Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 8 oy)

ArÅŸiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031

image


 

Felsefenin ve edebiyatın baÅŸladığı yerde dünyaya gelmiÅŸti Sokrates. Homeros, insanını o topraklarda yaratmış Olympe baÅŸkaldırmıştı. Edebiyatın ve felsefenin coÄŸrafyasında, çağının tanıkları da olmalıydı, gençleri baÅŸtan çıkaran, Tanrılara inanmayan. 
 

Ksanthippe adlı huysuz bir kadının kocası üç oÄŸul sahibi, Ksanthippe gibi zeki bir kadının kocası olması metresler edinmesine engel olmadı, oda insandı sonuçta. Çirkin görünümüne aldırmaz, giyim kuÅŸamına hiç özen göstermez hatta Atina sokaklarında yalın ayak izler bırakmıştır. Nedendir bilinmez ama yaz kış ayakkabı giymediÄŸi söylenir. 
 

En büyük zevki, sokaktan geçen insanları durdurup onlarla tartışmak, onlara bir ÅŸeyler anlatmaktı. ÖÄŸrencilerine sokakta ders anlatır en çokta erdem ve erdemli olmak üzerine konuÅŸurdu. YetmiÅŸ yıllık yaÅŸamında herkese örnek olmuÅŸ, ahlaka önem vermiÅŸ hiç kimseye bir kötülük yaptığı görülmemiÅŸtir. Ksanthippe’yi aldatmasını kötülük olarak deÄŸerlendirmiyoruz elbette… Ve Ksanthippi’den korktuÄŸu kadar korkmadı ölümden.
 

Zenginler, tüccarlar ve politikacılar ve her gün mantar gibi üreyen casuslar onu hiç sevmedi. Hatta yetenek yoksunu bazı ÅŸairlerde onun karşısında oldu ona ölümü açan yolu kolaylaÅŸtırdılar. Çünkü bu yalın ayak bilgi seven adam bu tüccarların, politikacıların, yeteneksiz ÅŸairlerin inandığı Tanrıya inanmıyordu. ÖÄŸrencilerine de hep kötü yolları gösteriyor, baÅŸka tanrılara inanması için nutuklar çekiyordu. E, sen misin bunu yapan, gençleri baÅŸtan çıkaran… 
 

Suçlama; “ Sokrates, bir günahkâr ve suçludur. Yeraltında ve gökyüzünde neler olup bittiÄŸini inceler. Kötüyü iyi diye gösterir. En önemlisi de baÅŸkalarını da kendisi gibi inanmaya teÅŸvik eder.”
 

Suçlamanın özeti budur. Bu gün olduÄŸu gibi M.Ö 400’lü yıllarda da durum aynıydı.  Göstermelik duruÅŸmalar, yalancı ÅŸahitler sonucunda cezası kesildi. Ölüm!  
 

O ölümü beklerken, Ksanthippe yanına gelerek; “Ama kocacığım sen suçsuzsun. BoÅŸ yere öldürecekler seni.” dedi. 
 

Sokrates, huysuz karısının solgun yüzüne bakarak; “suçlu yere öldürülseydim daha mı iyiydi?” dedi. 
 

O gün bu gündür suçsuz insanlar öldürülmeye devam ediyor. Belki baldıran zehri içirmiyorlar, giyotine de göndermiyorlar ama öldürmeye devam ediyorlar. Sandalyeden itiyorlar, gaz bombalarıyla nefessiz bırakıyor,  ÅŸarapnel parçaları paralıyor yürekleri, zindanların soÄŸuk duvarları arasında ölüme terk ediyorlar… 
 

ÖÄŸrencisi Kriton’un cezaevinden kaçırma teklifine bakın nasıl yanıt vermiÅŸtir. “ YetmiÅŸ yıldır karşı çıkmadığım Atina yasaları ÅŸimdi beni ölüme mahkûm ettiyse kendimle çeliÅŸkiye düÅŸerim. SavunmuÅŸ olduÄŸum ahlak ilkelerine de ters düÅŸerim.”
 

ÖleceÄŸini bildiÄŸi halde o muhteÅŸem savunmasını yapmaktan geri kalmadı. Savunmasını yaparken de sözlerinin doÄŸruluÄŸuna dikkat etmelerini istedi. “Savunmanın görevi doÄŸruyu söylemek, hâkimin kararı ise adaletli karar vermektir.”  Bu sözleri gerçekten çok dikkat çekicidir Sokrates’in. Hatta günümüz savunmalarını ve hâkimlerin verdiÄŸi kararların ne kadar adil olduÄŸunu düÅŸündürüyor bize.  Bu gün olduÄŸu gibi o günde suçlamaları arkadan yapan, yalancı tanıkların geçerli olduÄŸu, saçma sapan delillerin ortaya konduÄŸu bir yargılama sistemi geçerlidir. 
 

