E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- TRT ŞEŞ VE İZLENMESİ GEREKEN KÜRT POLİTİKASI/Cemil KILIÇ
- Sonbahar.../ Şerif Kaplan
- ‘Behçet Cantürk’ü, Savaş Buldan’ı biz öldürdük’
- Öcalan'ın doğum günü kutlanıyor
- Roj TV davasına katılım çağrısı
- Katil kim?.. /Günay Aslan
- Genelkurmay'da sürpriz zirve
- Direnişin Belgesi...!
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİNOVALI KAWA
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
İnsan kime âşık olur, ya da bu gün canım aşık olmak istiyor diye kendini sokaklara mı vurur? İnsan elbette kendine yakın hissettiği kanını kaynatan yüreğine kıvılcımlar saçan insana âşık olur. Onda kendini gördüğü için âşık olur. Yoksulmuş, çirkin miş güzelmiş şu dine şu mezhebe aitmiş sözleri sinek vızıltısı gibidir âşık olan insan için. Âşık olurken de ne başını ne de sonunu düşünür. Aşkı yaşamak ister dolu dizgin. Gerekirse dağları delmek, denizaşırı ülkelere varmakta vardır aşkın içinde. Gerekirse aşk için ölürlerde aynı zamanda.
Ben çok duydum bu tür saçma sapan sözleri. Avukat ve Kürd bir kadın vardı adı lazım değil. Gözümün içine baka baka şöyle demişti; bizim Kürd erkekleri ne buluyor bu Türk kızlarında? O zaman da çok incinmiştim bu günkü gibi. Beni incittiği için mi yoksa Kürd aşkımdan mı bilemiyorum o günden sonra bağlarımı gevşetmiş bu düşünceye sahip biriyle zaman harcamayı gereksiz görmüştüm. Şimdi duyduğum sözler daha çok incitti beni.
Burnunuzu bir duygularımıza sokmadığınız kalmıştı onu da yaptınız sonunda. Kültür bakanlığından duyurulur; Âşık olacağımız kişiden istenecek belgeler;
Milliyeti
Dini
İkamet adresi
Mezhebi
Kan gurubu. “ ya kanı bozuksa diye sanırım çok iyi düşünülmüş.”
“Bir Türk bir Kürde âşık olamazmış.” Bunu sakın ola ki bir genetik araştırmanın ya da uzun süren sosyolojik, psikolojik araştırmanın sonucu sanmayın. Faşizan düşüncelerin dışa vurumu olarak algılayın sadece ve gülüp geçin benim gibi. Bu Türkiye insanı kendini dünya âleme güldürmeyi marifet sanıyor. Hem de bu açıklamayı bakanlık adına yapıyorlar ki asıl gülünç olan bu bence. Bu bakanlıklar bizim yatak odalarımıza kadar girmişti bir ara. Hem evliliği kutsamış hem de zinayı lanetlemişlerdi ve o zaman da gülünç duruma düşmüşlerdi.
Şimdi de aslında şimdi değil bu yüzyıllık bir düşünce ürünüdür. “Bir Türk nasıl olurda bir Kürd’e âşık olur” diye kıyamet koparıyorlar. Olur, hem de bal gibi olur diyorum, bir Kürd’e âşık olan bir Türk olarak. Ben bir Kürd’e bir Ermeni’ye âşık olmanın hiç ama hiçbir sakıncası olmadığına, bunun bizi çoğalttığına, içimizde kök salan kin ve nefreti yok ettiğine inanıyorum. Tam da bu noktada diyorum ki iyi ki âşık olmuşuz birbirimize. İyi ki çocuklar doğurmuşuz. Eğer, aramızdaki bu aşklar olmasaydı, Kürt, Türk’e, Türk Ermeni’ye, Kürd’e âşık olmasaydı eminim ki kan gövdeyi götürüyordu. “ee, zaten kan gövdeyi götürüyor demeyin lütfen.”
