E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Ağrı’da ölen Binbaşı, Silopi kayıplarında jandarma komutanıydı
- Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
- Kürt Sorunu Medyada Özgürce Tartışıldıkça Sıra Çözüme de Gelecek
- Öcalan'ın kitabının cezaevinde yazıldığı iddiasına yalanlama
- 'Sahte JİTEM'ciler Tuğgeneralin adamı çıktı!
- Kürtlerin tek bayraklı üniter Türk devletine itirazları var/Memo Şahin
- Hitler en nazik yerinden vurulmuş
- Yeşili ihbar edenin ses kaydı bulundu
- Cemil Bayık: Güney Kürdistan tarihi sorumlulukla karşı karşıya
- Bağdat'tan Türkiye'ye PKK ile mücadelede yardım sözü geldi.
2007 yılına yeni ümitlerle başlamak isteyen milyonlarca ülke insanının ilk toplumsal tepkisi, yüz binlerle Hrant Dink’in cenazesine katılmak oldu.
Ümitler bu olayla birlikte solmaya başladı. Medya da her gün olumsuz haberler okumaktan ve görmekten kafalar da “nereye doğru gidiyoruz?” soruları oluşmaya başladı.
Orta doğu buramburam petrol, gaz ve kan kokusu içinde dünyanın sonunu getirmek için acele ediyor. Türkiye konumu itibariyle dünya coğrafyasında önemli bir yerde durmaya devam ediyor; ama bu önemi nereye kadar devam edecek?
Ortadoğu kendi gerçeğini tanımazsa, içinde ki sorunlara yaklaşımda değişik politikalar üretemezse bu önemli olma durumunu da yitirecektir.
Hükümetin ve askerin ABD ziyaretleri işte bu konumda önemliydi. Her iki tarafın ziyaret sonrası açıklamaları kafaları epey karıştırdı. Bir o kadar da çizgiyi belirledi. Asker savaş konuşunda ısrar ederken hükümetten farklı sesler çıkmaya başladı. Gül ile Çiçek ayrı tellerden saza vuruyorlar.
Muhalefet ise çok farklı düşünüyor. Zaten son dönemlerde muhalefet diye bir şey yok. Muhalefet yapanlar daha çok ortalığı karıştırmak ve pastadan nasıl bir pay bize düşer hevesindeler.
Milliyetçiliği ön plana çıkartarak kirli kazanımlar peşinde olan parti başkanlarının konuşmaları gerçekten toplumu germektedir. Her halde Evren Paşa’nın açıklamalarından sonra bu konuda ki görüşleri de daha farklı olacaktır.
Bir zamanlar Kürt adını duyunca kriz geçiren zat-i muhterem ve hatta “kart – kurt” diyen kişi şimdi çok farklı konuşuyor.
Genelkurmay şu anda ‘Savaş hazırlığı yapıyorum’ diyor. Ama savaş farklı boyutlarda yürütülüyor bölgede. Medya ya çok az yansıyan savaş tüm hızıyla devam ediyor.
Son MGK toplantısında diyalog ve siyasi girişimler dile getirildi. Ama bu diyalog kimlerle yapılacak o belli olmadı. Asker elini siyasetten çekerse ve hükümette gerçekleri görüp akıllı bir politika izlerse durumlar çok farklı olacaktır. TV de “benim halkım huzur istiyor” demek diğer tarafında açıklamalarında “şehitlerimiz boşuna mı öldü” açıklamaları bu ülkeyi artık bir yere götürmeyeceği belli. Birisi şapkasını önüne koymalı diğeri de aklını.
Ülke, öyle bir zaman birimi içinde ki herkesin gözü bizlerde. İç siyaset çatışmaları ülke bütünlüğünü zedeliyor ve buda dış siyasete yansıyor. Şu da bir gerçek ki, Türkiye kabuk değiştirmeye mecbur.
Şimdi sıra gerçeklerle yüzleşmede. Bunu başarabilirse ülke çok iyi yerlere gelebilir ama başaramazsa yol ayırımı kaçınılmazdır.
Her zaman ki gibi en önemli sorun Kürt sorunudur.
PKK bu sorunun önemli temsilcisidir. Abdullah Öcalan ile ilgili haberler çok önemlidir ve bu doğru değerlendirilmelidir. Öcalan, için başlatılan imza kampanyasına 3 milyon kişi imza attı “benim siyasi irademdir” diye bu göz ardı edilmemelidir.
Yazının başlığı eğer çağdaş ülkelerde ki gibi ters olarak okunursa, aydınlık ufukta gözükür. Yoksa…!
Dicle Anter
anterdicle@hotmail.com
Yorum Yaz
Yorumlar (1 Yazılmış)
-
Gönderen sadık aksoy, 04 Mart, 2007 22:34:56Yazar Dicel Anter ülke itibariyle değerlendiği anlizler tabii ki bilinen hadislerdir ama buradaki farklılığı tüm çıplaklığıyla gündemde olan önemli mevzuuları sıkmadan ifade etmesidir...Yani slogan niteliğinde olmayıp reel bir bakış açısı var.Bir kaç kez Esmer dergisinde yazılarını okudum.Denemeleri bir harika...Devam ederse sevinirim....Musa Anter hapşırdı...Dicle Anter "İyi o halde yazıp yaşıyayım1 dedi.



Güncel