Sokrates, onu ölüme götüren ÅŸeyin aslında kötü ÅŸöhreti ve herkes gibi düÅŸünmediÄŸi, herkesin inandığı ÅŸeylere inanmadığı için olduÄŸunu bilir ve savunmasında ısrarla bunun üzerinde durur. Halk arasında bilge geçinen iÅŸ adamlarını, siyasetçileri ÅŸairleri bulur ve onlarla konuÅŸur. Ve bu konuÅŸmalar sonunda ÅŸu sonuca varır. “ Ben bu adamlardan daha bilgeyim. Ben hiç deÄŸilse bilmediÄŸimi biliyorum, Onlar hiçbir ÅŸey bilmediklerinin farkında bile deÄŸiller.”
 

Bir anlamda, bilge geçinen bu adamların söyledikleri ÅŸeyleri herkesin söyleyebileceÄŸini, yazdıkları ÅŸiirleri herkesin yazabileceÄŸini gösterir Atina’lılara. Ve ÅŸiir yazanların bilgiyle deÄŸil ilhamla ÅŸiir yazdıklarını anlatır. “Åžiir yazdıkları için kendini bilge sanan bu ÅŸairlerden ve siyasetçilerden daha bilge olduÄŸumu anladım.” 
 

Arayışı hiç bitmez bilge adamın. En son olarak da sanatkârlara gider. Çünkü sanatkârların kendisinden daha bilgili olduÄŸuna inanmaktadır. “Ama yanılmışım bu sanatkârlarda ÅŸairlerin düÅŸtüÄŸü yanılgıya düÅŸmüÅŸler.  Sanatkâr oldukları için her ÅŸeyi biliyoruz yanılgısına kapılmışlardı.  Sonunda Apollon’un sözüne geldim. Onlar gibi hem bilge hem de Cahil olmaktansa eskisi gibi kalmanın daha doÄŸru olduÄŸunu anladım.” 
 

Ve onu suçlayan Meletos’a seslenir, “ Beni gençleri baÅŸtan çıkaran bir günahkâr olarak suçlayan Meletos’u asıl ben suçluyorum. Suçludur çünkü insanları sudan bahanelerle mahkemeye çıkarıp hiç anlamadığı, bilgi sahibi olmadığı konular hakkında bilgiliymiÅŸ gibi davranarak ciddi konuları alaya almıştır.”
Meletos; “Senin hiçbir tanrıya inanmadığını söylüyorum.”
Sokrates, “Hayret doÄŸrusu. Bunu da nereden çıkarıyorsun? Sence herkes gibi ayın ve güneÅŸin Tanrı olduÄŸuna inanmıyor muyum?”
Meletos; “ Emin olun ki sayın hâkimler inanmıyor. GüneÅŸin bir taÅŸ, ayınsa toprak olduÄŸunu söylüyor.”
    

Ve Sokrates, ölüme giderken ölümün aslında bu çirkeflikten kurtuluÅŸ olduÄŸunu yaÅŸam dedikleri ÅŸeyin trajedilerine komikliklerine katlanmaktansa seve seve ölüme gitmek gerektiÄŸini de anlatır. Ve ölüm karşısında iyi ÅŸeyler düÅŸünmek gerektiÄŸini iyi insanı ne bu dünyada ne de öbür dünya da hiçbir kötülüÄŸün yenemeyeceÄŸine inandığını söyler.
 

Arkasında hiç yazılı eser bırakmayan bu bilgi seven adamın iyi ki Platon adında bir öÄŸrencisi vardı. Mahkemede yaptığı savunmaları günümüze ulaÅŸtırmayı baÅŸardı. Ve onun ne kadar cesur, ne kadar erdemli biri olduÄŸunu gösterdi bize.
 

Ve bizim ülkemizde de Sokrates’lerimiz var elbette. İsmail BeÅŸikçi hoca gibi bir çınar. SöylediÄŸi her ÅŸeyin yalan olduÄŸuna inandırmaya çalıştılar bizi yıllardır.  Ama BeÅŸikçi hocamızda doÄŸrularının sadece kendi doÄŸruları olmadığını yaÅŸamın realiteleri olduÄŸunu anlattı ve anlatmaya devam edecek. . GüneÅŸin bir taÅŸ, ayınsa toprak olduÄŸunu söylüyor ve söyleyecek.
  

 Bilge insanlarımıza Baldıran zehri içirmek için ne çok çabaladılar, sahte bilgeler, yalancı tanıklar… Çabalamaya da devam ediyorlar hala… Ve iÅŸte sırf bu yüzden; suçlu olarak yargılanıp ölmektense suçsuz yere ölüme gitmektir asıl olan.


 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.