Çocukluğumun illegal Newrozları

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 15 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031


Bir çok mahallede aynı anda ateşler yanardı. Ateşlerin yanması ile jandarma ve gece bekçilerinin sireni andıran düdük sesi tüm ilçeyi kaplardı. Sokaklar bir anda sıkıyönetime dönüşürdü. İlçe ablukaya alınır ve sokaklar da sadece jandarmanın ayak sesleri duyulurdu.

Jandarmalar ateşleri söndürmeye çalışırken, siyasi abilerimiz yakılan ateşleri kahramanlık öyküsü yapar ve günlerce keyifle anlatırlardı.

Çocukluğumun illegal Newrozları /Hasan Deniz

İlk Newroz kutlamasını yedi yaşında iken görmüştüm. Neden ateşler yakıldığını ise büyüdükten sonra öğrendim. Her Newroz yaklaştığında gençler lastik aramaya başlardı. Bazen para ile satın alınır bazen de çalınırdı. Ama ateşler yakıldıktan  sonra zafer sarhoşluğu sarardı her yeri. 

Gençlerin ateş yakması aileleri tarafından hep karşı çıkılırdı. Karşı çıkıldıkca heyecanı da artardı.

Ateşi daha da gürleştirmek için çaba sarf edilirdi.

Çünkü ateş yakmak devlete kafa tutmaktı. Ve o dönemde devlete kafa tutmak da kolay değildi.  Korku ve heyecanın içiçe geçtiği belkide tek gündü. Hiçbir zaman korku ve heycan bu kadar içiçe yaşanmazdı.

Newroz akşamı tüm ilçede devriyeler gezerdi.

O dönemlerde polis yoktu yaşadığımız yerde. Jandarmalar ve onlara eşlik eden gece bekçileri vardı.

Bütün gece bekçileri genelde yerli halktandı. Hepsinin belinde pas tutmaya yüz tutmuş bir tabanca vardı. Vur emri verildiğinde onların paslanmış tabancalarına da veriliyordu. Hiç birinin birgün kurşun sıktığınıda görmedik zaten.

Gençler lastikleri toplardı toplamasına da, çoğu zaman ateşi yakanlar biz çocuklar olurduk. Çünkü korkunun ne olduğunu tam olarak bilmiyor  ve başımıza geleceklerden habersizdik.  Biz sadece siyasi abilerimizin yaşadığı heyecana ortak olmak istiyor  ve onlarla o mutlu anı paylaşmanın keyfini yaşıyorduk. 

Yaşıtlarımızın hepsi ateşleri yaktıkça siyasi abilerimizin çaktırmdan bize gönderdikleri başarı selamlarıyla  onlarla yaşıt oluyorduk. 

Ateş gürleştikçe abilerimiz ateşin etrafında oynardı. Ateşin üzerinden atlarlarken bazen kazalar bile olurdu. Ama hiç kimse takmazdı o küçük kazaları.

Bir çok mahallede aynı anda ateşler yanardı. Ateşlerin yanması ile jandarma ve gece bekçilerinin sireni andıran düdük sesi tüm ilçeyi kaplardı. Sokaklar bir anda sıkıyönetime dönüşürdü. İlçe ablukaya alınır ve sokaklar da sadece jandarmanın ayak sesleri duyulurdu.

Jandarmalar ateşleri söndürmeye çalışırken, siyasi abilerimiz yakılan ateşleri kahramanlık öyküsü yapar ve günlerce keyifle anlatırlardı.

Herşeyi anlardık anlamasına da tek bir yangın yerine aklımız ermezdi.

Karakolun hemen önünde Su kulesi vardı. Birkaç adımlık yoldu. Kim çıkıyordu o Su kulesine ve tam saat: 12,00’de ateşe veriyordu lastikleri...?

Hep merak ettim ve bu merakım hâlâ da sürüyor.
Aslında bu bir sır gibiydi sadece ben değil benim dışımda herkes merak ediyordu.

Ve sorulan tüm sorular cevabsız kalıyordu.


Dün doğup büyüdüğüm yerden bir arkadaşla konuşuyordum. Devletin ilk defa Newroz’u kutlamak için izin verdiğini söylüyordu. Heyecanlıydı! Belliki Newroz heyecanı onları sarmıştı. 

O illegal Newroz ateşinin etrafında koşarken yaşadığım heyecanı hiç kimse yaşayamaz. 

O anlatırken ben çocukluğumun illegal  Newrozlarını yaşadım. 

Ve binlerce defa sürgüne döndü gecem.


Kutlamanın ardından birkaç foto geldi bana. Herkese çok detaylı baktım. Çok tuhaf hiç kimseyi tanımıyordum.

Bizim dönemde çarşıya ekmek almaya gidemeyen kızlar halay başını çekiyordu.

Herkes çok değişmişti... 

Tam yirmi yıl oldu ordan ayrılalı.

Sadece değişen bendim diye düşünüyordum.

Oysa yanılmışım değişen koskaca bir coğrafya...

hasandeniz@aktuelbakis.com

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (3 Yazılmış)

  • Gönderen dewrimci, 09 Nisan, 2008 16:05:51
    heval welata olan özlemini anladım yazında ve ordan sana yazıyorum sana. Bizim içinde bu newroz bambaşkaydı.Olurda birgün burada seninle hasret gidermek isterdi gönüller
  • Gönderen cetin altin, 26 Mart, 2008 19:45:26
    nevroz yonelik yazmis oldugunuz kitsas cok klasik,oysa nevroz anlatilmaz yasanilir,bir cocouk gzou ile nevrozu cozemediginiz bugun eriskin yorumunuzlada aciga cikiyor?BENCE DAHA OBJEKTIF OLABILIRSINIZ,YAZDIKLARINIZ HIKAYE?gercek olan nevroz atesinin icinde sakli,cocuklugunun nevrozunu yazmaktansa nevroz atesini yazsaydiniz dahada iyi bir yogunlasma olabilirdi? SEVGILER
  • Gönderen uğur kaşhan, 21 Mart, 2008 11:44:39
    değerli yazar arkadaşım yaşadığın özlem ve heyecan yazına da güzel bir ruh katmış bütün NEWROZ ları çocukluğundaki COŞKUYLA ktlamanı diliyorum. NEWROZ PİROZ BE

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com