E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Hayat insanın gözlerinde, bir de gülüÅŸlerinde. İkisinde de taşıyabilirsen, hayat avuçlarında demektir. Hayatı vicdanında taşıyanlar da vardır. Ama onlar acıdan, kederden kıvranıp kalırlar. Bu dünya böyle iken, vicdanıyla yaÅŸayanların sayısı gittikçe azalmıyor mu? YiÄŸitlik orda da, zor, badireli bir yol. Vicdanı kendinde taşımak insan olmanın en doÄŸal yanı iken, ÅŸimdilerde neredeyse bilgeliÄŸin erdemli yanı olmuÅŸ…
Hint filmlerini çok severim. Onlar hayatta olduklarının güzelliÄŸini durmadan anlatıyorlar kendilerine. Öyle gıptayla bakıp dururum o sahnelere. Biliyorum biz onlar gibi olamayız. Pek kıymet verilmeyen bir halkız. Ellerinden gelse, ensemizden tutup bizi bu gezegenden atacaklar. KimliÄŸimizle gurur duyalı ne kadar oldu ki… Daha düne kadar KürtlüÄŸümüzden utanmıyor muyduk. Bir halka kendinden utanacak hale getirmekten daha kötü, daha acımasızca bir ÅŸey olabilir mi? Ölüm kadar solgun bir rengimiz vardı ve bizim hayatla pek iÅŸimiz olmazdı. Sonra birden iÅŸte böyle hayata sarılır olduk. Gözümüz, gönlümüz açıldı. Kendimizden utanmamaya baÅŸladık ve komÅŸu/ kardeÅŸ halklardan tut, tüm dünya hâlâ bunun ÅŸaÅŸkınlığını yaÅŸamıyor mu? İçimize düÅŸen bu ateÅŸin sırrını çözemiyorlar… Hâlâ öleni en çok olan bir halkız ama korksunlar bizden çünkü umudu en çok olan bir halka dönüÅŸtük. Bu bize yeter kanımca. Hayatın izleri umutlarımızla gökkuÅŸağına dönüÅŸüyor.
Dedim ya gidenimiz çok, ağıdımız bitimsiz… Yine de mutluluÄŸun kırıntılarını toplamalıyız. Bu kırıntılar bize yetmez ama bu hep böyle sürmeyecektir. Zirvelerin ardından doÄŸan aydınlığa dikmek gerek gözlerimizi. Ölüm cirit atıyor yanı başımızda ama ona raÄŸmen dizlerimiz bükülürse çelme takanlara fırsat doÄŸar.
Hayatın neresinde durduÄŸun, neresinden baktığın ve hayatı nerende taşıdığın o kadar önemli ki… Bu sorulara verdiÄŸin cevapların toplamı insanın ağırlığını verir. Ruhumuzun ağırlığı bizi kurtarır.
Hayatın kıyısında durmamalı… Orada kalmayı kendine yedirmemeli… Yani insan ıslanacaksa, yaÄŸmur damlasını ilk önce alnından yemeli. Tam ortasında durabilirsen, hayatın ışıklarını, renklerini görebilirsin…
İnsan hayatı gözlerinde, gülüÅŸlerinde, sonra avuçlarında hissetmeli. İşinde, sözünde, sesinde … UyuÅŸukluÄŸun her türü kötü. Hayat komaya girer uyuÅŸuklukta. Oysa hayatı sarsıla sarsıla, sonra hücrelerine dek hissederek, fark ederek yaÅŸamak var. İnsan hayatta olduÄŸunu, yaptıklarıyla kendine ispatlamalı.
Yoksa gözlerinde, gülüÅŸlerinde ve avuçlarında duran, ölümün soÄŸuk yüzünden baÅŸka ne olabilir ki
Yorum Yaz
Yorumlar (1 Yazılmış)
-
Gönderen kenan, 11 Haziran, 2009 15:10:22merhaba heval... yazını okuduğumda gerçekten de hayat ta yapacağımız ve kendimize katacağımız o kadar çok değer ve mutluluğun olduğunu senin vesilenle bir kez daha gördüm.biz kendini küllerinden yaratan bir halkız.Bir anka kuşu gibi.bunun için yeniden dirilişimiz, yaşama olan bağlılığımızı ve kendimize olan inancımızı muazzam bir enerjiyle pratikleştirip yaşamsallaştırmamıza neden olacaktır.paylaşımın için teşekkür ederim.hayatta hep mutlu olman dileğiyle, esen kal.



