E-bülten
Haberlere abone olun:
Bu yazıyı beğendiniz mi?
(toplam 7 oy)
Arşiv
| Pt | Sa | Ça | Pe | Cu | Ct | Pa | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | |||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | |
| 27 | 28 | 29 | |||||
07 Nisan, 2007 02:00:00 | aktuelbakis
The Guardian gazetesi, “Türk entelektüeller neden silahlı korumalara ihtiyaç duyuyor’’ sorusunu sorarak, 20’den fazla gazeteci, akademisyen ve yazarın artan milliyetçi tehdit nedeniyle polis koruması altında yaşadığını yazdı.Gazete, “islamcı bir köşe yazarı ve ifade özgürlüğünün açık bir savunucusu” dediği Abdurrahman Dilpak için “yıllarca polis onu takip ederdi. Bugünlerde ise onu kendi güvenliği için gölge gibi izliyorlar” ifadelerini kullandı.
Ermeni yazar Hrant Dink’in Ocak ayında, aşırı milliyetçi bir çocuk tarafından İstanbul’un göbeğinde sokak ortasında öldürüldüğü hatırlatılan haberde “Türk güvenlik birimlerinin, Dink’e yönelik komployu önceden bildiği açıktır” denildi.
20 KİŞİYE POLİS KORUMASI
Dink’in öldürülmesinin ardından gazeteci, yazar ve akademisyenlerden oluşan toplam 20 kişiye polis koruması verildiği belirtilen haberde, “bu kişilerden biri de geçtiğimiz Kasım ayında Türkiye’nin kurucusu Kemal Atatürk’ü eleştirdiği için basın tarafından ihanetle damgalanan siyasal bilimci Prof. Dr. Atilla Yayla” ifadeleri yer aldı. Haberde “ölüm tehditleri bir nebze aşağıya indiyse de, o şimdi ‘Atatürk mirasına hakaret’ten 3 yıl hapis cezasıyla yüz yüze” denildi.
Haberde Yayla’nın “Bir korumayla yaşamak garip bir his. O beni koruyor ben de ona göz kulak oluyorum. O benim öyle bir parçam oldu ki ailesine ve kendisine hediyeler almayı düşünüyorum” dediği aktarılıyor.
Diğer entelektüellerin, bu durumla eğlenmeyi güç buldukları belirtilen haberde, geçen yıl aşırı milliyetçiler tarafından “Türklüğe hakaret” suçlamasıyla davalık edilen 50 tanınmış kişiden biri olan yazar Elif Şafak’ın, Dink’in çok yakın bir arkadaşı olduğu ve olayın şokunu hala üzerinden atamadığını söylediği kaydedildi.
‘MİLLİYETÇİ TSUNAMİ’
Haberde, Nobel ödüllü Orhan Pamuk’un ise polis tarafından Hrant Dink’in katili olduğu belirtilen kişinin açık tehdidinden birkaç gün sonra 1 Şubat’ta Türkiye’den polis koruması altında ayrıldığı ifade edilerek “ayrılmasından sonra Türkiye Turizm Bakanı Türkiye’ye turistleri çekmek için Pamuk’u kampanyalarda kullanmak istediklerini söyledi” denildi.
Guardian, 100 binden fazla kişinin katıldığı Dink’in cenaze töreninde, birçok kişi Dink’in ölümünün bir köşe yazarının deyimiyle “Türkiye’nin AB üyeliği çabalarının başlaması ardından gündeme gelen ‘ultra milliyetçi tsunami’nin sona ermesine vesile olmasını umuyordu’’ yorumunda bulundu.
‘HEPİMİZ ERMENİYİZ’ KIZDIRDI
Gerçekte ise “Hepimiz Ermeniyiz” sloganlarının milliyetçileri daha da kızdırdığını yazan gazetede, “temel taleplerden biri olan kriminalize etme aracı haline gelen “Türklüğe hakaret” kanununun değiştirilmesi, önümüzdeki seçimlerde milliyetçi oyları kaybetmekten korkan hükümet tarafından göz ardı edilmiştir” denildi.
Yüz yüze oldukları rizikolara rağmen mağdurların susma niyetinde olmadığını yazan gazete Dink’ten görevi devr alan yazar Ethem Mahcupyan’ın “öyle şeyler oldu ki artık temkinli davranmamız mümkün değil. Temkinlilik ahlak dışı olur” sözlerine yer verdi.
Haberde “Baskın Oran da Mahçupyan gibi kendisini koruyan kişinin, profesyonel bir suikast girişimine engel olamayacağını biliyor” denilerek Oran’ın “Bu iyi insan beni, Hrant’ı öldürenler gibi amatör katillerden koruyor” sözlerine yer verildi.
‘CENNETİN YOLU CEHENNEMDEN GEÇER’
“Çoğu kişi Baskın Oran’ın yazarı olduğu hükümetin 2004 yılı azınlık haklarını konu alan raporun günümüzdeki milliyetçi dalganın yayılmasında katalizator rolü oynadığına inanıyor” denilen haberde “Oran bir Türk deyimini kullanıyor: Kuşlardan korkan mısır ekmemelidir. Eğer korkuyorsanız durmanız lazım. Ancak ben durursam sabahları aynaya hangi yüzle bakacağım? Öğrencilerime nasıl ders vereceğim? Oran hareket özgürlüğünde tehdit ve sınırlandırmaların Türkiye’nin büyüyen demokrasinin acıları olduğunu söylüyor” deniliyor. Gazete Oran’ın ‘cennetin yolu cehennemden geçer ve biz bu yolda yürüyoruz” sözlerine de yer veriliyor.
ANF



