E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
_897803804.jpg)
Son bir haftadır medyadan takip ettiklerimiz bize son 30 senenin tekrarını yaşayacağımızı gösteriyor. 80’li yıllardan beri birçok hükümet bu ülkeyi yönetti ama bir türlü iyi yönetemediler. Devlet Baba olarak halkın karşısına çıktılar ama Toprak Ananın kıymetini bilmediler. Hâlbuki her şeyin özü orada ama bunun farkında bile değiller. Toprak Ana kendisine çok haksızlık yapıldığının farkında çocuklarına ağlıyor ve artık tahammülü kalmadı.
Bugüne kadar sonuç alınamayan çözüm yollarında halen devam etmek neyi ispatlamaktır? Ama durumlar şimdi çok daha farklı diyorlar. İran ve Suriye ile beraber Kürtlere karşı bir tavır geliştiriyoruz düşüncesi hâkim. Ayrıca PKK dışında ki güçlerde bizimle beraber hareket ediyorlar görüşündeler. PKK’ye karşı top yekûn bir hareket tasarlanmış, iç ve dış güçler bu taaruzzun içindeler. Bugüne kadar bu girişimlerden sonuç alındın mı? HAYIR…!
Savaş uçakları Kandil ve Zap bölgesini her gün bombalıyor ayrıca İran’da bu bombardımanlara destek veriyor. Şimdi askeri yönden dünya çapında güçlü iki ordu PKK ye savaş açmışlar, yok etmeye çalışıyorlar. Ayrıca ABD den de destek var. Birde herkesin “tanıdığı” Talabani var ki en önemli zamanlarda Kürtlerin birliğine karşıt duran bir kişilik. Siyasi Korucubaşı. Birde PJAK’ı kınıyor. Yakında Kürtlere karşı katliamlar başlarsa en baştaki sorumlular güney güçleri olacaktır. PKK’nin bulunduğu topraklar Kürdistan topraklarıdır ve kimsenin de babasının malı değildir. Kürtler kendilerini korumak için topraklarında istediklerini yaparlar.
Hükümet büyük bir panik içinde refleks veriyor. Seçim yenilgisi içlerine çok oturmuş olsa gerek bilhassa bölgede anti demokratik uygulamalar, şiddetle aynı paralellikte uygulanıyor. Her türlü uygulamalar başlatılmak üzere gibi bir ortam var. PKK siyasi olarak kazanımlarını arttırdıkça hükümet tarafından Kürtler üzerinde bir o kadar da baskılar arttırılıyor. Kürtlere yasadışlılık dayatılıyor ve bunun adı da “çözüm paketi” oluyor. Kirli savaşı yürütenler daha yargı karşısına çıkmadı daha doğrusu çıkartılamıyor. Generallerin hepsi rapor alıyorlar. Zaten onlar bu otuz sene içindeki savaşla rütbelerini yükseltmediler(!) Bunlar hakkında haberleri okuyunca veya dinleyince ne hukuksuz bir ülkede yaşadığımız da ortaya çıkıyor.
Hasan Cemal Kürdistan anılarını kaleme almış ve Yaşar Kaya ile bir görüşme yapmış. Yaşar bey “savaşın miadı doldu “ diye belirtmiş. Esas miadı dolan sistemin kendisidir diyecek kadar cesaretiniz yok mu? Bu ülkede yaşadıklarınız sizin yaşamınızı nasıl etkiledi onları dahi anlatsanız devletin Kürtler üzerinde nasıl bir politika izlediği ortaya çıkar. DEP genel başkanı olarak yurt dışına kaçtınız, neden? Hasan Beye bunları söyleseydiniz çok daha iyi olurdu. Sonuçları değil de savaşın nedenlerini ve bunu çözmenin yollarını konuşmanızı beklerdim.
Yaşar beyde iyi bilir, savaşın olmaması için kaç defa tek taraflı ateşkes ilan edildi. Kimse savaş taraftarı değil ama bunu bu günlere getiren ve bir türlü çözmeyen sisteme ne demeli. Hewler’de yaşıyorsunuz. Kürtlerin birliği için çalışmanız gerekmez mi? Ki siz bu davanın senelerdir içinde olan birisiniz, 49’lar davasının canlı tanığısınız. Musa Anter’i çok sevdiğinizi biliyorum ama onun şu anda yaşadığınız şehirde büstü çöpe atıldı onun hakkında ne gibi bir girişimde bulundunuz? Yazılarını sitede çıkartmakla sahip çıkamazsınız. Ancak ona yapılacak olan hakaretlere karşı durarak sahip çıkmanız gerekiyor.
…
Toprak Ananın artık tahammülü kalmadı, cinnet geçirip hepimizi yutmadan bu savaşın bitmesi gerekiyor.



