E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Ağrı’da ölen Binbaşı, Silopi kayıplarında jandarma komutanıydı
- Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
- Kürt Sorunu Medyada Özgürce Tartışıldıkça Sıra Çözüme de Gelecek
- Öcalan'ın kitabının cezaevinde yazıldığı iddiasına yalanlama
- Kürtlerin tek bayraklı üniter Türk devletine itirazları var/Memo Şahin
- Hitler en nazik yerinden vurulmuş
- 'Sahte JİTEM'ciler Tuğgeneralin adamı çıktı!
- Yeşili ihbar edenin ses kaydı bulundu
- GÜL-DÜNYA/EDİP YALÇINKAYA
- Bağdat'tan Türkiye'ye PKK ile mücadelede yardım sözü geldi.
Nedir bu hukuk gerçekten, yenilir mi veya içilir mi veyahut uygulanır mı? Herhalde üçüncü şık olsa gerek. Hukuk, toplumların toplumsal sorunlarına çözüm olan kurallardır en basit tanımıyla. Ama toplum çağdaş olmayınca hukukun da bir şeye yaramadığını görüyoruz. Eğer Türkiye’de yaşıyorsanız ki burada yaşıyoruz daha doğrusu yaşamaya çalışıyoruz bu hukuksuzluk en hukuksuz biçimde gerçekleşiyor.
Ben ilk olarak başıma geleni anlatayım ve sonra da diğer konulara geçeceğim. 1998 senesinde beni vurmaya gelen kişi yanlışlıkla bana benzeyen bir genci vurdu ve kaçtı. Bu kişi daha sonra yakalandı ve mahkemeye çıkartıldı. Hâkim bey suçluya bakarak “ Sen yanlış kişiyi vurdun. Vurmak istediğin kişi arkanda oturuyor” dedi. Oda bana bakarak kafasını salladı ve “dışarı çıkınca senin hesabını göreceğim” bakışlarını fırlattı. O kişi bir tetikçi olarak bu işi üstlenmişti. Şimdi o tetikçi dışarıda kol geziyor. Peki, bu cinayetin sorumlusu kim olacak. Büyük bir ihtimalle yakalanmayacak veya yakalansa da “vatan için yaptım” deyip cezadan yırtacak.
Şemdinli davasında hukuk işlemeye başladığı an durduruldu ve gelinen durum büyük bir hukuksuzluk. Susturan kesim de asker. Zaten hep söylenir “mantığın bittiği yerde askerlik başlar” diye. Bu sefer askerin olduğu yerde hukuk bitti. Süleyman Demirel zamanındaki “komünizm gelecekse biz getiririz” anlayışı şimdide” hukuk varsa biz uygularız” mantığına dönüştü. Hukuk okuyanlar sürgünde ve işsiz, hukuksuzluk yapanlar başta ne ala memleket!
Dağlıca konusu da çok ilginç olmaya başladı. Kürt olmanın ne kadar suç olduğu ortaya çıkmış oldu ve kanıtlandı. Suçlu bulundu ve şimdi herkes çok mutlu(!) Baskında o kadar asker ve komutanlar varken 17 yaşında eylemlere katılan Kürt asker Ramazan Yüce hain ilan edilerek suçlandı. Bu askerler esir alındığında birçok kendini bilmez, yüreği sızlamaz “niye ölmediler “ diyebildi. Konuyu dağıtmadan hukukun bu davada nasıl işlediğini de ibretle izliyoruz. Birçok köşe yazarı da bu konu hakkında yazılar yazdı. Bu davanın üzerinde durulmalı, avukatlar Ramazan Yüce’nin ücretsiz savunmasını yapmalıdırlar.
Yalnız hukuksuzluk olarak yaşadıklarımız bunlar mı? Malatya, Trabzon, İzmir ve Hrant Dink davası. İstenildiğinde bir celsede bitirilebilinen davalar her nedense böyle hayati önem taşıyan konularda zamana bırakılıyor. Tam da anayasanın tartışıldığı ve değiştirilmesi konusu gündemdeyken bu davaları da göz önünde bulundurarak çağdaş toplum hukukunun gerekleri tartışılmalıdır.
Guguk muhabbetini siyasetçiler ve askerler yapsınlar ama hukuki konuları bu işi bilenler tasarlasınlar. Yoksa anayasa değişimi tasayasanın ötesine geçemez. Hukuk, hukukçular tarafından tartışılmalı ve düzenlenmeli siyasi ve askeri etkilerden arındırmalıdır.
anterdicle@hotmail.com
Yorum Yaz
Yorumlar (2 Yazılmış)
-
Gönderen welat, 27 Ocak, 2008 23:40:47sayın dicle hukuk hakındaki makaleniyi kaleme çok güzel almışsın.kürt politikasıyla kim üğraşırlarsa ya cezaevi ya işkence yada ölüm yada başına komlo. Benim başımda da cebime eroin koydular. bu utanç şuçu dgm .de yargılandım amaç beni toplum dışı yapmaktır.
-
Gönderen kocer, 20 Ocak, 2008 12:56:17hukuksuzlugun hukuku yenı orta koymuş bır yazıdır kaleme saglık sana ıhtıyacımız kocer murat



Güncel