Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 19 oy)

ArÅŸiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

Kürt sorununda barışçıl çözüm seçeneÄŸi giderek güçleniyor.


Barışçıl seçeneÄŸin güçleniyor olması kamuoyunda çokça tartışıldığı gibi Kürt Konferansı’nın toplanacak olmasından kaynaklanmıyor. Kaldı ki konferansın yapılacağının garantisi yok. Ayrıca yapılsa dahi konferanstan PKK’ye ‚silah bırak‘ çaÄŸrısı çıkmasının imkanı da yok.

Konferanstan yapılması halinde esas olarak Kürtlerin ulusal bir strateji etrafında birleÅŸmesi çıkacaktır. Önemi de buradadır. Aksi durumda konferans yapılmayacak, yapılsa da amacına ulaÅŸamayacaktır.

Kürt sorununda barışçıl seçenek Türkiye’nin ırkçı ve imhacı Kürt politikası iflas ettiÄŸi için güçleniyor. Bunu Kürtlerin yenilmezliÄŸi saÄŸlıyor. Buna Amerika’nın Irak Kürdistanı‘nı Türkiye’ye bırakıyor olmasını da eklemek gerekiyor.

Bu iki temel geliÅŸme Türkiye‘yi Kürt ve Kürdistan meselesinde yeni bir politika oluÅŸturmaya, Kürtlerle yapıcı ve kalıcı bir iliÅŸki kurmaya zorluyor. Barışçıl seçeneÄŸin güçleniyor olmasının nesnel zemini burada yatıyor.

Türkiye’nin iç sistemi gibi bölgenin dengeleri de bu yüzden yeniden düzenleniyor. Türkiye CumhurbaÅŸkanı Gül’ün aÄŸzından düne kadar ‚savaÅŸ nedeni‘ saydığı Kürdistan’ı bu geliÅŸmeler sebebiyle resmen kabul edip tanıyor.

İçeride DTP’nin barışçıl çözümün aktörü olarak öne çıkmasının, Kürt sorununda eski söylemin deÄŸiÅŸiyor olmasının, Öcalan ve PKK’nin muhatap olarak anılmasının da gerçek nedeni budur.
Tabii ortada hala bir dizi belirsizlik duruyor. Bu nedenle temkinli olmak, tedbiri elden bırakmamak gerekiyor.

Kürt politikası iflas eden Türkiye tarihinde ilk defa farklı bir arayışa giriyor , resmi politikasını revize ediyor, bazı ‚normalleÅŸme‘ adımları atıyor, bir yandan yeni bir politika oluÅŸturmaya, diÄŸer yandan kanlı ve kirli geçmiÅŸinin bilançosunu çıkarmaya, günahlarından arınmaya çalışıyor ancak sürecin ciddi manada riskleri de bulunuyor.

Risk daha çok Türkiye’deki kafa karışıklığından ve devletin alışkanlıklarından kaynaklanıyor.
Maalesef Türkiye bunca acı bedele ve tecrübeye raÄŸmen bu sorunun kendisinden kaynaklandığı gerçeÄŸini kabul etmiyor. Ayrıca çözüm konusunda net bir tutum almıyor. Sadece çözecekmiÅŸ gibi yapıyor.

Bugün eÄŸer Kürtler daÄŸdaysa sorumlusu Türk devletidir. Bugün eÄŸer Türkiye toplu mezarlar ülkesine dönmüÅŸ ve bu ülkede 17 bin faili meçhul cinayet iÅŸlenmiÅŸse sorumlusu devletin kendisidir. Kürtleri inkar eden de, insani her talebe ÅŸiddetle karşılık verip onları daÄŸa süren; çeyrek asırlık savaÅŸa sebep olan devlettir.

