E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
İnsanlar yaşlandıkça beyin hücrelerinde azalma olur ve unutkanlıklar başlar. Bunun tipik bir örneği Alzheimer hastalığıdır. İnsanların beyin hücrelerinin azalmasının hızlı olmaması ve dolayısıyla bunamamak için önceden tedbir alabilme olanakları vardır. Doğumdan önce ve hemen sonra beyin hücreleri ve arasındaki bağlantılar (Sinaps) çok hızlı bir şekilde çoğalır. Bebek dünyayı tanımaya başlarken kullandığı bağlantılar ve hücreler kalır fakat kullanılmayan bağlantılar hızlı bir şekilde azalır. Bebek büyüyüp olgunlaştıkça bu azalma durur.
Beyin ve Beyinin Yaşlanması/Dr. Yusuf GÖKELMA
Örnek Hastalık: Alzheimer
İnsanlar yaşlandıkça beyin hücrelerinde azalma olur ve unutkanlıklar başlar. Bunun tipik bir örneği Alzheimer hastalığıdır. İnsanların beyin hücrelerinin azalmasının hızlı olmaması ve dolayısıyla bunamamak için önceden tedbir alabilme olanakları vardır.
Doğumdan önce ve hemen sonra beyin hücreleri ve arasındaki bağlantılar (Sinaps) çok hızlı bir şekilde çoğalır. Bebek dünyayı tanımaya başlarken kullandığı bağlantılar ve hücreler kalır fakat kullanılmayan bağlantılar hızlı bir şekilde azalır. Bebek büyüyüp olgunlaştıkça bu azalma durur.
Gelişmiş bir insanda tahminen 100 milyardan fazla beyin hücresi (Nöron) bulunur. Bu sayı 40 ve 50 yaşlarından sonra azalmaya başlar, yani hücreler yavaş yavaş ölürler. Fakat bu normaldir ve beyin fonksiyonlarında herhangi bir azalma veya unutkanlık olmaz. Hastalıklar ve beslenme bozukluklarında ise beyindeki bu azalma hızlanmaya başlar ki o zaman da şikâyetler çoğalır.
Kişinin birçok şeyi çabuk unutup, etrafındakileri tanıyamaz ve birçok şeyi anlayamaz olması durumuna örnek olarak Alzheimer hastalığını gösterebiliriz. Alzheimer hastası günü, ayı, isimleri, yakınlarını bile unutabilir ve tanımayabilirler. Bu beyindeki hücre ve bağlantıların azaldığının bir göstergesidir.
Bu yazımda Alzheimer hastalığından bahsetmek yerine; böyle hastalıkların ortaya çıkmaması için “neler yapılabilir veya yapılmalıdır?” bunları yazacağım.
Dünyada Alzheimer hastalığı ve beyin hücrelerinin ölümü üzerine birçok araştırmalar yapılmakta, yayınlar (kitaplar, dergiler) yayımlanmakta ve ilaçlar tavsiye edilmektedir. Fakat önceden alınması gereken tedbirlerdense daha az bahsedilmektedir.
Benim şimdiye kadar taradığım literatürlerden ve çeşitli araştırmalardan derlediğim tavsiyeleri size sırayla anlatmaya çalışacağım.
1-Beyinin yaşlanmaması için gereken en önemli tedbir spordur. Çeşitli araştırmalar günde 15 dakikalık yürüyüşün bile beyin hücrelerinin ölümünü azalttığını göstermektedir. Kim çok hareket ederse beyini o kadar sağlam kalır ve unutkanlık daha az olur. Nerede hareket, orada bereket buna güzel bir örnektir.
Spora başlamanın yaşı yoktur. Hangi yaşta başlarsanız başlayın zararın orasından dönmüş olursunuz. 65 Yaşın üzerindeki insanlar üzerinde yapılan bir araştırmada spor yapan kişilerde, spor yapmayanlara göre Alzheimer hastalığı yüzde 30 oranında daha az görülmektedir.
Başka bir araştırmada ise 400 metrelik yolu dinlenmeden hızlı bir şekilde yürüyebilen 70 yaşın üzerindeki insanların, kendi yaş gurubundaki insanlardan daha çok yaşadıkları görülmüş ve kanıtlanmıştır.
2- Düşünce sporları da beyini genç tutar. Gerek bilmece, bulmaca, gerekse kelime, cümle veya numara ezberleri çok faydalıdır. Çok ama değişik konularda kitap okuyanlar daha az unutkan olurlar. Yeni bir şey öğrenmek kafa (zekâ) oyunları, tavla, dama, şah ve diğerleri de unutkanlığı önlemek açısından çok önemlidir ve faydalıdır.
