Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 9 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031

image

Senelerdir sorun ve çözüm üzerinde tartışmalara tanık oluyoruz. Sorunun adı da devamlı olarak “Kürt Sorunu” olarak ortaya konuluyor. Peki, “Türk Sorunu” yok mu? Bence daha çok bu konuda çözümlemeler yapılmalı ki sonuç elde edilebilinsin. Geçenlerde aslen Trakyalı olup ama babasının memur olması dolayısıyla Batman’da lise okuyan bir aydın ile sohbet ettim. Bana üzülerek “biz çok eziğiz” dedi. Bende “hayır siz ezik değilsiniz, daha kötüsü sizler  ‘bihaber’ yaşıyorsunuz” dedim. Sözümü doğruladı. 12 Eylül den sonra Türkiye 70, 80 ve 90 lı kuşaklarını kaybetti, korkarım bir kuşak daha kaybedecek. Bu dönemde devreye sokulan anayasa halen günümüzde geçerli ve bu anayasa ile büyüyen herkes hukukun ve demokrasinin tanımlamasını yanlış yaşıyor. İşin diğer yanı siyasilerin bu anayasayı çağ dışı görmelerine rağmen değiştirme konusunda hantal davranmalarıdır. Bu konu da Türk sorununun belirgin görüntüsü olarak karşımızda duruyor.

Diğer bir sorunda ülke zenginliklerinin doğru politikalarla kullanılmamamsıdır. Çok zengin yeraltı kaynakları olmasına rağmen ki bu zenginlik doğru temelde işlense dünyanın sayılı ülkesi haline dönüşebilir ama âcizane bir politika sürdürülüyor. Tarım konusunda da çok verimli topraklar olmasına rağmen ülke tarım ürünlerini ithal eden bir konuma getirildi. GAP’ tan istenilen verim alınamadı. Tarım ürünlerinde tohumluk ile ürün aldıktan sonra ki kilo ücretlerinde büyük farklar var. Mazot ve gübre fiyatları da buna eklenince çiftçinin beli bükülüyor doğal olarak. Birde buna Küresel ısınma da eklenince tarım sektörü felç oluyor. Bir ülkenin zenginlikleri orada yaşayan insanlara aittir. Ülkemiz için geçerli mi…..?

Ülke gerçeğini yansıtmayan yaklaşımlar veya tanımamakta ısrar eden anlayışta ülkenin dibine dinamit koymaktan başka bir işe yaramıyor. “Türk Sorunu” “Kürt Sorununu” çözmemekte direndikçe bu olumsuz yaşam koşullarını da yaşamak zorunda kalıyoruz. PKK öncesi silahsız Kürtleri yok etme anlayışı silahlı Kürtleri ortaya çıkardı. 30 yıldır bu savaş devam ediyor ve onunla beraber çözümsüzlük de devam ediyor. İktidarlar ve genelkurmay başkanları değişti ama halen bu çözümsüzlük sürüyor. En son genelkurmay başkanının söylemleri de bu çözümsüzlüğün devamı niteliğinde. “Giderim, yakalarım ve imha ederim” anlayışı bu soruna bir çözüm getirmez.

En önemli konuda “Türk Sorunu”  ortaya çıkıyor. Halktan uzak iktidarlar tarihte başarılı olamamışlardır, geçmiş dönemlerde bunları yaşadık. Şimdiki iktidar da aynı yolda yürümektedir ve bu gidişle kendi sonlarına imza atacaklardır. Bir iktidarın en önemli varlığı istikrarlı olmasıdır. İşte “Türk Sorunu” belirlenmesinde kurumlar arası ilişkiler önemli bir öneme sahip. Ordu siyaset içinde söz sahibi olduğu müddetçe mantıklı bir siyaset yaşam bulmayacaktır. Her şeyde olduğu gibi karışık ilişkiler sorunu daha da büyütüyor. Siyasetin orduyu yönetmesi gerekirken, ordu siyaseti belirliyor. Bu daha ne kadar sürecek acaba, sürerse iyi gelişmeler gündeme gelir mi?

Bu soruların cevabı ancak “Türk Sorunu” çözüldüğünde alınacak. Çözülür mü? Onu da zaman belirleyecek…    
         

        anterdicle@hotmail.com

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.