Ve, sorun esas olarak da içeridedir. Dolayısıyla bu iÅŸi önce içeride çözecek ve Kürtlere samimi olduÄŸunu gösterecek olan da Türk devletinden baÅŸkası deÄŸildir. Kabul edelim ki sorun çok karmaşık ve çok bileÅŸenlidir. Ancak devlet ortaya çözüm yolunda bir irade koyarsa, zaman da alsa arkası gelecektir.

Türk devletinin herÅŸeyden önce geçerli bir ‚çözüm planı‘ oluÅŸturması, savaşın devam etme riskini artıran hava ve kara operasyonlarını durdurması gerekir. Ardından Kürtlerin insani, ulusal ve demokratik haklarını tanıyacağının, Kürtleri ‚sözde deÄŸil özde vatandaÅŸ‘ olarak kucaklayacağının, Kürt halkının mevcut sınırlar içerisinde kendisini yönetmesine olanak saÄŸlayacağının güvencesini vermelidir.

Ayrıca Kürtleri birbirine düÅŸürmekten de vazgeçmelidir. Irak Kürtleriyle iliÅŸkisini PKK’yle savaÅŸmak için deÄŸil, uzlaÅŸmak için kullanmalıdır. PKK’ye dayatmalarda bulunmak yerine ‚ikna‘ yöntemini benimsemeli, bunun araçlarını üretmeldir.

Bunlar yapılmadığı, bu yönde bir irade ortaya konulmadığı için temkinli olmak gerekiyor. Acı tecrübelere dayanan derin güven bunalımı temkinli ve tedbirli olmayı kaçınılmaz kılıyor.

Geçen haftaki görkemli Newroz kutlamalarıyla birlikte barışçıl çözüm süreci hızlansa da belirsizlikler yüzünden savaÅŸ hali ve hazırlıkları da devam ediyor. Türk ordusu sınırın bu yanında durmadan sevkiyat yapıyor. PKK de savaÅŸ olasılığına karşı hazırlıklı olduÄŸunu açıklıyor.

DediÄŸim gibi nesnel süreç barışçıl çözümü güçlendiriyor ama önümüzde de bir dizi belirsizlik  duruyor. Çok ÅŸey henüz net deÄŸil. Bu da savaşın devam etmesi, hatta derinleÅŸmesi riskini artırıyor. Seçimlerden sonra süreç hızlanacaÄŸa benziyor.

Önümüzdeki ay bazı geliÅŸmeler olabilir. Nisan ayında Irak Kürdistanı Bölgesel Yönetimi BaÅŸkanı (KBY) sıfatıyla Ankara‘yı ziyaret edecek olan Barzani’nin yapacağı görüÅŸmeler önemli. Barzani PKK konusunda arabulucu olabilir. Ancak bu misyonu DTP de üstlenebilir. Bence DTP bu süreçte kilit rol oynayabilir ve daha yararlı sonuçlar üretebilir,

Ancak öyle ya da böyle ; ister içerideki Kürtlerden baÅŸlansın, ister dışarıdakilerden fark etmez;
Türkiye Kürtlerle yapıcı ve kalıcı bir iliÅŸki kurmak için ortaya irade koyarsa barışçıl çözüm süreci derinleÅŸecektir. Bu durumda süreç içeride DTP-PKK ve Öcalan üzerinden, dışarıda ise KBY-Barzani ve Talabani üzerinden yürüyecektir.

Son yıllarda sık sık yazdığım gibi Türkiye’nin Kürtlerle iliÅŸkisi ya Edirne’den Kerkük’e kadar uzanan geniÅŸ bir coÄŸrafyada yeniden düzenlenecek ve iki halk ortak bir amaçta birleÅŸecek, ya da  iki halkın iliÅŸkisi ezeli düÅŸmanlığa dönüÅŸecek,Türkler ve Kürtler birbirlerini boÄŸazlayarak tüketecektir.

Bugün itibariyle birinci seçeneÄŸinin çok daha güçlü olduÄŸunu söyleyebilirim.

gunayaslan@hotmail.de

 

 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.