E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Tutuklu sayısının her geçen gün arttığı Türkiye'de cezaevindeki sorunlar da giderek artıyor. F Tipleriyle başlayan ve işkence merkezleri dönüşen cezaevlerinde her türlü yasak, ihlal ve anti demokrakit uygulamalara maruz kalanan tutuklular bir de sağlık sorunlarıyla uğraşıyor. Son iki yıldan 40'dan fazla kişinin hastalıktan dolayı öldüğü cezaevlerindeki bu durum karşısında, bütün çağrı ve baskılara rağmen yetkililer seyirci kalmaya devam ediyor. Onlarca tutuklunun ölümü karşısında sessiz kalan devlet yetkilileri yasalarla belirlenmiş tutuklu haklarını dahi uygulamıyor. Hasta tutuklular bir bir yaşamını yitirken, yüzlerce tutuklu da tedavileri yapılmadığı için her gün biraz daha kötüleşiyor.
Toplum olarak hala Türkiye'nin cezaevi gerçeğini görmezden gelmeye devam ediyoruz. Oysa, bir ülkede insan haklarının içinde bulunduğu durumu anlamak için ilk bakılması gereken yerlerin başında cezaevleri gelmektedir. Türkiye'deki cezaevlerinin durumu ise insan haklarının içinde bulunduğu durumun içler acısı haline gözler önüne sermekte. Cezaevlerinde bütün karşı çıkış ve kamuoyu tepkisine rağmen, Tutuklular yasallarla belirlenen haklarından bile yararlanamıyor. Tutukluların aileleriyle Kürtçe konuşma, Türkçe dışındaki dillerdeki yayınları okuma, sosyal haklarından yararlanma, gibi sürü sorunun yanında birde ciddi sağlık sorunlarıyla uğraşmakta. Onlarca kişinin yaşamını yitirdiği cezaevlerinde şu an itibariyel yüzlerce tutuklu da adeta ölümü beklemekte. En son Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nde ağır hasta olmasın rağmen tutulan tahliye edildikten kısa bir süre sonra yaşamını yitiren kanser hastası Gurbet Mete'nin durumu gözleri bir kez daha hasta tutukluların adeta ölüme yatırıldığı cezaevlerinde yaşanan sağlık sorunlarına çevirdi.
Cezaevlerinde yaşanan sorunlarına ilişkin çalışma yürüten insan hakları örgütlerinin verilerine göre halen cezaevlerinde 370 hükümlü ve tutuklu değişik ve ciddi hastalıklar yaşarken, bunlardan ağır hastalık yaşayan 48 tutuklu ve hükümlü ise ölüme gün sayıyor. Cezaevlerinde ölümü bekleyen hasta tutukluların tedavileri yapılmazken, cezaevlerinde yatalak vaziyette olan ve kendi ihtiyaçlarını bile karşılayamayan bazı tutuklu ve hükümlülerin ise bakımının yapılması önünde engeller çıkarılıyor. Cezaevlerinde tutuklularda en fazla kronik prostat, sinüzit, bağırsak ve mide rahatsızlığı, göz, migren, kalp sorunu, bel fıtığı, kan kanseri, Hepatit B, anemi, tansiyon, siroz, baş ağrısı, romatizma, alerji, kulak sorunu, çölyak, uykusuzluk, iltihaplanma, psikolojik rahatsızlık, güç kaybı, zayıflama, zatüre, kansızlık, kist... gibi hastalıklar yaygınken, cezaevleri adeta 'hasta kamplarına dönüşmüş durumda. Bütün bunlara rağmen cezaevlerinde göstermelik incelemelerde bulunan hükümet yetkilileri, cezaevlerinde sorun tespit edemediklerini iddia ediyor. Oysa cezaevlerinde ölen tutukluların durumu bile cezaevlerindeki sorunların boyutunu gözler önüne sermeye yetiyor.
Erbakan'a var Çekin'e yok
Daha önce örgüt üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklu bulunduğu sürede karaciğer kanserine yakalanarak hayatını kaybeden 77 yaşındaki Ali Çekin ile tahliye edildikten kısa bir süre sonra hayatını kaybeden Ergenekon tutuklusu Kuddisi Okkır'ın ardından gözler cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü hastalara çevrilmişti. Bunun üzerine harekete geçen Adalet Bakanlığı, Ergenekon tutuklusu Ayşe Özdemir'i siroz hastalığı gerekçesiyle tahliye etmişti. Kapatılan Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan ise hastalığı ve yaşı gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından affedilmişti. Ancak gerek Adalet Bakanlığı, gerekse de Cumhurbaşkanı Gül, Ergenekon tutuklularına ve Erbakan'a gösterdikleri hassasiyeti cezaevlerinde ölümcül hastalığına rağmen tutulan diğer siyasi tutuklulara gösterme gereği duymuyor. Tutuklu bulunduğu Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi'nde ölen 77 yaşındaki Ali Çekin'in daha önce defalarca Adalet Bakanlığı'na başvurmasına rağmen tahliye edilmemesi çifte standartı ortaya koyuyor. HABER MERKEZİ
Ölüme gün sayan tutuklular
Kırıklar 2 Nolu F tipi cezaevinde tutuklu bulunan kan kanseri hastası A.Samet Çelik.
Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan Aygül Kapçak, omurgasında bulunan şarapnel parçası nedeniyle yumurtalıklarında şiddetli ağrılar çekiyor.
Adıyaman E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan İsmet Ayaz, yaklaşık 10 yıldır 'çölyak' hastası ve kendi ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyor. Bedeni 10 yaşındaki çocuk gibi.
Elazığ E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan 85 yaşındaki Yusuf Kaplan, vücudunun yüzde 79'u felçli ve aynı zamanda kalp yetmezliğinden, koroner arter hastalığına, görme sorunundan, solunum sistemi rahatsızlığına kadar birçok hastalığı bulunuyor.
Sincan F Tipi Cezaevi'ndeki Erol Zavar, 7 yıldır mesane kanseri tedavisi görüyor. Zavar, bu güne kadar 30'a yakın ameliyat geçirdi. Buna rağmen tutukluğu devam ediyor.
Bolu F Tipi Cezaevi'ndeki Murat Türk, Şirin Bozaçali, Deniz Güzel, Cesim Kahraman, Ahmet Karaman, Ali Baba Arı ileri derecede Hepatit B hastası.
Sincan F Tipi Cezaevi'ndeki Mesut Deniz, ileri derecede şizofren. F tipinde tutulmaması gerektiği yönünde doktor raporu bulunmasına rağmen tek kişilik hücrede kalıyor.
Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki Aynur Epli, hayati tehlike arz edecek derecede kanser hastası.
Gebze M Tipi Cezaevinde bulunan 62 yaşındaki Nure Sincar, ciddi sağlık sorunlarına sahip ve tüm dişleri çektirildiği için yemek yiyemiyor. Bacağındaki şişlik nedeniyle yürüyemiyor.
gundemonline



