E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Ağrı’da ölen Binbaşı, Silopi kayıplarında jandarma komutanıydı
- Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
- Cemil Bayık: Güney Kürdistan tarihi sorumlulukla karşı karşıya
- Öcalan'ın kitabının cezaevinde yazıldığı iddiasına yalanlama
- Kürt Sorunu Medyada Özgürce Tartışıldıkça Sıra Çözüme de Gelecek
- Hitler en nazik yerinden vurulmuş
- Kürtlerin tek bayraklı üniter Türk devletine itirazları var/Memo Şahin
- 70 yıl önce Dersim’de yaşananlarla yüzleşmek!/Hasan Cemal
- 'Sahte JİTEM'ciler Tuğgeneralin adamı çıktı!
- Yoksa Kürt açılımını da Bahçeli mi yapacak!/Ruşen Çakır
Şimdi mevsim sonbahar ve ekin zamanı. İnsanlarımızın, tarımla uğraşanlarımızın umudunun yeşerdiği mevsim. Veya âşıkların ağaç yapraklarına bastıklarında hışırtı çıkartarak el ele yürüdükleri orman yolları. Çiftçilerimiz eskiden karasabanlarıyla çift sürerlerdi. Toprak kokusu etrafa yayılır ve ciğerlerimize temiz havanın girmesini hissederdik. Karasaban zamanla yerini teknolojiye bıraktı ve traktör devreye girdi. Teknoloji geliştikçe tarım da ileriye gidileceğine geriye gitmeye başladı ve en son teknoloji olan silahlar devreye girince tarım artık bitme durumuna geldi. Bununla birlikte küresel ısınmada ortaya çıkınca zor günlerin sinyallerini yaşadık. Bölgede atılan binlerce ton bomba ve kimyasal silahlar coğrafyamızı kötü etkiledi. Bu şartlar altında ekin ekmek gün geçtikçe zorlaştı ve umutlarımıza karabasan geceleri hâkim oldu.
Topraklarımıza artık ekin ekmediğimiz gibi bereket dolu topraklarımızı gençlerimizin kanlarıyla sulamaya ve onların vücutlarını gömmeye başladık. Bu kafayla gidilirse daha birçok gencimizi bu toprakların altına gömeceğiz. Avrupa’ya karşı en genç nüfus olarak öğünüyorduk ama yanlış siyasetlerle yok olan gençliğimizle boyun eğeceğiz. Savaşın bir an evvel durması ve hatta bitmesi artık bir olmazsa olmazdır. Medya da bazı yazarlar artık ordunun da itibarını kaybettiğini yazıyorsa bu durum Türkiye açısından vahimdir zira Türk halkının en çok güvendiği kurum kendi medyası tarafından eleştiriliyor. Hatta bir yazar soruyor son 25 senenin bilânçosunu. Kim cevap verecek gerçek verileri. Ölü sayısı, kaybolan insanlar, boşaltılan köyler ve ekonomik harcamalar. Bunun dışında yan kuruluşların faaliyetleri ve yaptıkları tahribatlar. Artık kimse inanmıyor ve Kürtler “edi bese” diyor ve Türkler de “artık yeter” demeye başladı. Bu sese herkes destek olmalıdır. TV objektiflerine, ölen asker babası veya annesi “bir oğlum daha var oda feda olsun” demeyecektir.
Hükümet Kürt sorununu çözmekte sınıfta kalmıştır ve öyle ki en önemli müttefiki olan ABD dahi artık eski samimiyetinden uzakta bir noktaya gelmiş durumdadır. Barzani Kürt sorununu çözmeye özen göstermeyen hükümete tavır almış gözüküyor. Tezkerenin çıkmasıyla Türkiye daha da büyük bir çıkmazın içine girecektir. En son Bezele olayı çok farklı bir şekilde kamuoyuna yansıtılmaya çalışılmıştır. HPG verilerine göre 62 asker etkisiz hale getirilmiş ve 32 askerde yaralanmıştır. Şimdi basın bu sayılara ulaşmak için her gün ölü gerilla sayısını yükseltecektir. Bir asker veya bir gerilla fazla ölmüş ülkemize huzur getirecek midir? Esas bu gençlerimizin birbirlerini öldürmemeleri demokrasi ve barış dinamiğini tetikleyecektir. Bu anlamsız savaşın sorumluları bir gün umarız tarafsız savaş mahkemelerinde sorgulanırlar.
Bu savaşı kazanmaya hevesli olanlar yenilgiyle karşılaşacaklardır ve çözümsüzlük geliştikçe de ayrılık zorunluluk haline gelecektir. Çözüm yolu silahların konuşmasıyla değil ama masa başında beyinlerin konuşmasıyla açılacaktır. Baykal ve Bahçeli tampon bölgeden bahsederken gerçekleri de unutuyorlar. Böyle bir tampon bölgenin ülkeye maliyeti nedir acaba onu biliyorlar mı? Eğer biliyorlarsa kamuoyunu da bilgilendirsinler. Muhalefetteyken konuşmak güzel Bahçeli hükümet ortağı olduğu zamanda bu konu vardı sonuç ne oldu. Koskoca bir hiç. Bayraktar Holding sınırlarda güvenlikli karakollar tapmak için başvuru yapacakmış görev bekliyormuş. Cepler gene ısınacak ve PKK gene kazandıracak. Kazandıran bir PKK’yi kim bitirmek ister ki! Silah ihaleleri kimlerin cebini dolduracak. Kürt sorununu bu kafayla çözmek isteyenler olduğu müddetçe daha kan dökülecek ve karabasan geceleri kâbus gibi üzerimize çökecektir.



Güncel