E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

PKK lideri Öcalan’ın hazırladığı, üç bilemediniz dört hafta sonra da açıklayacağı ‘yol haritası’na iliÅŸkin tartışmalar giderek yoÄŸunluk kazanıyor. Basın kamuoyunun dikkatlerini konuya çekmek için deyim yerindeyse ‘özel çaba’ harcıyor. Türkiye medyası devlet destekli olduÄŸu anlaşılan ciddi bir kampanya sürdürüyor.
Türk devleti Kürt sorununa –nihayet- bir baÅŸka gözle bakmaya baÅŸladığının sinyallerini veriyor. Nedenleri ayrıca tartışılır ancak TC, hem Kürt sorununu hem de bu sorunun sonucu olarak ortaya çıkan PKK ve Öcalan realitesini kabul edeceÄŸi izlenimini veriyor.
PKK’nin birbiri ardına gelen ‚eylemsizlik’kararları ile Öcalan’ın hazırlamakta olduÄŸu ‚yol haritasının‘ da bu deÄŸiÅŸimle doÄŸrudan baÄŸlantılı olduÄŸu anlaşılıyor. İşaretler tarafların bir uzlaÅŸma zemini yakalamasalar da ‚çözümün arifesinde‘ birbirlerini iyi kolladıklarını gösteriyor.
Fakat bu iÅŸlerin iyi gittiÄŸi, sorunların yakın zamanda çözüleceÄŸi anlamına da gelmiyor. Aksine ‚iyimser‘ havaya raÄŸmen süreç hala ‚kritik eÅŸikte‘ duruyor.
Çünkü, ortada henüz çözüm amacıyla üretilmiÅŸ net bir devlet politikası bulunmuyor. Türk devleti ÅŸimdilik sadece bazı iÅŸaretler vermekle yetiniyor. Arkasından nelerin geleceÄŸi pek bilinmiyor.
Ancak Kürt sorunu sadece iÅŸaret vermek çözülmüyor. Devletin harekete geçmesi, geçerli bir politika üretmesi ve bunu deklare etmesi gerekiyor.
Tabii ki Türk devletinin Öcalan ve PKK faktörünü kabule yanaÅŸması, süreci doÄŸrudan ya da dolaylı olarak onlarla paylaÅŸması elbette çok önemlidir ve bu ciddi manada bir politik deÄŸiÅŸime iÅŸaret ediyor. HerÅŸeyden önce bunu önemsemek gerekiyor. Fakat bu geliÅŸme bir yanıyla umut vaat etse de, diÄŸer yanıyla kuÅŸku da uyandırıyor.
Åžöyleki; epey bir süredir Türkiye kamuoyunda ‚yol haritası‘ tartışmaları yapılıyor. Basın eskisinden farklı olarak Öcalan’a ve PKK‘ye geniÅŸ ve ‚olumlu‘ sayılabilecek bir yer veriyor. PKK ve lideri bu kez gözardı edilmiyor. Bildik resmi söyleme de pek rastlanmıyor. Ezber bozuluyor. Basın ve siyaset dünyası geneli itibariyle -ÅŸimdilik- sorumlu davranıyor.
Ancak bununla birlikte kamuoyunda farklı beklentiler de yaratılıyor.
Devlet destekli bu kampanyada yaratılan bu farklı beklentiler zaman daraldıkça bilinçli olarak yükseltiliyor. Bu aÅŸamada maddi zemini olmamasına raÄŸmen ‚yol haritası‘yla Öcalan’ın sanki savaÅŸa bir çırpıda son vereceÄŸi, PKK’yi derhal daÄŸdan indireceÄŸi ve Kürt sorununun da böylece çözüleceÄŸi gibi bir hava estiriliyor.
PKK’nin aradan çekileceÄŸi, ortalığın güllük gülüstanlığa dönüÅŸeceÄŸi gibi bir izlenim yaratılıyor ki bu insanda ister istemez kuÅŸku uyandırıyor.
Devlete yakınlığıyla tanınan ve yakın zamana kadar Öcalan‘a ve PKK’ye karşı yürütülen ‚psikolojik savaşın‘ uzantısı olan kimi yazarlar, yaÅŸanan bunca acı deneye raÄŸmen hala ‚Öcalan çözsün‘, hala ‚PKK silah bıraksın’diyor. Bunda ısrar ediyor. ‚Yol haritası‘ denilince bunların aklına hala ‚teslimiyet‘ geliyor.
Kimse de çıkıp bu sorun devletin sorunu, devlet çözsün demiyor. Aksine ‚çözüm topu‘ Öcalan üzerinden yeniden taca atılmak isteniyor.
Öte yandan PKK’nin hangi koÅŸullarda silah bırakacağını en iyi devlet biliyor. Türk devleti PKK‘nin eskisi gibi tek taraflı adım atmayacağını, ‚yol haritası’na makul bir karşılık verilmemesi halinde ‚eylemsizlik‘ kararını yeniden uzatmayacağını iyi biliyor.
Buna raÄŸmen bu beklentileri pompalaması dikkat çekiyor. Genel çerçevesi üzerinde anlaşılmış bir ‚yol haritası‘nın hazırlanmakta olduÄŸu izlenimi veriliyor. EÄŸer öyleyse umutlu olmak, deÄŸilse temkinli davranmak gerekiyor.
Ancak doÄŸrusu bu aÅŸamadan sonra iÅŸlerin kötüye gideceÄŸine inanmıyorum. Belki de bizim bilmediÄŸimiz bazı ÅŸeyler vardır. Belki de Mehmet Ali Birand’ın dün iddia ettiÄŸi gibi ‚Ankara-İmralı pazarlığı‘ yaÅŸanmaktadır. Umarım öyledir. Öyleyse eÄŸer süreç ‚çözüme‘ evrilecektir. DeÄŸilse de savaÅŸ kaldığı yerden devam edecektir.
Fakat dediÄŸim gibi Türk devleti gelinen bu aÅŸamadan sonra Kürt sorununun derinleÅŸmesini istemeyecektir.Bugüne kadar ödenen maliyetin çok üstünde yeni bir maliyet üstlenmeyi kabul etmeyecektir. Süreç zorlu geçse de ‚karşılıklı‘ olarak atılacak adımlarla aşılabilecektir.
Bu kez adımların ‚eÅŸ zamanlı‘ atılması gerekmektedir. Bu olmadan ‚Öcalan çözsün‘ demek ve bunda ısrar etmek topu taca atmak anlamına gelecektir ve kabul görmeyecektir.
Çünkü, Kürt sorunu çözecek olan Öcalan deÄŸil, devlettir. Öcalan ‚yol haritası’yla sadece çözümün nasıl olması gerektiÄŸine iÅŸaret edecektir. Üstelik onun ve PKK’nin bu konudaki görüÅŸleri bilinmektedir.
PKK Türkiye’nin bütünlüÄŸü içinde; birarada eÅŸit ve özgürce yaÅŸama temelinde bir çözümü kabul etmiÅŸtir. Devletin bazı adımları atması halinde savaÅŸa son vereceÄŸini, silahlara veda edeceÄŸini de birçok kez deklare etmiÅŸtir.
Bunlar bilinmektedir. ‚Yol haritası’nda bu durum bir kez daha iÅŸlenecektir. Devlet bunu iyi bilmektedir. Basındaki kampanya buna raÄŸmen sürdürülüyorsa elbette çok önemlidir.
Bu ‚ çözüme birlikte‘ gidilecek demektir. Nasıl gidileceÄŸine yarın deÄŸineceÄŸim…