Aşk anarşisttir derken tamda bunu kastediyordum işte. Aşk öyle sizin kurallarınıza, koyduğunuz saçma sapan yasalarınıza gelemez. Aşk kalbe çarpınca ne milliyet, ne din ne de dil dinler. Aşkın dili, dini rengi yoktur. Belki de aşk kendinden farklı olana tutulmaktır, dili kültürü, mezhebi farklı iki insanın aynı yolda yürümesi, aynı havayı solumasıdır kim bilir…
Bir gün İsmail Beşikçi hocayla sohbet ediyorduk. “ben de dedi Türk ve Kürtler arasında yapılan evlilikleri doğru bulmuyorum. Kürtlerin asimilasyonunu hızlandırıyor” dedi. Ben doğruluk payı olduğuna inanmakla birlikte o zaman da şiddetle karşı çıkmış, “Hocam aşkımıza karışmayın” demiştim de hoca gülümsemişti. Hoca bunu bilimsel bir temele dayandırarak söylemişti ama “Gitmek” filminde ki Türk kızının Kürt bir erkeğe âşık olmasını Türkü aşağılama olarak algılayan zihniyeti anlamak çok zor. Yüce bir milletin bireyi ol, sonra git kart kurt sesler çıkaran bir ulusun hatta ulus bile değil, terörist, bölücü birine âşık ol. Aaa, gerçekten olacak şey değil. Hem biz bakanlığımızdan daha mı iyi biliyoruz kime aşık olacağımızı? Onlar hep ama hep bizim adımıza düşünür, bizim adımıza karar verir. Bırakalım en yüce duygu olan, dünyayı döndüren güç denilen aşk içinde onlar karar versin.
Sakın ha Türk kızları Kürt erkeklerine âşık olmasın. Durup dururken sizin yüzünüzden yeni yasalar çıkarmaya mecbur etmeyin aklı kıt yöneticileri. Yasa; Kürtlere âşık olan Türk kızları görüldüğü yerde vurulacak. Neden olmasın? Yüzlerce garip yasaya buda ekleniverir değil mi?
Son zamanlarda her şey gibi duygularda çığırından çıktı.
Yıllar önce okuduğum “Padişah Anaları” adlı kitap geldi aklıma. Oradaki Osmanlı padişahlarının hepside gayrimüslim kadınlarla izdivaç yapmışlar ve bu gayri Müslim kadınların adını Ayşe, Fatma, Emine diye değiştirmişlerdi. Hatta Müslüman kadınlarla izdivaç sanki onur kırıcı bir durum gibiydi. Müslüman kadınlar bir gecelik beraberlikten sonra ancak cariye olarak yaşayabiliyordu saraylarda. Elbette bu evliliklerin tek nedeni çıkar ve kaba bir cinsellikten başka bir şey ifade etmiyordu. Mavi gözlü, sarı saçlı, tombul gayri Müslim kadınlar aklını başından alıyordu Padişahların. Aşk sevgi umurlarında değildi.
Türk kızları aklınızı başınıza alın; kara gözlü uzun kirpikli esmer Kürt erkekleri aklınızı başınızdan almasın. Sonra pişman olursunuz. Bak demedi demeyin yardım yataklıktan zindana düşmekte var aşk uğruna.
Ya da şunu hayata geçirebiliriz onlara inat. Aleviler sünniyle, Müslümanlar Hıristiyanlarla Türk Kürd ile Ermeni ile tez elden aşka tutulup evlenmeli.
Yorum Yaz
Yorumlar (2 Yazılmış)
-
Gönderen erhan, 07 Kasım, 2008 14:32:30yazılarınızı okumaya yeni başladım...yazdığınız bu yazı beni mest etti ve haklılığınızıda savunuyorum...yeni yazılarınızı umutla bekliyorum
-
Gönderen AYŞENİMOOO, 06 Kasım, 2008 14:14:11ASLINDA DEVLET ELİYLE RESMİ OLARAK BÖYLE BİR SÖYLEM GELİŞTİRİLDİYSE ÇOK KOMİK... HALEN AŞILAMAYAN SINIRLAR VAR, BUNDAN YILLAR ÖNCE ÇALIŞTIĞIM YERDEKİ GENCECİK ÇOCUK SEVDİĞİ KIZIN AİLESİ ALEVİ DİYE ÇOCUĞA KIZLARINI VERMEK İSTEMEYİNCE KIZIN DA OĞLANI SEVMESİNE RAĞMEN TEK ÇAREYİ KENDİNİ ÖLDÜRMEKTE BULMUŞTU...İNTİHAR ETMİŞ VE ARKASINDA BIRAKMIŞTI BU AYRIMI ÖLÜMÜYLE ÖLÜMSÜZLEŞTİRMİŞTİ... AİLELER DERS ALDI MI BİLMİYORUM...ALMAMIŞTIR AİLELER DE, YÖNETİMLER DE... YOKSA ŞİMDİ BU YAZIYI OKUYOR OLMAZDIM SANIRSAM... SAYGI VE SEVGİLERİMLE...



Güncel