĞU’NUN HARİTASI YENİDEN ÇİZİLMEK İSTENİYOR

ABD’nin küresel hegemonyasının önemli bir parçasını oluşturan BOP’un, ilk kez 1979 yılında, R. Perle’nin direktörlüğünü yaptığı Washington Araştırma Enstitüsü tarafından hazırlanmaya başlandığını söyleyen Peköz, Pentagon stratejistlerinin Sovyetler Birliği ile nükleer bir silahlı savaşın olmayacağına karar vermesinden sonra, Ortadoğu Bölgesi’nin kapitalist sisteme çok daha kapsamlı bir tarzda dahil edilmesi ve kapitalist sistem güçlerinin egemenliğinin pekiştirilmesi için söz konusu projenin hazırlanmaya başlandığını belirtiyor. Projenin bilinen açıklanan yönlerinin yanı sıra açıklanmayan bir çok yönünün de bulunduğunun altını çizen Peköz şöyle devam ediyor:

“İlk kez 13 Şubat 2004 tarihinde El Sahra gazetesinde ‘Büyük Ortadoğu Girişimi’ taslak metni yayınlandı. Bu metin incelendiğinde Ortadoğu’nun çok kapsamlı bir revizyona tabi tutulmak istendiği görülüyor. Bu bir bakıma Ortadoğu’nun 21’inci yüzyıl küresel kapitalist sistemin uygulamak istediği stratejilerin uygulanma alanı olarak seçildiğini ortaya koyuyor. Ortadoğu’daki ülkelerin ulusal özelliklerinin değişime tabi tutarak devletin yeniden şekillendirilmesi, ekonomik, politik, kültürel ve toplumsal yapıyı değişim sürecine sokarak, Thomas Barnett’in dediği gibi Ortadoğu’nun küresel merkeze çekilmesi planlanıyordu. Bunlara ek olarak Ortadoğu’nun haritası yeniden çizilmek isteniyor ama tabi bu kamuoyuna açıklanmıyor.”

Proje kapsamında 23 ülkenin bulunduğunu söyleyen Peköz, ancak Irak ve Afganistan savaşlarının sonuçlarının BOP’un pratikte uygulanamadığını gösterdiğini ifade ediyor.

İRAN SİSTEM İÇİNE ÇEKİLMEK İSTENİYOR

Avrupa ve ABD’lilerin yıllarca Saddam’ı silahlandırdığını hatırlatan Peköz 208 uluslararası silah şirketinin Saddam’a durmadan silah sattığını ardından da düşman ilan ettiğini söylüyor. ABD’nin tanınmış stratejistlerinden Robert Kagan ve William Kristol’ün bu savaşın yayılarak birçok devleti içine alacağını söylediğini de aktaran Mustafa Peköz “T. Barnette, ‘Amerika terörizmi yenmek, İslam’ı kontrol altına almak, petrol kaynaklarını kontrol altına almak ya da İsrail’i korumak için Ortadoğu’yu dönüştürmüyor. Biz bölgeyi dönüştürmek istiyoruz, çünkü dış dünya ile bağlantı kopukluğunu sona erdirmek istiyoruz ve orda bunu yapmaya değer’ sözlerini hatırlatıyor.

ABD ve Avrupa’nın İran’ı sistemin içine çekmeye çalıştığını söyleyen Peköz “ABD aslında eskisi gibi İsrail’e kayıtsız şartsız destek sunma konusunda artık isteksiz görünüyor. Bu ve benzeri gelişmeler Ortadoğu coğrafyasında yeni gelişmelere yol açacaktır. Birbirine düşman üç güç İsrail-İran-Suriye, NATO şemsiyesi altında ‘düşman kardeşler’ olurlarsa şaşırmamalıyız. Türkiye-Yunanistan ilişkisi gibi” saptamasını yapıyor.

PKK BAĞIMSIZ BİR POLİTİKA İZLİYOR

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın uluslararası bir komplo ile Türkiye’ye teslim edilmesinin BOP ile yakından ilişkisi olduğunu belirten Peköz “Bunun amaçlarından biri de aynı zamanda Türkiye’nin ABD yanında işgal sürecine aktif olarak katılmasını sağlamaktı” diyor. PKK’nin ideolojik ve politik olarak sistem kuvvetlerinin dışında kendisine has ve bağımsız bir politik çizgisinin olmasının, küresel güçler tarafından tehlikeli ve alternatif bir güç olarak algılanmasına yol açtığını belirten Peköz sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bu nedenle PKK’nin tasfiyesi planı, Ortadoğu’da uygulanmak istenen bölgesel sömürgeci politikanın en önemli halkasını oluşturmaktadır. Ortadoğu’nun dört statükocu bölgesinde güçlü toplumsal bir dayanağının olması, bütün küresel güçleri rahatsız etmektedir. PKK’nin politik ve askeri yenilgisi, bölgesel dengeler içerisinde BOP’un uygulanması bakımından önemli bir avantaj oluşturabilir. Özellikle ABD’nin PKK’yi düşman ilan edip tasfiyesi için aktif rol oynamaya başlaması, bölgesel politikalarıyla ilişkilidir.”

Son bir yıla bakıldığında ABD’nin Güney Kürdistan politikasının aşamalı olarak değiştiğini söyleyen Peköz, dengelerin artık tersten işlemeye başladığını söylüyor. ABD’nin Sünni aşiretlerle olan yeni ittifaklarla birlikte Kürtlere daha mesafeli bir politikaya yöneldiğini Mustafa Peköz “Peşmergelerin konumu, Kerkük meselesi, petrol yasası, Kürdistan bayrağı, Türkiye’nin Kürdistan topraklarına işgal için onay vermesi gibi konular bize bu konuda ip uçları vermektedir. Yani Kürtler BOP içinde yoklardı. Ama kendilerini birden içinde buldular. ABD, Ortadoğu’daki politik dengeleri yeniden kendi lehine çevirirse, Kürtler tamamen sahanın dışında kalabilirler” diyor.

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com