E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Türkiye son dönemlerin en uzun süren operasyonunu gerçekleştirdi. Bu operasyonlar daha da uzayacağa benziyor. Ne kadar uzarsa o kadar da batağa batacak. Tarihte Büyük İskender’in bile belinin büküldüğü dağlarda – ki zamanın en gelişmiş silahları onlarda vardı- Kürtleri imha etmeye çalışmak yanlış bir anlayış.
Bir hafta içinde kayıpların çok olduğu bir savaşa tanık oluyoruz. Gerilla her taraftan kuşatılmak isteniyor ama başarılı olunamıyor. Askeri medya sürekli “üst düzey komutanların öldürüldüğünü, gerillanın kaçtığını, Murat Karayılan ile Dr. Bahoz arasında çatışma olduğunu yazıyor ve söylüyorlar.
Psikolojik savaş en üst düzeyde gerçekleştiriliyor. Şiddet araçlarının, teknoloji ve medya ile birlikte yoğun bir şekilde işbirliği içinde olması burada somutlaşıyor. Düşen helikopterin bile nasıl algılandığı ortada. Yalan dolan ile bu işler olmaz, orada öldürülen hiç kimse bunu hak etmiyor. Bu kirli savaşın sahipleri tarihte nefretle anılacaktır. Halkın çocuklarının hayatlarını kaybetmeleri ve bu sebepten birçok ailenin acı çekmesi, belli bir zümrenin menfaati içindir. Buna karşı durmak gerekir. Bu savaş iki halk arasındaki düşmanca his ve davranışları her geçen gün daha da arttırıyor. İnternette kan kokan birçok yorum var. İnsan bunları okuyunca tüyleri ürperiyor.
Bülent Ersoy çok anlamlı bir cümle söyledi “Ölüm yerine çözüm istemem suçsa beni assınlar”. İşte bu söze herkes sahip çıkmalıdır. Asker aileleri seslerini yükseltmeliler ve ölen çocuklarının hesabını sormalıdır. Çocuklarımız anlamsız bir savaşın kurbanları olmasın.
Medya artık savaşı destekleyen beyanlardan uzak durmalıdır. Gerçekleri çarpıtarak anlatmanın bir anlamı yok ve etik değildir. 1 Mart tezkeresinin diyeti bu olmamalı. PKK ile savaşırken ABD ile İsrail’den yardım almanın da bir bedeli olacaktır. Yarın bu ülkeler İran ve Suriye ile savaşa girerse Türkiye burada kimin tarafı olacak. Batman’da Filistin ile dayanışma adına miting yapıldı. Organize eden Umut-Der adlı bir dernek. Bu dernekte yer alanların çoğu AKP’li Kürt ama Filistin’deki Müslümanlar için miting yaparken burnunun dibinde öldürülen Kürtler için( üstelik Müslüman) kimse ses çıkartmıyor. İşte bu da Müslümanlık dayanışması.
Türkiye’nin geleceğini de tehlikeye atan bir savaş yürütülüyor. Kerkük ve Musul Türkiye’ye peşkeş çekilmeyecektir. Talabani ve Barzani yönetim olarak başta olsalar bile oradaki halk buna izin vermeyecektir. Bu kazanımların bu halkın direnişiyle gerçekleştiğini iki lider de çok iyi biliyor.
Her geçen gün büyük kayıpları da beraberinde getiriyor. Türkiye, ABD ve İsrail’in istihbarat desteği ile savaşı devam ettiriyor.
Bir söz vardır “Başkasının s… gerdeğe girilmez” diye. Zaten ABD bu savaşı “süreyi uzatma” diye uyardı. Güneydeki Kürtlerin durumunu görüyor da ondan. Bush bunu söylerken PKK yi halen ortak düşman olarak görmeyi de ilave ediyor. Sanki bütün dünya ABD’nin dostu. Bush’a “ere lao tu bilbile” demek kalıyor. Her zaman söylediğimiz gibi Kürt gerçeğini görmeyen veya görmek istemeyen PKK’yi de bahane eder.
30 senedir PKK ile savaşıyorsunuz ve bunda da ısrar ediyorsunuz. Gelinen noktaya bakıldığında sonuç ölüm, talan, acı, göç ve toplumsal huzursuzluk. Bunların dışında devletin derinleşmesi ve sermaye sahiplerine uşaklık edilmesi, hukukun çiğnenmesi ve çeteleşme. Ne güzel bir bilânço yaptıklarınızla iftihar etmelisiniz. Bunu yapmanın adına da “Kürtlerin inkârı, imhası” adını verdiler. Oh ne ala memleket.



Güncel