3- Balık yiyenler yemeyenlere göre daha az unutkan olurlar. Yine yapılan bir araştırmada 65 yaşın üzerinde ve haftada üç gün balık
yiyen insanların mutlu, neşeli ve daha az unutkan oldukları gözlenmiştir.
Balığın içindeki Omega 3 yağ asidi insanları Alzheimer hastalığına karşı korumaktadır. Omega 3 beyin algılaması için faydalı olmakla birlikte, kişinin ruhsal yönden de sağlıklı kalmasını sağlamaktadır. Omega 3 yağını alan kişilerde depresyon daha az görülmektedir.
Omega 3 yağ asidi balıktan başka daha az miktarda olmak üzere ceviz yağında ve diğer bitkisel yağlarda da bulunur.
4- Bol sebzeli, az yağlı, zeytinyağlı, meyveli olarak tanınan Akdeniz mutfağı Alzheimer hastalığına karşı tavsiye edilecek ve örnek gösterilecek yiyeceklerdir.
5- Antioksidan kelimesi artık günlük hayatımıza girmiştir. Çeşitli maddeler bedenimizdeki hassas molekülleri okside ederek yok ederler. Antioksidanlar ise bu etkiyi tersine çeviri, yani önemli moleküller çabuk ölmez ve daha dayanıklı kalırlar. Bu beyinde de böyledir.
Fransa da yapılan bir araştırmada, antioksidan açısından zengin olan meyve ve sebzeleri çok tüketen yaşlılarda unutkanlık daha az görülmüştür. Brokoli, domates, kabak gibi sebzeler; erik, incir gibi meyveler ve badem, fındık gibi kuruyemişlerde antioksidan boldur. Meyveleri ve diğer sebze dışındaki yiyecekleri yerken antioksidan etkilerinin yanında kalorilerini de düşünmekte fayda vardır.
6- Çeşitli meditasyonlar da insana huzur verirken bunun yanında beyinin yaşlanmasını da önlerler. Budist Rahiplerin meditasyonları bu bakımdan çok meşhurdur ve bilimsel olarak da incelenmiştir. Yıllarca yaptıkları meditasyonlar sayesinde Budist rahiplerin algılama bozukluğu ve unutkanlıkları çok azdır. Tıp da yapılan meditasyonlar arasında adale gevşemesi ile yapılan ruhsal dinlenme jimnastiği en yaygın olanıdır.
Ruhsal dinlenme jimnastiği** konusunu ileride başka bir yazımda daha geniş ele alacağım.
7- Her ne kadar birçok kişi kahvenin zararlı olduğunu söylese de günde üç büyük fincan kahve faydalıdır. 2007 Yılında yapılan bir araştırmaya göre ortalama günde üç fincan kahve içenlerde, içmeyenlere göre daha az Alzheimer görülmüş ve daha az unutkan oldukları kanıtlanmıştır. Kahvenin içindeki Kafein maddesi uykuyu kaçırabileceği için öğleden sonra ve akşamları içilmemesi tavsiye edilmektedir. Bazı araştırmacılar kahvenin beyin hücrelerine etkisini fazlaca ileri götürerek kahveyi insanı Alzheimer’den koruyan bir madde olarak tanıtmaya başladılar. Fakat bunun doğruluğu henüz ispat edilmemiştir.
8- Az miktarda şarap içen insanların algılama kapasitesinin içmeyenlere göre daha iyi olduğu ve unutkanlığın daha az görüldüğü gözlenmiştir. Günde ortalama 15 g Alkol ‘yaklaşık 0,3 litre bira karşılığı‘ bu etkiyi gösterir. Ama bu miktardan fazla alkol veya şarap bu olumlu (pozitif) etkiyi gösteremediği gibi aynı zamanda zarar da verir.
9- Elimizden geldiği kadar günlük yaşantımızda olaylara pozitif bakmayı, bardağın dolu tarafını görmeyi, insanlarla ilişkilerimizi daha iyi tutmayı, bunun yanında stresten de uzak kalmayı da becerebilirsek beyindeki hücreler sağlıklı ve daha yavaş yaşlanır.
Yukarıda anlattığım öneriler yerine getirildiği takdirde, ileride oluşabilecek Alzheimer hastalığı riski önemli ölçüde azaltılmış olacaktır.
Dr. Yusuf GÖKELMA
** Ruhsal dinlenme jimnastiği bir kitap ve CD olarak tarafımdan çıkarılmıştır. Bununla ilgili geniş bilgi edinmek için internet adresime bakınız. (www.goekelma.com/pages/1trpag.html)



