E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Uzun zamandır işlerimin yoğunluğu dolayısı ile yazamadığım için özür diliyorum. Bundan sonra yazılarımı düzenli yazmaya gayret edeceğim. Ayrıca 2009 yılının bütün insanlara barış ve mutluluk getirmesini dilerim.
Mutluluk her insanın zaman zaman yaşadığı ve mümkünse devamlı olarak yaşamak istediği bir duygu halidir.
Sözlüklerde mutluluk; çok güzel duygularla dış dünya ile bir olmak olarak tarif edilir. Filozoflar ise mutluluğu, insanın başka hiçbir isteği olmadan kendi halinden memnun olması olarak tarif ederler. Psikologlar ise “Mutluluk, insanın bütün bir harmoni halinde olmasıdır” derler. Doktorların tanımı da; beyinin spor, sevgi vb. hallerde bazı maddeleri fazla üreterek insanda rahat bir duygu halinin yaratılması şeklindedir.
Mutluluk halinde beyinin ön (Frontal) bölümünde, orta bölümündeki Akumbens çekirdek gurubu ve limbik sistemde hareketlenmeler görülmektedir. Yapılan araştırmalarda beyinin bu bölgelerinde serotonin, dopamin, endorfin gibi hormonların arttığı görülmektedir. Bu tür hormonlar genellikle, insanlar kendilerini çok mutlu hissettiğinde, seks esnasında veya bağımlılık yapan (esrar, kokain vb.) maddeler aldığı zaman artmaktadır.
Genel olarak araştırıldığında insanları mutlu eden sebepler acaba nelerdir? Mutlu olunca insan beyninde neler olmaktadır? Mutluluk hormonu diye bir şey var mıdır?
Mutluluk ve mutlu olmak göreceli bir kavramdır. İnsanlar farklı eylemlerde ve hallerde kendisini mutlu hisseder. Kimi âşık olduğu kişi veya dostlarıyla beraberken, kimisi çocuğunu, kardeşini, eşini, yakınlarını v.s. severken mutlu olur; kimileri de gezmeye giderken, dans ederken, sevdiği yemeği yerken, okurken, seyahat ederken kendilerini mutlu hisseder veya –mutluyum- tabirini kullanır. Kişiye piyangodan para çıkması veya insanın kendi işini kurması da kişiye kendini mutlu hissettirebilir. Ya da başkalarına yardım etmek, takdir edilmek, sevilmek, sayılmak gibi erdemler kişiye mutlu hissettirir kendini…
Çoğunlukla paranın insanı mutlu ettiği söylense de yapılan araştırmalar aksini göstermektedir. Paranın temel ihtiyaçları -yemek, ev, kıyafet gibi- karşıladıktan sonra, mutluluk için öneminin kalmadığı araştırmalarla tespit edilmiştir. Yapılan çeşitli araştırmalar, çok zengin ve orta halli yaşayanlar arasında fazla bir mutluluk farkı olmadığını göstermiştir. Avrupa ve Amerika’ da yapılan araştırmalarda ise, yıllar içerisinde insanların gelir ve alım imkânları iki üç kat arttığı halde mutluluk oranında fazla bir değişiklik gözlenmemiştir. Birçok loto milyoneri de parayı aldıktan bir müddet sonra eskisi kadar mutlu ve hayattan memnun olmadıklarını ifade etmişlerdir.
İnsan herhangi bir başarı elde ettiğinde kendini mutlu hisseder. Ama bu mutluluk hissi genellikle başarıyı elde edinceye kadardır. Bu başarı elde edildikten sonra elde edilen mutluluğun eski etkisi kalmamaktadır. Doğal olarak kişi de yeni bir başarı elde ederek yeniden mutlu olmak istemektedir. Aynı şey, evliliklerde de geçerlidir. İnsanlar evlendikten bir müddet sonra beraberlikleri alışkanlığa dönüştüğü için baştaki mutluluk hissi zamanla azalmaktadır. Bir yerden sonra insan sadece evine yani yuvasına gittiğine sevinmektedir. Hatta eğer ki ilişkide bozukluk var ise, kişi ayrıldıktan sonra kendini evli haline göre daha da mutlu hissetmektedir.
Bir toplumda insanlar arasında, gelir ve yaşam farkı büyük ise, bu ortamda memnuniyetsiz yani mutlu olmayan insanlar daha çok görülmektedir.
Ülkeler ve toplumlar arasında yapılan mutluluk araştırmalarında, fakir ülkelerdeki insanların zengin ülkelerdeki insanlara göre daha mutlu oldukları görülmüştür. Örneğin; 1999 ile 2002 yılları arasında 70 ülke için yapılan bir araştırmada, insanların daha fakir olduğu Nijerya, Meksika, Venezüella, El Salvador gibi ülkelerdeki insanların hayatlarından daha memnun oldukları görülmüştür.
Enteresan olan bir diğer nokta ise, zengin insanlar ile evsiz barksız köprü altında yaşayanlar arasındaki mutluluk farkıdır. Köprü altında yaşayanların bazıları, zengin ve varlıklı insanlara oranla daha da mutludurlar; çünkü bu tür insanlar genellikle guruplar halinde yaşamakta ve aynı dertleri paylaşarak birbirlerine destek olmaktadırlar. Böylece bütün kötü şartlara rağmen kendilerini daha da mutlu hissetmektedirler.
Görüldüğü gibi ne para, ne zenginlik, ne de gelişmiş ülkelerde yaşamak insanların mutlu olmasına yetmemektedir, İnsanlar mutluluktan çok korku, üzüntü, sinirlenme, gerginlik hallerini yaşamaya devam ederler. Bu neden böyledir? İnsanların neden mutluluğa ya da diğer negatif duygulara ihtiyacı vardır? Mutluluğu bulmak dahası mutlu olmak için ne yapmak gerekir? Bunları bir sonraki yazımda açıklamaya çalışacağım.
Dr.Gökelma
Dr.Yusuf Gökelma-Psikiyatirist-Psikoterapist
Yorum Yaz
Yorumlar (1 Yazılmış)
-
Gönderen meliha koc, 26 Ocak, 2009 01:14:45devamli takip ediyorum basinidamogru ve yararli buluyorum ama uygulamak basen cevapnmekuygulamay cevap sende sevgilersevgi yetmiyor Neden



