Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

ArÅŸiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

Türkiye'de hiçbir takım yoktur ki; yönetimiyle taraftar kitlesi bu denli birbirine zıt olsun. Çok az takım vardır ki; en azından son yirmi yıldır üzerinde bunca resmi politikalar, entrikalar dönsün!

Dikkatinizi çekmiÅŸ  olmalı! Bir kez daha sonuçlara bakıp yorum yapmaya yeltenen felaket tellalı kalemlere iÅŸ düÅŸtü, malum Diyarbakırspor-Bursaspor hesaplaÅŸması üzerinden! Eylül 2009'daki ilk karşılaÅŸma Bursa'da gerçekleÅŸmiÅŸti. O maçı izlemek ya da takımlarına destek olmak için onca yolu deÄŸiÅŸik ÅŸehirlerden, bir de Diyarbakır'dan katedip Bursa'ya gidenleri, kurallı bir maç izlemek yerine acı bir sürpriz karşılamıştı.

HoÅŸ Bursa'da yaÅŸanan sürprizler artık Diyarbakırlılar açısından epeyce yıldır "alışılmış ve sıradan 'Türkiye gerçeÄŸi' hadiseler" gibi gelse de o defaki bardağı epeyce taşıran bir hal almıştı. Daha maç baÅŸlamadan baÅŸlayan hakaretlerin bini bir paraydı. Maç süresince devam eden saldırılar maçtan sonra da sürmüÅŸ, sanki dehÅŸet bir arbededen çıkılmış gibi 26 yaralı vardı Diyarbakır taraftarları cephesinden. Öyle bir hal almıştı ki; maç sonrası Diyarbakır'a dönenlerden kimileri "savaÅŸtan" canlarını zor kurtarmış bir görüntü ile döndüklerini önlerine gelene anlatmışlardı.

Ve Diyarbakırspor-Bursaspor maç günü yaklaÅŸtığında öylesine bir hal kitle psikolojisi haline bürünmüÅŸtü ki; en mutedil kesimler bile son üç gün içinde "Eylülde" yaptıklarını "Bursalıların yanına bırakmamak" eÄŸilimindeydiler. Yani ez cümle "ÇarÅŸambanın geliÅŸi, perÅŸembeden belliydi".

Diyarbakır'ın cadde ve sokaklarında gruplar halinde yürüyen gençler öfkeli sloganlar atarak "Diyarbakır'ı Bursaspor'a mezar edeceklerini" bağırıyorlardı. Olay tek başına bir spor karşılaÅŸması olmaktan çıkmış, hınç, öfke ve hesap kesimi algısına dönüÅŸmüÅŸtü. Eylüldeki yaÅŸatılanlardan sonra ne Bursaspor yönetiminden ciddi bir özür ne de Futbol Federasyonundan yorgun ve öfkeli Diyarbakırspor taraftarını tatmin edecek adil bir karar doÄŸrusu çıkmamıştı. İşte bu adaletsizlik "DoÄŸu toplumlarında" gecikmiÅŸ adaletin kitle eliyle tecellisinin psikolojik kararı haline dönüÅŸmüÅŸtü.

Peki, bu takım ve taraftarı deÄŸil miydi ki; daha bir hafta önce Denizlispor'a 2-0 maÄŸlup olduÄŸu halde Denizlisporlu futbolculara ve yöneticilerine çiçek verip dakikalarca alkışlayan. Elbette taraftar aynen bu takımın taraftarıydı ve sonuçlara bilerek katlanarak Bursasapor'a "ceza" vermek ehliyetini bizzat taraftar kendine yakıştırıyordu.

Diyarbakır'da yaÅŸananları da yaÅŸatılanları da onaylamak adına bütün bunları yazmıyorum. Sakın ola ki bu yazılanlardan böyle bir sonuç çıkmaya!

Ama "iÅŸin içinde iÅŸ var"dı. Ve bu da ayrı bir gerçekti.

Açık ve net konuÅŸmakta yarar var. Çok yönlü bir tezgâh iÅŸin içinde dönüyor. Mesele öyle sıradan bir kapışma ya da kamplaÅŸma ile açıklanamaz.

Evet, meselenin bir tarafında Meriç nehrinin öte yakasından gelip de Anadolu topraklarında "Türk kimliÄŸi" dışında baÅŸka kimlik ve aidiyet bırakmamaya yemin kasem etmiÅŸ "Türk Milli Gururu"ndan baÅŸka varlık tanımayan "Tanrı Dağı kadar Türk Hira Dağı kadar Müslüman" tebaanın Kürde düÅŸmanlık üzerine kurulu ırkçı politikası var(dı).

Diyarbakırlıların sadece spor karşılaÅŸmalarında deÄŸil, görüldüÄŸü yerde ve her türlü hak talepkârlığında "Kahrolsun PKK-Kahrolsun Kürtler-PKK defol-PKK dışarı" sloganları artık medyaya da yansıyan alışıldık iÅŸler, vakayı adiyedendi...

