E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- TRT ŞEŞ VE İZLENMESİ GEREKEN KÜRT POLİTİKASI/Cemil KILIÇ
- Sonbahar.../ Şerif Kaplan
- ‘Behçet Cantürk’ü, Savaş Buldan’ı biz öldürdük’
- Roj TV davasına katılım çağrısı
- Genelkurmay'da sürpriz zirve
- Direnişin Belgesi...!
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİNOVALI KAWA
- Kani'de sünnet oldu
- Kürt kızların sünnet çilesi
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
Kürt çocukları kendi dillerine sahip çıkmak için geniş kapsamlı eylemlere başladılar. Çocuklar ‘büyük’lerin politik talepleriyle pek ilgilenmeksizin, en doğal bir istemini gündemleştirmek için eylemsel bir sürece girdiler. İlkokul öğrencisi Rozerin “Ben öğretmeni anlamıyorum, öğretmen beni anlamıyor. Niye Kürtçe eğitim yok? Niye kendi anadilimde eğitim görmüyorum” diyor. Rozerin gibi milyonlarca Kürt çocuğu yabancı bir dilde eğitime zorlanmaktadır. Hiç şüphesiz ki, her dil bir kültürdür. Bir dili öğrenmek bir toplumu tanımanın en önemli araçlarından biridir. Türkçeyi öğrenmenin hiçbir zararı yok, hatta yararı var. Ancak bir toplumun dili zorla yasaklanıyorsa ve bir başka bir dil zorla öğretiliyorsa ortaya çıkar durum; şiddettir, baskıdır, asimilasyondur.
Kürt çocukları yıllardır, kendi dilinde eğitim yapmak için ‘büyük’lerinin bir şeyler yapacağını beklediler. Eğitmenler için ‘bir toplumun yönlendiricileridir’ diye düşündüler. Ama bekledikleri olmadı. Eğitimciler onları kendi dilleriyle anlamak yerine ‘zor, baskı ve hatta dayak’ ile Türkçeyi öğretmeye çalıştılar. Her eğitimci daha çok ana dilde verimli olur. Zorla değil karşılıklı iletişim kurarak başarıyı sağlar. Öğrenen ve öğreten kişinin karşılıklı duyguları aynı ise eğitimin verimli ve kaliteli olduğu deneylerle kanıtlanmıştır. Bu da anadille sağlanır. Bunu hemen her eğitimci bilir. Ancak Türkiye’nin eğitimcileri bunun tersine, yıllardır, Kürt çocuklarına zorla, yabancı bir dilde eğitim için sistemli bir baskı uyguluyorlar. Kürt çocukları, kendilerine zorla Türkçe öğretmeye kalkan ‘büyük’ eğitmenlerine ”, “Bê ziman jiyan nabe”, “Em zimane xwe dixwazin” diye tepkilerini ortaya koymaya başladılar.
Kürt çocuklarının ana dilde eğitim talebinin içeriği çok iyi okunmalıdır. Özellikle devlet ‘çocuklar kandırılıyorlar’ gibi uyduruk safsatalara başvurmadan, çığ gibi büyüyecek olan bu haklı ve onurlu talebe yanıt vermelidir. Kürt çocukları politik bir eylemden yapmıyor. Öyle bir amaçları da yok. Sadece bir Türk çocuğu gibi eşit koşullarda kendi diliyle eğitim yapmak istiyor. Çocukların yüreği asla karartılmamalıdır, Bir çocuğun annesinden öğrendiği dilinin yasaklanması, o çocuğu yok etmektir. Onlar da Türk çocukları gibi evinde annesiyle, babasıyla konuştuğu dili, okulda arkadaşları ve öğretmenleriyle konuşmak istiyor. Kendi diliyle şiir, öykü yazmak istiyor. Kendi iç duygusunu kendi diliyle aktarmak istiyor. Bunları yasaklamak, çocukların geleceğini karartmaktır, onları fiilen öldürmektir.
Kürt çocuklarının bu isteminin kime ne zararı olabilir ki. Bu talebin karşılanmasından ne gibi sakınca olabilir. Hiçbir zararı ve sakıncası yok. Bu çocuklar kendi talepleri için sokak eylemlerine başlaşmışlarsa, bundan tamamen devlet ve onun yıllardır uyguladığı asimilasyon politikası sorumludur.
Hiç kimse bu çocukları kandırmıyor. Onlar yaşayarak gerçekleri öğreniyorlar. Binlerce çocuğun kandırılıp sokağa döküldüğünü söylemek sadece gülünecek bir durumdur. Demek ki, devlet Kürtleri ve özellikle Kürt çocuklarını cumhuriyetten bu yana hep kandırmış. Bu kez gerçeklerin farkına varıp, kendisine sahip çıkmaya başlayınca, bunun adı ‘kandırmak ‘ oluyor.
Bu çocuklar, ‘büyük’lerinin uğraştığı politikaları bilmezler. Sadece yaşamlarında bütün toplumsal iletişimi sağladıkları doğal ve içten bir talepleri var. Kirletilmiş ve yok edilmeye çalışılan coğrafyamızda saf ve temiz dünyaları ile günlük yaşamını ikame edecek dilleri ile eğitim yapmak istiyorlar. Bu nedenle yıllardır ‘büyük’leri tarafından kandırılmaya dur demek için sokaklardalar. Onlar, yüreğinde biriktirdikleri bütün güzellikleriyle bir bakıma Kürtlerin gerçeğini dillendirmeye başladılar. Bu çocukların sesine kulak verilmelidir. Çocuğun okulda olmasını istiyorsanız onların ‘kendi dilinde eğitim’ talebine yanıt verin. O zaman bu güzel çocuklar nerde olmaları gerektiğine çok iyi karar verebilirler.
Çocukların taleplerini görmezden gelip yok saymak, hatta onları ‘terörist’ görüp haklarında dava açmak, ahmaklığın en büyüğü olacaktır. Egemenlerin sömürgeci devleti, çocuklara işkence yapmakla, kollarını kırmakla, sokak ortasında panzerle ezmekle ünlüdür. Ancak bu tür yöntemler ne dün başarılı oldu, ne bugün, ne de yarın olacaktır.
Başta Kürtler, kendi çocuklarının bu taleplerini çok aktif olarak desteklemelidirler. Çocukların bu en içten ve safça ileri sürdükleri taleplerinin arkasında başka şeyler arayıp, ön yargılarla yaklaşıp destek sunmamak, kendi çocuğuna en büyük ihanet olacağını kimse unutmamalıdır. Ayrıca özellikle Türkiye’nin ilerici-demokrat-devrimci güçleri, Kürt çocuklarının “Em zimane xwe dixwazin” talebine kayıtsız koşulsuz sahip çıkmalı ve aktif olarak desteklemelidir. Hangi gerekçeyle olursa olsun, kendi diliyle eğitim yapmak isteyen ve bunun için sokaklara akan, panzerlere barikat olan Kürt çocuklarının bu talebine sahip çıkmamak, esasen egemenlerin yıllardır sürdürdükleri asimilasyon politikasına destek vermektir.
Kürt çocuklarının haklı davasına sahip çıkıp çıkmamak, devrimciliğin pratikte denendiği bir alan olacaktır.
Gokyuzu9aol.com
Yorum Yaz
Yorumlar (1 Yazılmış)
-
Gönderen bawer, 27 Eylül, 2008 21:14:07anadilde eğitimi sonuna kadar destekliyorum bu kürtlerin en büyük hakkıdır herkes bunun için çalışsın saygılarımla



Güncel