Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 20 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

Hayat insanın gözlerinde, bir de gülüşlerinde. İkisinde de taşıyabilirsen, hayat avuçlarında demektir. Hayatı vicdanında taşıyanlar  da vardır. Ama onlar acıdan, kederden  kıvranıp kalırlar. Bu dünya böyle iken,  vicdanıyla yaşayanların sayısı gittikçe azalmıyor mu?  Yiğitlik orda da, zor, badireli bir yol.  Vicdanı kendinde taşımak insan olmanın en doğal yanı iken, şimdilerde neredeyse bilgeliğin  erdemli yanı olmuş…  
 

Hint filmlerini çok severim.  Onlar hayatta olduklarının güzelliğini durmadan anlatıyorlar kendilerine.  Öyle gıptayla bakıp dururum o sahnelere.  Biliyorum biz onlar gibi olamayız.  Pek kıymet verilmeyen bir halkız. Ellerinden gelse, ensemizden tutup bizi bu gezegenden atacaklar. Kimliğimizle gurur duyalı ne kadar oldu ki…  Daha düne kadar  Kürtlüğümüzden utanmıyor muyduk. Bir halka kendinden utanacak hale getirmekten daha kötü, daha acımasızca bir şey olabilir mi?  Ölüm kadar solgun bir rengimiz vardı ve bizim hayatla pek işimiz olmazdı. Sonra birden işte böyle hayata sarılır olduk. Gözümüz, gönlümüz açıldı. Kendimizden utanmamaya başladık ve komşu/ kardeş halklardan tut, tüm dünya hâlâ bunun şaşkınlığını yaşamıyor mu?  İçimize düşen bu ateşin sırrını çözemiyorlar… Hâlâ öleni en çok olan bir halkız ama korksunlar bizden çünkü umudu en çok olan bir halka dönüştük. Bu bize yeter kanımca.  Hayatın izleri umutlarımızla gökkuşağına dönüşüyor.
 

Dedim ya gidenimiz çok, ağıdımız bitimsiz… Yine de mutluluğun kırıntılarını  toplamalıyız. Bu kırıntılar bize yetmez ama bu hep böyle sürmeyecektir. Zirvelerin ardından doğan aydınlığa dikmek gerek gözlerimizi. Ölüm cirit atıyor yanı başımızda ama ona rağmen dizlerimiz bükülürse çelme takanlara fırsat doğar. 
 

Hayatın neresinde durduğun, neresinden baktığın ve hayatı nerende taşıdığın o kadar önemli ki… Bu sorulara verdiğin cevapların toplamı insanın ağırlığını verir. Ruhumuzun ağırlığı bizi kurtarır.
 Hayatın kıyısında durmamalı… Orada kalmayı kendine yedirmemeli…  Yani insan ıslanacaksa, yağmur damlasını ilk önce alnından yemeli.  Tam ortasında durabilirsen, hayatın ışıklarını, renklerini görebilirsin… 
 

İnsan hayatı gözlerinde, gülüşlerinde, sonra avuçlarında hissetmeli. İşinde, sözünde, sesinde … Uyuşukluğun her türü kötü. Hayat komaya girer uyuşuklukta. Oysa hayatı sarsıla sarsıla, sonra hücrelerine dek hissederek, fark ederek yaşamak var.  İnsan hayatta olduğunu, yaptıklarıyla kendine ispatlamalı.
 

Yoksa gözlerinde, gülüşlerinde ve avuçlarında duran, ölümün soğuk yüzünden başka ne olabilir ki

 

 

 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (1 Yazılmış)

  • Gönderen kenan, 11 Haziran, 2009 14:10:22
    merhaba heval... yazını okuduğumda gerçekten de hayat ta yapacağımız ve kendimize katacağımız o kadar çok değer ve mutluluğun olduğunu senin vesilenle bir kez daha gördüm.biz kendini küllerinden yaratan bir halkız.Bir anka kuşu gibi.bunun için yeniden dirilişimiz, yaşama olan bağlılığımızı ve kendimize olan inancımızı muazzam bir enerjiyle pratikleştirip yaşamsallaştırmamıza neden olacaktır.paylaşımın için teşekkür ederim.hayatta hep mutlu olman dileğiyle, esen kal.
© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.