E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Ağrı’da ölen Binbaşı, Silopi kayıplarında jandarma komutanıydı
- Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
- Kürt Sorunu Medyada Özgürce Tartışıldıkça Sıra Çözüme de Gelecek
- Öcalan'ın kitabının cezaevinde yazıldığı iddiasına yalanlama
- 'Sahte JİTEM'ciler Tuğgeneralin adamı çıktı!
- Kürtlerin tek bayraklı üniter Türk devletine itirazları var/Memo Şahin
- Hitler en nazik yerinden vurulmuş
- Yeşili ihbar edenin ses kaydı bulundu
- Bağdat'tan Türkiye'ye PKK ile mücadelede yardım sözü geldi.
- GÜL-DÜNYA/EDİP YALÇINKAYA
Vazgeçin bu nefret dolu açıklamalarınızdan. Her iki halka da zarar veriyorsunuz. Akan kanın durması için herkesi üzerine düşeni yapmaya çağırın.
Bu açıklamarınızla sadece bu topraklarda yüz yıllardır birlikte yaşayan iki halkı birbirinize düşman ediyorsunuz.
Dün Bezele bugün Diyarbakır yarın kimbilir nereden gelecek ölüm.
Acının rengi yoktur. Ve acıları ortak bildiğiniz zaman bu sorunuda çözmüş olacaksınız.
Dilimizde tüy bitti. Tekrarla tekrarlaya ne yapacağımızı bizde şaşırdık. Olmaz diyoruz, yapmayın diyoruz ama olmuyor.
Hep aynı nakarat, ‘ Son çırpınışlar, bittiler, tükeniyorlar, dağılıyorlar...’ 24 yıldır her gelen aynı şeyi söyledi.
Her söyleyen gitti, ama hala PKK yerinde duruyor. Bu mantıkla nasıl çözülecek bir bilen varsa beri gelsin.
24 yıldır sürdürülen bu nakarattan vazgeçilmediği müddetçe daha çok kan göreceğiz.
Daha çok Kürd ve Türk gencini yirmisinde toprağa vereceğiz. Daha çok göreceğiz annelerin feryatlarını.
Bir Kara Deniz’li veya bir İç Anadolu’lu annenin çocuklarını hangi koşullarda yetiştirdiğini bilmiyor musunuz?
Bir Kürd annesinin çocuğunu büyütmek için katlandığı zorlukları da bilmeniz mümkün değil.
Çünkü siz onların sadece yaşamlarına değil herşeylerine çok uzaktasınız. Hep uzaktan baktığınız için onların evlat acılarını hiç görmediniz.
Yeri geldiğinde Müslümanlık ‘barış’ dini dersiniz, ‘kardeşlik’ dini dersiniz. İslam’ın ‘yüce’ değerlerinden bahsedersiniz. Kendinizi onun temsilcili olarak ortaya koyar ve öyle hareket ettiğinizi iddia ederseniz.
Ama ağzınızı her açtığınızda kan kokuyor. Her satırınızda kan var. Her açıklamanızda Kürd gençlerinin kellesini istiyorsunuz. Hani İslamiyet haksızlığa karşı çıkanların diniydi? Ne oldu da zalim kılığına büründünüz.
Biri Başbakan, diğeri Cumhurbaşkanı, her ikiside tüm açıklamalarında sadece Kürt gençlerinin kellesini istiyor. Beyler bu kellesini istediğiniz gençler uzaydan gelmedi. Hepsinin bir ailesi bir tanıdığı belki de bir sevdiği vardır.
Onları öldürerek bu sorunu nasıl çözeseceksiniz? Her öldürdüğünüz gerilla ile onların tüm sevdiklerinide öldürüyorsunuz.
Acı birdir. Evlat acısını çeken bilir. Kürd annesinin ve Türk annesinin acısının ayrı dili olmaz. Her ikisininde evlat acısıdır.
Birinin acısını kutsamak diğerini yadırgamakla çözüm olmaz. Çözüm her ikisininde acısını görmek ve ona göre bir politika izlemekten geçer.
Evet, gün geçtikce çatışmalar şiddetleneceğe benziyor. Hergün yeni cenazelere gebedir. Yine her iki taraftan yirmilik fidanlar düşecek toprağa.
Sokaklarda ‘Kan’ isteyenler nara atacak.
Vazgeçin bu nefret dolu açıklamalarınızdan. Her iki halka da zarar veriyorsunuz. Akan kanın durması için herkesi üzerine düşeni yapmaya çağırın.
Bu açıklamarınızla sadece bu topraklarda yüz yıllardır birlikte yaşayan iki halkı birbirinize düşman ediyorsunuz.
Dün Bezele bugün Diyarbakır yarın kimbilir nereden gelecek ölüm.
Acının rengi yoktur. Ve acıları ortak bildiğiniz zaman bu sorunuda çözmüş olacaksınız.
Bu kanı durdurmak için birşeyler yapın.
Ölüm haberleri ile artık uyanmak istemiyorum.
Yorum Yaz
Yorumlar (2 Yazılmış)
-
Gönderen sevgi, 07 Kasım, 2008 14:32:30yorum gerektirmeyecek kadar içten duydular ifade etmişsiniz
-
Gönderen şevger, 09 Ekim, 2008 21:14:34evet acının rengı yoktur ateş duştugu yerı yakar onemlı olan o ateşi sondurmek ateşi alevlendırenleri de adalet onunde yargılamak ama ne yazık kı TC de hak hukuk dıye bır şey yoktur yazılarınızı takıp edıyom cok guzel yazıyorsunuz sıpas dıkım



Güncel