LİNÇ OLAYLARI

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 12 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930


                                      
AB ye girme ve batıya yaklaşma bu kafayla olmayacak. Hiçbir batı ülkesi bu savaşın olmasını istemiyor. Herkesin ortak görüşü siyasi bir çözümden yana. Bu ortamı yaratacak güçlü bir iktidara sahip olma, sorunu çözmek için ilk adım olacaktır. Aksi takdirde savaşa girmek ekonomik, sosyal, siyasi, askeri ve halklar arası bir linç olayına dönüşecektir.
 
     
                   
 LİNÇ OLAYLARI / Dicle Anter

Linç girişimleri yine gündemleşmeye başladı. Bu çağ dışı girişimlerin neden kaynaklandığı çok açık. Her savaş ortamına girilmesiyle birlikte bu gibi olaylar da devamlı gündeme geliyor. Mahkeme önlerinde güvenlik birimlerinin “onaylıyoruz” bakışları altında linç girişiminde bulunuluyor.

 Trabzon’da, Eskişehir’de, Bilecik’te linç olayları yaşandı. Bu olayların devamı geçen günlerde Sakarya’da sürdürüldü. Yüzlerce kişi, Ahmet Kaya’nın t-şortunu giyen iki genci öldüresiye dövdü. Linçe maruz kalanların suçu Diyarbakır kimliğine sahip olmaları. Bu ne vahşettir, anlamak mümkün değil. İnsanları bu hale getiren anlayış ülkenin siyasi yapısını da ortaya koyuyor. İşin en tuhaf tarafı da ne siyasilerden ve nede halktan herhangi bir tepki yok. Neden mi? Susmak onaylamaktır, ondan dolayı olmasın sakın. Aklıma ister istemez bu sorular takılıyor. Yarın Diyarbakır’da Bursalı bir genç de aynı şekilde linç edilmeyle karşı karşıya kalırsa sonuç ne olacak? Gençlerin birbirini linç etmeye başlaması kimleri sevindirecek?

Uğur Kaymaz davasında da Eskişehir’de linç girişimi olmuştu. Bunu yapanlar gün gibi ortadaydı ama hiç birisi hakkında dava açılmadı. Bu gibi davaları yerinde değil de başka şehirdeki mahkemeye sevk etmenin nedeni de belli. Davanın başka şehirde görülmesi Kürt- Türk çatışmasını körüklemekten başka bir fayda sağlamaz. Yaşananlar bunun en güzel ispatıdır. Bu da gösteriyor ki, mahkeme dışındaki olaylar önceden organize edilmektedir… 

Bugüne kadar şiddet ile bir yere varılmadı. Zaten sonuç alınsaydı bu gibi olaylar yaşanmazdı. Şiddetin çözüm olacağını düşünen zihniyetin ürünleri medyada bazı insanlar tarafından dile getiriliyor ve bunu söyleyenlerin yetkili ağız olması tüylerimizi ürpertiyor. “Terörün kökünü kazıyıncaya kadar savaşa devam” anlayışı bu ülkeyi felakete götürecektir. Bile bile bu savaşta ısrar etmek bu ülkeyi linç edilmeye sürüklemektir.

Bu savaşın önüne ancak halk geçebilir. Bunun da tek yolu savaşın nedenini sorgulamaktır. Halk olarak sorgulama gücünü kendimizde bulamazsak bu kirli savaşın bir parçası olacağız. Yaşadıklarımız ortada… Kürt gençlerine “işsizlik yüzünden dağa çıkıyor” diyenler Türk gençlerinin ise işsizlik yüzünden yeni “Polatlar” olduğunu görmemezlikten geliyor. Dinar’da yeni trafik kazası oldu ve kayıtlara ikinci Susurluk diye geçti. Kazanın akabinde bir araba kurşunlandı ve arabası kurşunlanan kişi bir iş adamından bahsetti. “Özel harekâtçılar arabamı kurşunladı” dedi. Ülkemizi ileriye götürecek hamleler yapmak gerekiyorken -ki bundan rahatsız olanlar var- geriye dönüş yapmanın anlamı ne?

AB ye girme ve batıya yaklaşma bu kafayla olmayacak. Hiçbir batı ülkesi bu savaşın olmasını istemiyor. Herkesin ortak görüşü siyasi bir çözümden yana. Bu ortamı yaratacak güçlü bir iktidara sahip olma, sorunu çözmek için ilk adım olacaktır. Aksi takdirde savaşa girmek ekonomik, sosyal, siyasi, askeri ve halklar arası bir linç olayına dönüşecektir.
 

      

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com