Bu meselenin bir yüzü...

Öbür yüzü ise devletin ve uzantı kabilli siyasal muktedirlerin bir türlü resmiyeten ellerini çekmekten imtina etmedikleri Diyarbakırspor gerçeÄŸiydi. Türkiye'de hiçbir takım yoktur ki; yönetimiyle taraftar kitlesi bu denli birbirine zıt olsun. Çok az takım vardır ki; en azından son yirmi yıldır üzerinde bunca resmi politikalar, entrikalar dönsün!

6 Mart cumartesi günü Diyarbakırspor-Bursaspor maçı 17. dakikada sahaya fırlatılan taÅŸ ve pet su ÅŸiÅŸelerden yan hakemin ve futbolcuların yaralanması nedeniyle hakem kararıyla tatil edildi. Diyarbakırspor-Bursaspor karşılaÅŸmasında bütün yapılan ÅŸiddet gösterilerine raÄŸmen ve de bu türden ÅŸiddetçi davranışların yaÅŸanmaması / yaÅŸatılmamasına kalben inanmama raÄŸmen; Diyarbakırspor taraftarı kadar aklı başında ve ne yaptığını bilen taraftar kitlesi spor kamuoyunda azdır. Buna gerçekten inananlardanım.

Diyarbakırlıların da taraftara olan inancını öyle maçtan sonra medya mensuplarını, kameraları stada ve tribünlere taşıyıp kendi güvenlik zaafını, eksiklik ve yetersizliÄŸini "bakın iÅŸte tribünlerin betonunu kırıp sahaya atmışlar" diyen güvenlik mensupları da sarsamaz. Kitleyi doÄŸru yönlendirmeyi beceremeyen kulüp yöneticileri de...

Elbette benim tercihim ciddi bir blokaj ile Bursaspor'u maÄŸlup edip, yenik bir Bursaspor olarak memleketlerine göndermenin doÄŸru bir davranış olacağına olan inancımdı. Ama itiraf edeyim ki; dört ay önce Bursa'da yaÅŸatılanlar bırakınız Diyarbakır'daki taraftar kitlesini, memleketlerinin karşılaÅŸmasını izlemek için maça giden ve Bursa'da ve çevresinde yaÅŸayan Diyarbakırlıları bile öfkelendirmeye yetmiÅŸti.

Hınçlarını  "köpür(t)mek" için taa Bursa'dan Diyarbakır'a maç için gelenler, bugün bile Diyarbakır'da konuÅŸuluyor.

Bu öfke gerçekten ürkütücü, ömre zarar bir kin ve öfke...

Kimseye hayrı  da yok. Bitip tüketir insan tekini.

Daha da tırmanmadan aklıselim egemen olmalı. Futbol federasyonu da duygularıyla değil aklıyla kararlar vermeli.

Diyarbakırspor yönetimi de külahını önüne koyup nasıl bir ÅŸehrin takımı olduÄŸuna artık karar vermeli. Åžehrin dinamiklerine ve ruhuna uygun bir yönetim anlayışını egemen kılmak ve ona uygun bir altyapı oluÅŸturmak, tabi bir de ÅŸehrin de kulübün de imajını düzgün yansıtacak performanslara imza atacak bir yapıya Diyarbakırspor'un artık kavuÅŸmasını istemek bütün kent dinamiklerinin talebi olmalı...

Ve belki de en kötüsünü son söz olarak dillendirmek de bunca kelamdan sonra gerekli! EÄŸer ki; hesabı önceden kesilmesi gereken dört ay evvelki "infazın" gecikmiÅŸ adalet mantığı dikkate alınmadan bugün acımasız bir ÅŸekilde hikâyenin öncesi yokmuÅŸ gibi, Futbol Federasyonu tarafından topyekûn olarak Diyarbakır'a kesilmesi söz konusu olursa, Diyarbakırspor hemen kararını verip liglerden çekilmeli ve futbol federasyonuna da "Al ligini, çal başına" demeli. Böyle bir sonucu ve kararı hiç ama hiç istememe raÄŸmen; bu tür bir karar sadece Diyarbakırlıları deÄŸil hepten Kürt halkını da ziyadesiyle rahatlatacaktır...
Şeyhmus DİKEN - BİA

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (1 Yazılmış)

  • Gönderen siverekli, 11 Mart, 2010 23:34:02
    diyarbakırspor derhal ligden çekilmeli futbol federisyonu yanlı kuruluştur bursasporun kalecisine niye ceza vermiyor halkı galyana getiren odur bütün kamareleri güzden gecirsin yeter artık diyarbakırspor sanki başka ülkenin takımı vicdanlı olun menfat peşinde koşmayın
© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.