E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- TRT ŞEŞ VE İZLENMESİ GEREKEN KÜRT POLİTİKASI/Cemil KILIÇ
- Sonbahar.../ Şerif Kaplan
- ‘Behçet Cantürk’ü, Savaş Buldan’ı biz öldürdük’
- Direnişin Belgesi...!
- Öcalan'ın doğum günü kutlanıyor
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- Roj TV davasına katılım çağrısı
- Kadir İnanır da Ergenekon iddianamesinde
- 'Sinan İlhan 12 Eylül’de Kürtlere kurşun sıktı'
- ORTADOĞU’DA YENİ YILA GİRERKEN, FİLİSTİN KAN GÖLÜNE DÖNERKEN, KÜRDİSTAN’A BOMBA YAĞDI!/ Mehmet ÖZCAN
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
Son zamanlarda dünya ve ülkemizde sorunlar endişeli bir gidişatın sinyallerini verdi. Asrın davası olarak görülen Ergenekon davası başladı ve orada bulunmam nedeni ile söylüyorum bence “asrın komedisi” başladı. Fiziki koşulları olumsuz olduğu kadar ilk gün itibariyle verilen karar da bir o kadar ciddiyetsizdi. Dava içinde bulunan kişilerin çoğu doğu ve güneydoğuda görev yapmış olmalarından dolayı birçok olayda tanık veya sanıktırlar. Bölgeyi içine almayan karar çıkınca bu davanın da yeni bir Susurluk ve Şemdinli olduğu anlaşılmış oldu. Şimdi böyle bir karar veriliyorsa kamuoyu bunu nasıl değerlendirecektir. Veli Küçük bir JİTEM elemanı olarak faili meçhul cinayetler hakkında sorgulanmalıydı. Bazı sanıkların müdafaası da komedi eseri gibi okunuyordu. Dava AKP ile bir karşıt görüşün çatışması haline dönüştü. Türkiye’deki gündem değişikliklerini göz önünde bulundurursak bu davanın da ateşi kısa bir zamanda sönecektir. Kemikleşen statükocu zihniyet bu dönemde gericilikle bütünleşmeye başladı ve bu da ülkenin felaketine neden olacaktır. Zaten bu davanın esas aktörleri sanık sandalyesinde oturmadılar. Dikkat edilirse siyasilere kimse dokunamıyor. Ergenekon kuruluşu eğer derin devlet yapısının bir parçası ise bütün sorumlular yargılanmalıdır. Veli Küçük dönemindeki OHAL valileri sorgulanmalıdır… Asıl sorumlulara dokunulmayınca, bütün sorunlar çözümsüzlük olarak ortada kalıyor.
Geçenlerde Ayhan Çarkın adlı özel tim elemanı “binlerce adam öldürdüm” dedi ve “bunu bana söyledikleri için yaptım” diye itiraf etti. Peki, bu emri veren azmettiriciler kim onları açığa çıkartmak çok mu zor? Bu insanlar konuşmadığı müddetçe yeni Ergenekonlar ortaya çıkacaktır. Şimdiki davada Ergenekon yılan gibi deri değiştirerek kendini yeniliyor. Ellerindeki bu gücü bırakmak istemiyorlar ve öyle kirliler ki birbirlerinden korkuyorlar.
Şimdiki hükümet güç getiremediğinden ancak saldırarak çözüm peşinde koşuyor hem kendilerini ve hem de toplumu geriyorlar. Fırat’ın doğusunu bu davanın dışında tutarsanız ve bu bölgede yaşayan halkın değerlerine saygı göstermezseniz, başbakanın bölgeye yaptığı gezideki gibi tokat yersin… Bölge gezisi devam ediyor. Van ile Hakkâri sırada, burada da ikinci bir tokat yeme ihtimali çok yüksek. Kimse bu durumdan gocunmasın zira Kürtler ne istediklerini çok iyi biliyorlar.
İlker Başbuğ ile Erdoğan arasında sanki bir tenis maçı var. Erdoğan Kürt sorunu için orduya imkânlar sunarken, orduda yeni açıklamasında “imam”lardan yardım istiyor. Bu imamlardan yardım istemek birçok soruyu da beraberinde getiriyor. Hizbi- Kontra dönemi geri mi gelecek? Bu sorulardan bir tanesi, ama en tehlikelisi. Geçmişte neler yaşandı herkes çok iyi hatırlar. Bu anlayış köy boşaltmalar, faili meçhul cinayetler ve adi suçların başlamasının bir başlangıcıdır. Türkiye’deki bilhassa bölgemizdeki imamlar bu kirli savaşa alet olmamalılar. Başbuğ imamlardan yardım isterken AKP ye sizde böyle devreye girin diyor. Ama bir şeyi unuttular, Müslümanlar da artık eski Müslümanlar değil, onlar da AKP’nin Müslümanlığı nasıl kullandığını gördüler. Bölgede eskiden birçok güvenlik birimleri vardı ve geçmişte bu güçlerin savaşı bitirmek için başarılı olmadığı ortaya da çıktı. Bu başarısızlıkla sonuçlanan deneyimleri tekrardan devreye sokmak ne kazandıracaktır. Ekonomik olarak ülkeyi çökerttiniz ve gene bunda ısrar ediyorsunuz o zaman akla gelen şey bu silah ticaretinden yüklü paralar kazanıyorsunuz ve bunu gençlerimizin kanıyla hayata geçiriyorsunuz.
Şu anda ki devleti yönetenlere artık bölgede hiç güven kalmadı. Parayla artık kimseyi de alamayacakları belli olunca son çare olarak “kanın daha fazla akması projesini” devreye sokuyorlar. Bundan da sonuç çıkmayacağını bile bile ısrar ediyorlar. Kafalar halen değişmedi ve değişmedikçe de bu savaş devam edecektir.
anterdicle@hotmail.com



Güncel